Hamilelikte Duygusal ve Fiziksel Durumunuz

Hamileliğiniz sırasında vücudunuz çok değişmiştir ve hemen hemen her organınız aşırı çalışmaya zorlanmıştır. Ayrıca hormonlar hamilelik boyunca artmış ve hamileliğin sonunda en üst seviyelere çıkmıştır. Doğumun hemen ardından tüm...

Hamileliğiniz sırasında vücudunuz çok değişmiştir ve hemen hemen her organınız aşırı çalışmaya zorlanmıştır. Ayrıca hormonlar hamilelik boyunca artmış ve hamileliğin sonunda en üst seviyelere çıkmıştır. Doğumun hemen ardından tüm hormonlar hızla çekilmeye başlar. Aynı zamanda organlar da eski boyutlarına dönmeye başlarlar. Özellikle hormon seviyelerindeki ani düşüş bünyenizin hassasiyetine göre duygusal çalkantılara yol açar. Bir an kendinizi tükenmiş ve sıkıntı içinde hissederken bir an sevinçli hissedebilirsiniz. Ancak yeni anneler genelde ilk bir haftayı oldukça karamsar duygular içinde geçirirler. Eğer doğum çok zor geçmişse ve sizde bir hayal kırıklığı yaratmışsa, bebeğiniz hasta ya da sakat doğmuşsa bu ve bu gibi sebepler doğum sonrası depresyonu daha yoğun yaşamanıza sebep olabilir. Eğer depresyon aylar sonra hala geçmemişse mutlaka bir uzmana görünmelisiniz.

Doğumun hemen ardından rahimde kalan mukus ve doku artıkları kanamayla atılır. Buna loşi denir. İlk günlerde normal adet kanaması kadar olur. Ancak ilk gün biraz fazla olabilir. İki hafta ile altı hafta arasında değişebilen bir süre devam eder. Gittikçe rengi pembeleşir ve miktarı azalır. Bu dönemde tampon yerine hijyenik pedler kullanılmalıdır. Tamponlar enfeksiyona yol açabilir. Eğer loşi azaldıktan sonra birdenbire rengi kırmızılaşıp miktarı artarsa mutlaka doktora görünmelisiniz. Rahmin iyileşmediğine işaret olabilir. Sarımsı kahverengi bir akıntı, ateş ve karın ağrısı eşliğinde seyrederse bu da bir enfeksiyonun işareti olabilir.

Doğumun hemen ardındaki günler karnınızda ağrılar hissedersiniz. Özellikle emzirirken ağrılar artar. Bunlar rahmin küçüldüğünün işaretidir. Emzirme sırasında ağrıların artması oksitosin hormonunu yüzünden olur. Çünkü bu hormon aynı zamanda kasılmaları hızlandırma özelliğine sahiptir ve emzirme sırasında salgılanır.

Epizyotomi yapılmamış olsa bile perine bölgesinde ağrı hissetmeniz normaldir. Çünkü buradaki kaslar aşırı gerilmeye maruz kalmış olup oldukça hırpalanmıştır. Kegel egzersizlerine hemen başlayabilirsiniz. Bu egzersiz idrarınızı yaparken idrarını akışını durdurduğunuz kasları çalıştırmaktan ibarettir. Bu kasları sıkıp bırakarak perine bölgenizi güçlendirebilirsiniz. Bundan öte yapabileceğiniz pek fazla bir şey yoktur. Zamanla kaslarınız iyileşecektir.

Doğumdan hemen sonra idrar yapmakta güçlük ve hatta bu bölgede hissizlik duyabilirsiniz. Bunun bir kaç sebebi olabilir. Öncelikle alınan ilaçlar veya anestezi mesaneden gelen sinyalleri algılamanızı geciktirebilir. Bunun sonucu tuvalete zor yetişirsiniz ve sancı hissedersiniz. Bunu önlemek için ihtiyaç hissetmeseniz de sık sık tuvalete gidin. Doğum sırasında idrar torbasına baskı uygulanmış olabilir ve geçici olarak mesane kasılma fonksiyonunu yerine getiremez. İdrar yapma sinyalleri gönderemez. Perine bölgesi hassaslaştığı için ve bir de epizyotomi yapılmışsa idrar yaparken acı hissedersiniz.

İster sezaryen doğum yapmış olun ister normal doğum vücudun çalıştığına en iyi işaret bağırsakların çalışmasını gözlemlemektir. Bu sebeple ilk dışkılama önemlidir. Özellikle karın kaslarının zayıflamış olması aynı zamanda itme hareketini yapmaktan korkma gibi psikolojik ve fiziksel bir çok nedenden dolayı dışkılama gecikebilir. Bunu önlemek için bol bol yürümelisiniz. Hastanede iseniz doktorunuz kolaylaştırıcı bir hap verebilir.

Emzirmeye başlar başlamaz göğüsleriniz sütle dolar. Öyleki göğüslerde ağrı ve dolgunluk hissi duyarsınız. Göğüsleriniz kolunuzu yukarı kadıramayacak kadar ağrır. Bebeğiniz emmeyi öğrendikçe sütü boşaltacak ve göğüsleriniz rahatlayacaktır. Eğer ağrı dayanılmazsa bir pompa yardımıyla bir miktar sütü boşaltabilirsiniz.

Doğumun hemen ertesinde aşırı terleme ve ateş basmaları hissedersiniz. Bu vücudunuzun fazla sıvıyı atma yollarından biridir. İlk bir kaç günden sonra nadiren bir hafta sonra kaybolur.

Sezaryen kesi ağrısı bazen oldukça rahatsız edici olabilir. Bunun için özel olarak hazırlanan korselerden kullanırsanız ağrıyı daha az hissederseniz. Aynı zamanda karın kasları korse yardımıyla daha iyi toparlanır. Bu korselerin çok faydasını görürsünüz. Bu korseler 30-40 cm eninde kemer şeklindedir. Karın bölgesine sıkıca sarılarak kullanılır. Kesi ağrısı yaklaşık bir hafta içinde geçer.

Yeni annelerin nerdeyse %90’ı doğumdan sonraki ilk haftada duygusal çalkantılar yaşar. Kendinizi boşlukta hissetme, ani üzüntü ve sevinç patlamaları yaşama, moral bozukluğu gibi karışık duyguları peş peşe yaşayabilirsiniz. Uzmanlar bunu doğum sonrası progesteron ve östrojen hormonlarının ani düşüşüne bağlıyorlar. Bunun geçici olduğunu bilmek sizi rahatlatacaktır. Ancak bazı durumlarda bu duygusal tablo aylarca geçmez. Bu durumda doğum sonrası depresyondan bahsedilir. Genellikle uzman yardımı olmadan iyileşme görülmez. Doğum sonrası depresyon yeni annelerin yaklaşık %25’ini etkiler. Bu oldukça büyük bir orandır. Uzmanlar bunun kimi kadınların hormon düşüşüne karşı daha hassas olmalarından kaynaklandığını belirtiyorlar. Ayrıca bebeğiniz sakat veya hasta doğmuşsa, doğum hayal kırıklığı yarattıysa bu ve buna benzer diğer faktörler de depresyonun uzamasına katkıda bulunur.

Doğumun hemen ardından yaklaşık 6 kilo kadar vermenize rağmen hala altı aylık hamile gibi görünürsünüz. Bu sizde hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak rahim hala büyüktür. Şu anda sönmüş bir balona benzer. İlk altı haftanın sonunda rahminiz eski büyüklüğüne kavuşur. Bu süre içinde yıpranan karın kaslarınız da oldukça toparlanmış olur. Yani altı haftanın sonunda fiziksel olarak daha iyi görünürsünüz.

Hamilelik sırasında saçlar daha az dökülür. Bu hormonların verdiği bir ayrıcalıktır. Ancak doğumdan sonra ilk 3-6 ay saçlarınız inanılmaz bir hızla dökülür. Aslında hamilelik sırasında dökülmesi gerekip de dökülmeyen saçlar şimdi toptan dökülüyordur. Yani telaşlanmanıza gerek yok. Sadece hızlı saç dökülmesi bir süreliğine saçlarınızın seyrek gözükmesine neden olur. Uygun bir saç kesimiyle bu sorunu çözebilirsiniz. İlk yılın sonlarına doğru saçlarınız gebelik öncesi durumuna kavuşur.

Doğumdan sonraki ilk altı hafta kendinizi çok yorgun ve halsiz hissedersiniz. Bu çok normaldir. En başta bebeğiniz geceleri sık sık uyanır. Bunun verdiği uykusuzluk kaçınılmazdır. Ayrıca bedeniniz zorlu bir işin altından kalkmıştır ve şu anda en çok ihtiyacı olan şey dinlenmektir. İyileşmek için dinlenmeniz ve yanınızda sürekli bir yardımcı bulundurmanız şarttır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
Hamilelik
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular