Yeni bir yerleştirme sistemi şart

HER yıl liselere yapılan yerleştirmenin ardından okullardaki “boş kontenjanları” tartışıyoruz. Aralarında hem öğrencilerin hem de velilerin yıllarca emek ve para harcayarak hazırlandığı Anadolu liseleri bile boş kalıyor. Örneğin geçen...
Yeni bir yerleştirme sistemi şart

HER yıl liselere yapılan yerleştirmenin ardından okullardaki “boş kontenjanları” tartışıyoruz. Aralarında hem öğrencilerin hem de velilerin yıllarca emek ve para harcayarak hazırlandığı Anadolu liseleri bile boş kalıyor. Örneğin geçen yıl Türkiye’nin sayılı liselerinden ve hazırlık sınıfına sahip 10 okuldan biri olan Kabataş Erkek Lisesi’nde bile 25 kişilik boş kontenjan kaldı. Talep eden öğrenci olmadığı ya da puanı tutan bulunamadığı için bu kontenjanlar boş kalmıyor. Bir yanda boş kontenjan, bir yanda bu okullara girmek isteyen öğrenci var. Ama ikisini buluşturacak formül bir türlü üretilemiyor.

Yerleştirme sistemindeki hataları defalarca dile getirmemize rağmen sorun yıllardır çözülmüyor. Ya da boş kontenjanların kalması ilgilileri rahatsız etmiyor. Oysa hem öğrenciler mağdur oluyor hem de ülkenin kaynakları boşa harcanıyor.

Boş kontenjanların tek sorumlusu olarak özel okullar göstermeye çalışmak işin kolayına kaçmaktan başka bir şey değil. Devletin en iyi okulları üstelik de ücretsiz olmasına rağmen boş kalıyorsa bunun sorumlusu yalnızca özel okullar olabilir mi? Bu yerleştirme sisteminin hatalı olduğu neden kabul edilmez ve düzeltilmez?

Bazı öğrencilerin “gözde okullara” kayıt yaptırdıktan sonra “burs ve harçlık pazarlıkları”
yaptıkları yıllardır biliniyor. Her yıl bazı öğrenciler en yüksek puanlı devlet okullarına kayıt yaptırdıktan sonra bu kayıtlarını sildirmeden özel okullarla pazarlık masasına oturuyor.

Bu pazarlıkları önlemenin yolu basit. Özel okula kesin kayıt yaptıran öğrencinin devlet okulundan kaydının otomatik olarak silinebilmesi gerekiyor. Özel okullar kendi yerleştirme sistemlerinde bunu uyguluyor. Bir okula kesin kayıt yaptıran bir başka okula ancak kaydını alarak gidebiliyor. Bu çifte kayıt sorununu nasıl çözebileceklerini özel okullarla MEB’in konuşması gerekiyor.

Bir başka yöntem ise tıpkı üniversite yerleştirmelerinde olduğu gibi boş kontenjanlara yalnızca açıkta kalan ve kesin kayıt yaptırmamış öğrencilerin katılmasını sağlamak. Bunun için yeni bir tercih listesi alınması gerekir. Ancak bu yerleştirme “puan” adaletsizliğine de yol açmamalı. Tıpkı ÖSYM’nin yaptığı gibi okula son giren öğrencinin puanı “taban” olarak kabul edilir ve bu puanın altında kalanların yerleştirilmesi önlenir.

Yeter ki “boş kontenjan” sorununu çözmeye yönelik formül arayışları üretilsin.

5 kez değişen sınav sistemiyle liselere yerleşecekler

Liselere geçiş sistemi 2000 yılından bu yana tam 5 kez değişti. Kaldırılan Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) yerine getirilen Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) ilk kez bu yıl liselere yerleştirmede uygulanacak 5’inci sistem. Sisteme göre ilk kez bu yıl 8. sınıflar 6 dersten her dönem birer tane olmak üzere 12 ayrı merkezi sınava girdiler. Bu sınavların yüzde 70 ile üç yıllık yılsonu başarı ortalamalarının yüzde 30’u lise tercihlerinde kullanılacak yerleştirme puanını oluşturacak. Bu puan haziran ayında açıklanacak. Yabancı özel liselerin de aralarında yer aldığı özel okullarda ise farklı bir puanlama sistemi olacak. Onlar Matematik, Türkçe ile Fen ve Teknoloji derslerinin sınavlarının sonuçlarıyla 8. sınıf Yılsonu Başarı Puanı’na göre öğrenci alacak. Bu okullara yerleştirmeler ise merkezi sistemle değil, okulların açıkladığı taban puanlara göre önkayıt, kesin kayıt yöntemiyle yapılacak.

Pervin KAPLAN

Kategoriler
Eğitim

Benzer Konular