Laf salatalarına sosu bizden

Beş bin yıla yakın, hakkında hapis cezası istenilen Murat Demirel, bu haberi duyunca:”Ayvayı yedik” demiş. Afiyet olsun Sayın Murat yeğenimiz. Şu yoklukta insanlar, neredeyse mısır koçanı yedirilmeye mahkum edildikleri...

Dr. Haydar DümenBeş bin yıla yakın, hakkında hapis cezası istenilen Murat Demirel, bu haberi duyunca:”Ayvayı yedik” demiş. Afiyet olsun Sayın Murat yeğenimiz. Şu yoklukta insanlar, neredeyse mısır koçanı yedirilmeye mahkum edildikleri dönemde, ayvayı yemek de ayrıcalık. Hem de bu ayvayı, beş yıldızlı otel konforuna sahip bir cezaevinde yemek de özel bir ayrıcalık. Ben de bu işleri biliyorsam, uzmanım diye bas bas bağırıyorsam, hiç dert edinme, iki üç yıla kalmaz aramızdasın. Bir özdeyimimiz vardır:”Akşamdan yediğin hurmalar, sabah poponu tırmalar” Eskiler çok safmış. Şimdi söylemek gerekirse: “Akşamdan yuttuğun bankalara, sabah mudiler baka kalır.”

Sayın Çiller’in bir çok yavelerinden bir iki örnek. Kürsüden bas bas bağırıyor: “Cebinizdeki nüfus kağıdınız bu ülkenin tapusudur.” Evet doğru, bir farkla, kimilerine dağ başında taşlık kayalık, kimilerine yalılar, köşkler, villalar. Gene coştuğu bir gün, ülkemizin çakıl taşını bile vermeyiz diyor. O da doğru. O çakıl taşlarını koruyanlar, dağda bayırda canlarını verirken, yaşıtlarından kimileri ise, boğazda sefa sürerek çakıl taşları üzerinde denize giriyorlardı.

Zavallı halkımız! Kanının son damlalarını bile safsatalara feda ederek, bir sürü halinde çobanların peşinden gitmeye programlanmış. Bir bakanımız: “Kurtuluş Savaşı gibi, hepimiz üzerine düşeni yapacağız” diyerek insanları motive etmeye çalışıyor. Ben bildim bileli bu halk, kurtuluş savaşı veriyor. Bu savaşı her gün iliklerinde hissederek sürdürüyor.. Bu da hayatta kalabilmek için o günü kurtarma savaşı….
Ya ötekiler, ya ötekiler?…

Prof. Beyaz: “Tavuk kurban edilebilir ya da tavuk hayır için kesilir dağıtılır” demiş. Diyanet işleri Rıdvan Çakır, tavuğun kurban edilemiyeceğini söylerken, prof. Dr. Nasuhi Ünal: “Tavuk kurban olur derseniz, yarın da birileri çıkar, balık da kurban olur der” diyerek, tartışmaya ağırlığını koymuş. Prof. Dr. Bayraktar, “dini konular reyting konusu yapılırsa, Allah belamızı verir” diye gürül gürül gürlemiş. Prof. Dr. Osman Zümrüt ise: “Geleneklere göre büyük baş ve küçük baş hayvanlar kurban olarak kesilir” diye ses verirken, devekuşu başını kumdan çıkarıp: “ben de varım” demez mi? Şimdi ayıkla pirincin taşını.

Bu işin içinden çıkılmaz olduğunu gören reyting Hatemi de, noktayı koymuş: “Hiç birini kesmeyelim”. Sevgili Hatemi Hoca siz, İslami alanda ün yapmış, ülama bir kişisiniz. Eğer yıldırımları üzerinde toplamazsan, vallahi bu konuda ilk destekleyicin ve müridin benim. Bilimin tekniğin bu denli ilerlediği, bilgisayarların cirit attığı bu dönemde bir konuda bile ülamalar anlaşamıyorlarsa, 15000 yıldır din adına her önüne gelenin bize yutturduğu uyuşturucu tabletlerden, kanı kurumuş toplumun bir bireyi olarak, bu bayram adına herkesten yalvararak ricam, devekuşlarına dokunmayın. Daha fukaralar yurdumuza ayak basalı ne kadar oldu ki? Bari biraz bal aylarını yaşasınlar. Nasıl olsa sonunda biz onları bağırta bağırta keserek, katletmesini biliriz…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
Köşe Yazıları

Dr. Haydar Dümen sizlere her zamanki gibi en yeni ve en doğru bilgileri veriyor.
    Henüz Yorum Yok

    Cevap bırakın

    *

    *

    Benzer Konular