Planet X

Bilinen Dünya tarihinin, bilinen ilk yazıtları Sümerlerden kalmadır. E.von Daniken den tutun da bir çok dünya dışı izler araştırmacısı Sümerleri hedeflemektedir. Sümerler üzerine en büyük araştırmalar Türk araştırmacılar tarafından...

Bilinen Dünya tarihinin, bilinen ilk yazıtları Sümerlerden kalmadır.

E.von Daniken den tutun da bir çok dünya dışı izler araştırmacısı Sümerleri hedeflemektedir. Sümerler üzerine en büyük araştırmalar Türk araştırmacılar tarafından yapılmıştır diyebiliriz. Doğal olarak bunun en büyük sebeplerinden birincisi Anadolu topraklarında olması, diğeri de Atatürk ‘ün bu konuya çok ilgi göstermiş olmasından kaynaklanmaktadır. Sümerler kulladıkları çivi yazısı ile neredeyse bütün yaşamlarını tabletlere aktarmışlardır. Bunların içinde devlet yazışma ve kanunlarından tutun hikaye ve efsanelerine kadar binlerce tablet bulunmaktadır.

Tabletler çözümlendiğinde oldukça şaşırdığımız neticeler elde edilmektedir. Örneğin sümerlerde çok tanrılı din olmasına karşılık bazı dini olgular bugnkü dinler ile benzerlik göstermektedir. Bütün eski topluluklar gibi onlarda gökyüzü ile ilgilenmişlerdir. Dünya dışı izleri eski tarihimizde arama modası bildiğiniz gibi Daniken tarafından gündeme getirilmiştir. Milyonlarca eski dönemlere ait şekil, yazıt ve resim arasından bir kaç tane diyebileceğimiz miktar üzerinde bu kişiler Dünya dışı canlıların izlerini keşfettiklerini sanmışlardır. Bir çoğu gerçekten de üzerinde düşünülecek resim veya heykellerdir ama neden çok azınlık da olduklarını anlamak şu an için mümkün görünmemektedir. Yani binlerce yıl öncesinden kalan, bir astronot giysisini andıran görüntüsü ile sadece bir kaç tane heykelcik vardır veya benzeri. Dini inançlara değinmek istemeyiz ama bugün gerçekten bilimsel bir zekaya erişmiş modern bir Dünya insanı için dini bilgilerin azlığı ve eksikliği tartışılmaz bir gerçektir. Dünyamızdaki ilk yaşam din kitaplarında anlatıldığı gibi midir yoksa dünya dışı başka varlıklar etkili olmuş mudur? Bu konu bira felsefik, biraz dini taraflara doğru kaymaktadır ama eğer Sümerlerin bir kabartmasında görüntülenen minik bir yuvarlak 12. gezegeni işaret ediyorsa ve gerçekten de doğru ise bazı bilgilerimizin kökünden değişikliğe uğraması kaçınılmaz olacaktır.

Güneş sistemimizdeki gezegenlerin keşfedilme şekillerini inceleyecek olursak önümüzdeki yıllarda yeni bir gezegenin keşfedilmesi de mümkün görünmektedir ki bu gezegen geçtiğimiz yıllarda Dünyamızdan oldukça keşfedilmesi zor ve uzak bir yörüngede olsun. Biz bu gezegene planet X diyoruz. Sümerlerin tabletleri doğal olarak bu gün bizlerin sahip olduğu anlatım ve yazım şekline sahip değildi, bu sebeple hem tercümeleri hem de tabletlere anlam kazandırma oldukça zor olmaktadır. Bu zorluk yüzünden tabletler okunur okunmaz kimse planet x vardı diyememektedir. Tabletlerde bir çok değişik isim ve tanım kullanılmıştır. Niburu bunlardan biridir. Eğer Niburu bir gezegense ya bildiklerimizden birini yada o zamanlar dünyamızdan görünen, hatta Dünyamıza çok yakın olan bir gezegen olması muhtemeldir. Böylece eski tarihimizdeki astronot giysili heykel benzerlerinin bir açıklaması yapıla bilinecektir ama sadece tez olarak. Kanıtlayacak herhangi bir olgu yine bulunamayacaktır. Ta ki bu gezegen bundan 5 bin yıl önceki konumuna gelene kadar.! Zecharia Sitchin bu konuda epeyce kafa patlatmış bir araştırmacıdır ve bu fikirler onun 12 nci gezegen kitabından sonra olgunlaşmaya başlamıştır diyebiliriz. 12. gezegen olarak adlandırılmasının sebebi Sümerlerin Güneş ve Ay’ı da saymalarından kaynaklanıyormuş. Konu oldukça uzun ve tarih ve karakterler burada anlatılamaz ancak özet olarak gezegenin keşfi üzerine yoğunlaşmak daha doğru olacaktır.

Her geçen gün Uzay kaynaklı haberlerde yeni bir gök cismi keşfedildiğini okuyoruz ve yine her defasında bu yeni keşif için çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Planet X olabilirmi ?

Şu günlerde üzerinde en fazla yoğunlaşılan konu planet x ‘in 2000 li yıllarda görünür olacağı ve hızla Dünyamıza yakın bir konuma geleceği üzerinde yoğunlaşıyor. Eğer gerçekten de önümüzdeki yıllarda ortaya çıkarsa 2 önemli olgu ile karşılaşacağız, birincisi 5000 yıldır bu gezegende değişime uğramış bir medeniyet göreceğiz, veya yok olmuş bir medeniyetin izleri bulunacak (tıpkı mars gibi olabilir). Eğer bu gezegende bize benzeyenler varsa buraya yazacaklarımız sığmaz fakat bir büyük değişiklik daha olacak. Bu da Planet X Dünyamızı etki altına alacak ve bir çok yapısal değişikliklere sebebiyet verecek. Beklenen en büyük etki suların yükselmesi ve bir çok kara parçasının sular altında kalacağı. Yani kısaca Dünya haritası değişecek !

pswater_europe

Resimdeki koyu mavi bölgeler tamamıyla su ile kaplanıyor, yeşil bölgeler güvenli açık mavi bölgeler ise kısmi olarak suyla kaplanacak alanları gösteriyor, beyaz bölgeler, bilinmiyor.

image006Bu müthiş varsayımlar hepimizi heyecana sürüklüyor. Kısaca bu konuyu biraz daha derinlemesine inceleyerek konuyu şimdilik kapatmaktan başka çaremiz yok. Ta ki bu gezegen tahmin edilen yıllarda kendini görünür kılana kadar.!

Planet X, Kupier Belt Object (XKBO) olarak tanımlanıyor. Güneş ve Pluto mesafesinden 18 kere büyük eliptik bir yörünge izliyor. Tahmini olarak 3600 yılda bir Dünyamıza yaklaşıyor ve en yakın tarih ise 2003 yılı. 2003 yılı bir çok bilim adamı için bir kabus yılı olarak görülüyor. XKBO dünyamızın yanından geçerken yukarıda bahsettiğim etkileşimlerin bizleri etkileyeceği düşünülüyor. Bu etkileşim çok büyük bir kütle tarafından yerçekiminin değişeceği tezlerinden kaynaklanmaktadır.

Tezler kısaca şöyledir:
-Dünya 3 gün süresince kendi ekseni etrafında dönmesini durduracaktır.
-Elektrik ve manyetik fırtılar çok yüksek seviyelere çıkarak Dünyamızın Görünmez İnfra yapısını bozacaklardır.
-Dünyamızın Su yapısında büyük değişiklikler olacak bir çok kara parçası sularla kaplanarak haritadan silinecektir.

Hesaplara göre Planet x Dünyamızdan 4 defa daha büyük 20 defa daha agır veya yoğundur. Bu yaklaşımın Dünyamızın eriyik çekirdeğini etkileyerek volkanik aktivitelerin artmasını sağlaması kaçınılmaz görünmektedir.

3 haziran 2001 de 2001 KX76 adıyla numaralanan dev bir gök cismi Pluto nun yakınlarında keşfedilmiştir. Bu cisim şimdiye dek keşfedilen en büyük Kuiper Belt cismidir. Kuiper kuşağı,Neptun yörüngesi üzerindeki 2. astroid kuşağıdır. İlk tahminler bu cismin Plotunun bir Ay2ı olduğu düşüncesini getirmiş olmasına rağmen bu tez sonraları değişmiştir. Yani Pluto hiç bir zaman kendi Ay’ından küçük olamayacaktır. Cismin 1200 kilometre çapında olduğu düşünülmektedir.

Nasa ne yapıyor ?

Nasa’nın bu gezegeni 1982 de keşfettiği tahmin edilmektedir. Bu sebeple gezegeni incelemek için IRAS ‘ı (Infrared Astronomical Satellite) gönderdiği bilinmektedir. Washington Post gazetesi IRAS bilim adamlarından Gerry Neugebauer ile kısa bir reportaj yapmış ve kendisi bu konuyu doğrulamıştır.

Muhtemel koordinatlar şunlardır:

RA 4.41768 Dec 12.13219 on Apr 6, 2002
RA 4.41964 Dec 12.14998 on Mar 31, 2002
RA 4.42457 Dec 12.15134 on Mar 21, 2002
RA 4.43102 Dec 12.15477 on Mar 13, 2002
RA 4.43913 Dec 12.15682 on Feb 28, 2002

RA 4.45209 Dec 12.14012 on Feb 21, 2002
RA 4.45396 Dec 12.13993 on Feb 10, 2002
RA 4.45411 Dec 12.14091 on Feb 3, 2002
RA 4.45513 Dec 12.14773 on Jan 27, 2002

RA 4.45623 Dec 12.13873 on Jan 17, 2002
RA 4.45631 Dec 12.14997 on Jan 8, 2002
RA 4.45657 Dec 12.15692 on Jan 3, 2002
RA 4.45695 Dec 12.13145 on Dec 25, 2001
RA 4.45710 Dec 12.12791 on Dec 16, 2001
RA 4.45702 Dec 12.15983 on Dec 13, 2001

RA 4.45699 Dec 12.22168 on Dec 8, 2001
RA 4.45719 Dec 12.10971 on Nov 27, 2001
RA 4.45724 Dec 11.98742 on Nov 15, 2001
RA 4.45725 Dec 11.94356 on Oct 31, 2001
RA 4.45727 Dec 11.92167 on Oct 23, 2001
RA 4.45732 Dec 11.91793 on Oct 12, 2001

Sonuç olarak söyleyeceklerimiz sınırlıdır, bekleyelim görelim 2003 yılına çok az var…

Referanslar:

Muazzez Çığ, “Atatürk and the Beginning of Cuneiform Studies in Turkey”, JCS 40/2 s.213, 214, (Atarürk ve Türkiye’de Çiviyazıları Biliminin Başlaması), Erdem, c.6, sa- yı 16, s.286, 287.)

Mebrure Tosun, Sumer Dili ile Türk Dili Arasında Karşılaştırma, Atatürk Konferanslan IV, Ankara, 1973, s.147, 168. Osman Nedim Tuna, Sumer Dili i1e Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ve Türk Dilinin Yaşı Meselesi, Ankara, 1989.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
BilimBilim&TeknolojiFenomenler
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular