Yaygın Çocuk Hastalıkları

Alerjiler: Vücut sisteminin veya herhangi bir organın hassasiyetine bağlı olarak ortaya çıkarlar. Bağışıklık sisteminin kişinin hassas olduğu alerjik etkenlere karşı salgıladığı histamin ve buna benzer maddeler alerjik belirtilerin ortaya...

Alerjiler: Vücut sisteminin veya herhangi bir organın hassasiyetine bağlı olarak ortaya çıkarlar. Bağışıklık sisteminin kişinin hassas olduğu alerjik etkenlere karşı salgıladığı histamin ve buna benzer maddeler alerjik belirtilerin ortaya çıkmasına neden olurlar.

Alerjiye eğilim genetiktir. Ancak ailenin farklı bireylerinde farklı şekilde ortaya çıkabilirler. Alerjilere vücudun değişik bölgelerinde rastlanabilir;

  • Üst Solunum Yolları: Burun akıntısı, sinüzit (çok ufak bebeklerde olmaz), kulak ağrısı (orta kulak iltihabı), boğaz ağrısı (alerjiden dolayı devamlı ağızdan nefes alınması nedeneyle oluşur), geniz akıntısı, inatçı öksürük üst solunum yollarını etkileyen alerjinin belirtileri olabilir.
  • Alt Solunum Yolları: Alerjik bronşit, astım
  • Sindirim Sistemi: Sulu bazen kanlı ishal, kusma ve gaz.
  • Deri: Egzama gibi kaşıntılı deri rahatsızlıkları, kırmızı şişkin ve ağzın kenarlarında oluşan kızarıklıklar, yüzde ve özellikle gözlerin ve ağzın çevresinde oluşan şişlik (ödem).
  • Gözler: Kaşınma, kızarıklık, sulanma.

Alerjisi olan insanlar hayatları boyunca çeşitli şeylere karşı alerjik reaksiyon gösterebilirler. Alerjinin süresi değişebilir. Tedavi en iyi şekilde alerjiye sebep olan etkenin ortadan kaldırılması ile mümkün olur. En yaygın görülen alerjiler şunlardır: Gıda alerjileri, polenler, evcil hayvanlar, ev tozu, küf, arı zehiri, yün battaniyeler. Gıda alerjilerini bebeğinizi katı gıdaya alıştırırken keşfedebilirsiniz. Bu sebeple bebeğinize her seferinde yalnızca tek çeşit besini üç gün süreyle vererek alerjisi olup olmadığını deneyin. Genelde deride meydana gelen kızarıklıklar, kusma, ishal yaygın belirtilerdir. Eğer bu belirtileri yakalarsanız verdiğiniz besini kesin. Eğer belirtiler kayboluyorsa bebeğinizin bu besine alerjisi var demektir. Genelde yumurta akı, inek sütü, buğday unu oldukça alerjik besinlerdir.

Bir alerjiden şüphelendiğinizde bebeğinizi doktora göstermeniz yerinde olur. Kimi zaman alerjinin çok ciddi sonuçları olabilir. Eğer astıma benzer bir nefes alma zorluğu, sık nefes alma, hızlı kalp atışı, solgunluk, üşüme, deride nemlenme, uyuklama ve bilinç kaybı gibi belirtiler hissederseniz hiç vakit kaybetmeden doktora götürmelisiniz.

Soğuk Algınlığı (Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu): Belirtiler burun akıntısı (önce sulu sonra kıvamlı ve sarımsı renktedir), hapşırma, burun tıkanıklığı bazen de kuru öksürük, ateş, aşırı halsizlik, iştah kaybıdır. Yılın herhangi bir mevsiminde olabilir ancak yaygın olarak mevsim dönümlerinde ortaya çıkar. Nedeni 100 farklı virüs olabilir. Genellikle el teması ile geçer. Hastalık bulaştıktan ortalama 1-4 gün arasında belirtiler ortaya çıkar. Genellikle hastalık üç ila on gün sürer.

Bilinen kesin bir tedavisi yoktur. Ancak bebeğinizi rahatlatmanın yolları tabii ki vardır. Öncelikle bebeğinizi en çok rahatsız edecek olan burun tıkanıklığını gidermeniz gerekir. Bunun için bir burun aspiratörü çok faydalı olacaktır. Eğer burun içini yumuşatmak gerekirse bir serum fizyolojik ile yumuşatıp burnu öyle temizleyin. Bu işlemi sık sık bebeğinizin burnu tıkandıkça tekrarlayın. Ortamın havasını nemlendirin.

Bu şekilde burun da rahatlar. Ancak eğer sıcak hava üfleyen bir nemlendirici kullanıyorsanız odayı aşırı ısıtmaktan kaçının. Odayı sık sık havalandırın. Bebeğinizin sırt üstü değil yüz üstü yatmasını sağlayın. Başını bir yastıkla yükseltin. Burun tıkanıklığı açıcılarını (dekonjestan) sadece doktor tavsiyesi ile kullanın. Sıvı alımını artırın. Sulandırılmış meyve suyu, su, çorbalar verilebilir. Bazen doktorunuz bebeğinizin rahatlaması için ilaç verebilir. Bu tür ilaçlar tedavi etmekte değil ama ağrıyı ve rahatsızlığı azaltmakta yararlıdır.

Korunma en iyi şekilde bebeğe ve bebeğin eşyalarına dokunanların ellerini yıkamaya özen göstermesiyle olur. Ayrıca bebeğinizin iyi besleniyor olması da vücudunun direncini artırır. Ayrıca anne sütü alan bebekler anneden geçen antikorlarla bu hastalıklara karşı daha dirençli olacaktır.

Kabızlık: Eğer bebeğinizin dışkılama süresi uzamışsa (iki günde bir gibi) ve/veya küçük sert parçacıklar halinde dışkılıyorsa kabızlık sözkonusu olabilir. Bebeğinizin barsak sistemi az çalışıyor olabilir. Bebeğiniz diş çıkarıyor olabilir. Beslenme değişikliği ya da yetersiz lifli gıda alımı bunlara sebep olabilir.

Bebeğiniz katı gıdaya geçmemişse günde 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağını sütüne karıştırarak veya direk olarak verin. Eğer katı gıdaya geçmişse bir çorba kaşığı kadar armut püresi veya 25-50 cc elma veya erik suyunu verebilirsiniz. Bebeğinizin herhangi bir mamasına her gün bir çay kaşığı kepek unu ilave edin. Meyve sebze alımını muz hariç artırın. Bebeğiniz büyükse her gün iki bardaktan fazla süt alımını yasaklayın. Bebeğinizin yeteri kadar sıvı aldığından emin olun.

İshal: Sık sık ve sulu dışkı yapma, bazen dışkılama sıklığının ve miktarının artması, sümüksü dışkılama, kusma belirtileri arasındadır. İshal bir hastalığın belirtisi olabileceği gibi diş çıkarma sırasında, gıda alerjisinde, aşırı meyve tüketiminde de görülebilir.

Eğer bebeğiniz ishal olmuşsa altını sık sık değiştirin ve poposuna her seferinde bol bepanten veya pişik kremi sürün. Ona sık sık su verin. En azından iki saatte bir 50-60 cc sıvı verilmesi gerekir. Sulu gıdalarla besleyin. Ayrıca muz püresi, pirinç, patates, makarna gibi nişastalı gıdalar da iyi seçimlerdir. Protein içeren gıdaların alımı azaltılmalıdır. Reflor verebilirsiniz. Bu ilaç barsak mukozasının tedavi eder.

Bebeğinize verdiğiniz mamadan veya herhangi bir besinin tazeliğinden şüpheleniyorsanız, ishal 24 saatten uzun sürmüşse ve durmuyorsa, bebeğinizin ateşi devam ederse, sürekli kusuyorsa, dışkıda kan görmüşseniz bebeğinizi doktora götürmelisiniz. Eğer bebeğinizde su kaybı belirtileri görüyorsanız, idrara çıkma sıklığı azalmışsa, idrarının rengi koyu sarıysa, bezinde kırmızı lekeler varsa, gözyaşı yoksa, cildi kurumuşsa hiç vakit kaybetmeden doktora götürün.

Orta Kulak İltihabı: Bebeklerin östaki boruları kısa ve dar olduğunda kulak enfeksiyonuna yakalanma ihtimalleri yüksektir. Özellikle geceleri artan kulak ağrısı (bebekler bazen ağrı sebebiyle kulaklarını çekerler veya ovarlar ancak genelde sadece ağlarlar, bazen emmeyi bırakmalarının sebebi de kulak ağrısın çeneye vurmasıdır), hafif veya ağır ateş, rahatsızlık ve huzursuzluk hali bazen mide bulantısı, kusma, iştah kaybı belirtileri arasında yer alır.

Kulak zarının muayenesi sırasında bir pembelik ve şişkinlik görülür. Tedavi edilmezse basınç zarı patlatabilir ve içeri iltihap dolar. Kulak zarı zaman içinde kendiliğinden iyileşebilir. Ama tedavi ileride oluşabilecek hasarı önler. İşitme kaybı görülebilir. Emme ve yutma sırasında hava kabarcığı patlamasına benzer bir ses duyulabilir.

Bebeklerde sıvıları ve burun salgısını burnun arka kısmına süzmeye yarayan östaki borusu kısa ve dardır. Soğuk algınlığı sırasında oluşan tıkanıklık ve şişlik sıvının akmasını engeller ve sıvı orta kulakda birikir. Bu sıvı enfeksiyon üreten bakterilerin üremesi için ideal bir ortam sağlar. Ayrıca banyo yaparken kulağa su kaçması veya soğukta kulağın iyi korunmaması da enfeksiyonların oluşması için uygun ortamlar sağlar.

Orta kulak iltihabi tıbbi tedavi gerektirir. Kendi kendinize tedavi etmeye kalkışmayın. Genelde antibiyotik tedavisi yapılır. Ağrıyı ve ateşi kesmek için parasetamol türü ilaçlar verilir. Eğer kulak zarı patlamaya yakın durumdaysa zara ufak bir kesik atılarak sıvının dışarı çıkması sağlanır. Bazı kronik durumlarda antibiyotik tedavisinden yanıt alınamazsa anestezi altında kulağa minik bir tüp konarak iltihaplı sıvının dışarı çıkması sağlanır.

Su Çiçeği: Genelde kış sonu ve ilkbaharda görülür. Hafif ateş, halsizlik, iştah kaybı ve şiddetli kaşınma tipik belirtileridir. Vüvutta kırmızı lekeler oluşur. Bu lekeler daha sonra sivilceye dönüşür ve kabuk bağlar. 3-4 günde yeni lekeler oluşur. Varisella-zoster virüsü sebep olur. İnsandan insana damlacıklar veya hava yoluyla bulaşır. İlk 1-2 gün çok bulaşıcıdır. Kuluçka süresi ortalama 14-16 gündür. Ortalama 4-20 gün sürer. Kaşıntı ve ateş için ASPİRİN VERMEYİN. Tanı koyması için doktora götürün. Bir yaşın altındaki bebekleri bu virüsten koruyun. Bir yaşın üstündekilerse aşı olmalıdırlar.

Beşinci Hastalık: İlkbaharın ilk aylarında görülür. Yüzde yoğun kızarma (yanağa tokat atılmış gibi) ile ortaya çıkar. Daha sonraki günlerde kollarda ve bacakta kızarma ve döküntü, üçüncü gün el ve ayak parmaklarında ve popoda kırmızılık görülür. Etkeni insan parvo virüsüdür. İnsandan insana bulaşır. kuluçka 4-14 gün sürer. Hastalık 3-10 gün sürer. Hastalık kendiliğinden geçer.

Kızamıkçık: İlkbaharın ilk aylarında ve kışın son aylarında görülür. Bazen hafif ateş ve boyundaki lenfler de şişkinlik görülür. Yüzde küçük, düzgün, kırmızımsı pembe lekeler görülür. Lekeler vücuda ve damağa yayılır. Etken rubella virusüdür. Kırmızılık ortaya çıkmadan 7-10 gün önce ve 7-10 gün sonra bulaşıcıdır. Bir kaç saatle 4-5 gün arasında sürebilir. Tedavisi yoktur. Mutlaka aşı yaptırılmalıdır.

Kızamık: Kışın ve ilkbaharda görülür. Bir iki gün süreyle ateş, burun akması, göz sulanması ve kuru öksürük belirtileridir. Yanakların iç tarafında kuma benzeyen beyaz lekeler oluşur ve bunlar kanayabilir. Alında, kulaklarda hafifçe başlayan kırmızılık daha sonra tüm vücuda yayılır. Etkeni kızamık virüsüdür. Kırmızılık kaybolmadan 2 gün önce ve kaybolduktan 4 gün sonra bulaşıcıdır. Ortalama bir hafta sürer. Öksürük şiddetlenirse ve ateş artarsa doktor çağırın. Bol sıvı verin. Korunma aşıyla olur.

Menenjit: Beyin ve omurilik zarlarında iltihaplanma. Ateş, tiz sesle ağlama, uyuklama, iştah kaybı, kusma, bıngıldakların fırlaması belirtileridir. Büyük çocuklarda ense sertleşir. Çocuk başını öne eğemez. Işığa duyarlılık, görüntünün bulanıklaşması. Etkeni genelde Hib türü bakteriler bazen de viruslerdir. Eğer menenjitten şüpheleniyorsanız hiç vakit kaybetmeden acile gidin. Bakteriyel menenjit için hastane tedavisi gereklidir. Hib ve diğer bakteriyel formlar kalıcı nörolojik hasar bırakabilirler ve ölümcül olabilir. Viral formlar uzun süreli hasar yapmaz.

Kabakulak: Kış sonu ve ilkbahar görülür. Yaygın ağrı, ateş, iştah kaybı görülebilir. Genelde çenenin iki tarafında tükürük bezlerinde, kulağın önünde ve altındaki bezlerde şişme, çiğneme sırasında güçlük yaşama, ekşi ve asitli sıvı içerken ağrı görülür. Etkeni kabakulak virüsüdür. Başlamadan 1-2 gün önce ve başladıktan 9 gün sonra bulaşıcıdır. Hastalık ortalama 5-7 gün sürer. Ateş ve ağrı için semptomatik tedavi vardır. Erişkin erkeklerde tehlikeli olabilir.

Zatürree: Çok yaşlılarda ve bebeklerde sık görülür. Genelde soğuk algınlığından sonra bebek aniden kötüleşir. Ateş artışı, balgam üreten öksürük, hızlı soluk alıp verme, mavimsi renk, güçlükle soluma ve hırıltı, karında şişkinlik ve ağrı görülür. Etkeni çeşitli organizmalardır. Bebeği doktora gösterin. Tadavide gerekirse antibiyotik kullanılır. Evde tedavi mümkündür.

Reye Sendromu: Bebeklerde ve küçük çocuklarda çok yaygındır. Sürekli kusma, uyuşukluk, huzursuzluk, hızlı kalp atışı ve solunum genel belirtileridir. Etkeni bilinmiyor ama su çiçeği ve grip gibi virüs kökenli hastalıklar sırasında aspirin verilmesi ile ilgili olabileceği düşünülüyor. Reye sendromundan şüpheleniyorsanız hemen doktor çağırın. Hastane tedavisi şarttır. Ölümcül olabilir. Ancak kurtulanlar uzun süreli sorunlar yaşamazlar.

Yararlanılan Kaynaklar:

“Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler” Arlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff, Sandee E. Hathaway

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
Çocuk SağlığıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular