CİDDİ HABER “OUT”!!! SABUN KÖPÜĞÜ HABER “IN”!

Reha’ya kızanlar huuu!!! Onun magazin haberleriyle kafa buluyordunuz! Yok efendim Reha Muhtar ana haber bültenlerini sudan haberlerle dolduruyormuş, yok memleket ve dünya haberleri dururken mankenlerin, onun-bunun aşklarını, cinayetlerini, hatta...
füsun önal

Füsun ÖNAL

Reha’ya kızanlar huuu!!!
Onun magazin haberleriyle kafa buluyordunuz!

Yok efendim Reha Muhtar ana haber bültenlerini
sudan haberlerle dolduruyormuş, yok memleket ve dünya haberleri dururken mankenlerin, onun-bunun aşklarını, cinayetlerini, hatta hayvanlar aleminde neler olup bittiğini haber diye veriyormuşşş!!! Şuymuşşş… buymuşşş!!!
Pakize’nin dediği gibi MİŞŞŞ…MUŞŞŞ!!!

Hadi bakalım…
Reha artık yok!
Haberler artık Reha’sız!

Eeee???
Şu anda haberlerde neler var???
Tabii ki önce biraz CİDDİ ülke haberleri,
AB haberleri, dünyadan politik haberler…
Sonra??? Sonra??? Hımmm???
Gelsin SABUN KÖPÜĞÜ HABERLER…
Yani magazin…magazin…ve yine magazin…

Zaten haftalık TV programlarına baktığımızda da
pek çok magazin programı var!
Maşallah magazin kültürümüzün üstüne yok!
Üniversite sınavlarında sapır sapır dökülen çocuklarımıza ÖSS’de magazin soruları sorulsa, evvelallah hepsi alim kesilir!
(Tabii bu tarz dünya görüşünde olmayan okurlarımı ve de genç kardeşlerimi bu konunun dışında tutuyorum.)

Küçük küçük çocuklarımız; ha bire bozuk Türkçe konuşan, açık saçık giyimli, hatta neredeyse soyunuk kızları, sadece aşk yaşamlarıyla gündemi meşgul edenlerin aşk ilişkilerini, çarpık ilişkilerini, bol para harcayışlarını,
birbirlerine hakaret ederek, laf atarak,
kısa yoldan şöhret olanların sevimsiz davranışlarını, genç yaşta suratlardaki otuz kilo boyayı, silikon’luları, botox’luları seyrederken,
gencecik beyinleri kirleniyor!

“Senin hamurunda ayılık var”
“Çek elini, incitme belimi”
“Seviş benimle”
şeklindeki pek bi EDEBİ şarkı sözlerini
sular seller gibi ezberliyorlar!!!

Çocuklarımız, hatta büyüklerimiz
Ulusal marşımız “İstiklal Marşı”nın
hadi diyelim birinci kıtasını
müzik açısından kafa göz yara yara söylüyorlar da,
çıkan her piyasa şarkısının müziğini
hayret bir şekilde eksisiz söylüyorlar.
“İstiklal Marşı”nın ikinci kıtasını sorsanız,
Allah bilir bilemez, söyleyemezler!
Ne acı, değil mi?

Ben bu yazıyı yazarken her zaman izlediğim
Fatih Altay’lının “Teke Tek”inde,
son derece akıllı, zeki bulduğum
ve çok sevdiğim Okan Bayülgen,
Magazin Gazetecileri Derneği’nden 2 arkadaşla
“Magazin ve Özel Yaşam”la ilgili konuşuyorlar…
Okan zekasını kullanıyor, akıllı örnekler veriyor
magazin dünyasında yapılan haberlerle ilgili…

Magazin haberleri ne enteresandır ki,
hep aynı cümleler ve benzetmelerle veriliyor.
Onlara göre sanat aleminde herkes
eğlence gecesinin sonunda ille de
“gecenin karanlığında kayboluyor”!!!
Ne sinir, ne komik bir benzetme bu!!!
Yahu neden karanlıkta kaybolsun insanlar???
Eğlence yerlerinin olduğu caddeler ışıl ışıl.
İnsanlar bir eğlence yerinden çıkıp arabalarına binip, apaydınlık caddede yollarına gidiyorlar.
Neden habire kullanırlar bu saçma cümleyi bilmem?!

Sonra pek çok haberde kullanılan bir başka cümle de: “Filanla Falan “sevişiyorlar”!!!

Okan ne güzel dedi az önce “Teke Tek” programında:
“Ben ilk tanıştığım biriyle öyle sizin yazdığınız gibi hemen yatağa devrilip sevişmiyorum.
Tatlı telefon konuşmaları, buluşmalar,
romantik konuşmaların ardından geliyor sevişme.
Ama sizler her birlikte olanı
hemen çatır çatır “seviştiriyorsunuz”…
(Okan’ı seversiniz-sevmezsiniz,
ama adam süper örnekler veriyor şu anda.
Keşke hepiniz dinliyor olsanız.)

Şekerlerim, çoğu gazetemiz artık
magazin haberleri atıyor manşet olarak…
Gazete manşetlerinde ve de sür manşetlerinde
artık neredeyse sadece magazin var!!!
Magazinle oturup, magazinle kalkıyoruz artık!!!

Son günlerde şaşırıyorum
gazete manşetlerini okudukça:
“Popstar Bayhan katilmiş”
“Yüz güzeli öldü bulundu”
“Elena şoku”
“Yılbaşında çıkan trilyon kimde”
“Popstar Bayhan’ı annesi fare zehiriyle öldürmek istemiş”
(Tabii ben başlıkları bire bir yazmadım ama konu bunlar)
SOS veren SSK haberi, memurların, Bağkur’luların hâli
ya da Kıbrıs haberleri aşağılarda bir yerlerde!!!
(Çünkü onlar öğğ-kaka-CİDDİ haberler!)

İkinci sayfalarda kimsenin tanımak zorunda olmadığı
“süslü pahalı giyimli kızlar ve
onlara para yedirmekle övünen adamlarla”,
“milyarlarca liralık kürk giymiş hanımlar”
ya da “sevişen” veya “ayrılan” mankenler var!

Üçüncü sayfaların değişmez haberi cinayetlere,
intiharlara ayrılmış durumda!
Son 5 yada 6 sayfa zaten (Allahın emri): spor, spor, spor!
En arka sayfada da zaten hepiniz biliyorsunuz ille ve ille
çıplağa yakın, yerli veya yabancı soyunuk bir kadın!
Aralarda 8-10 sayfa küçük ilanlar!
4 sayfa kadar turizm ve sinema ilanları!
1 sayfa TV programlarına ayrılıyor.
Gazeteler hafta sonları 40 sayfa kadar,
hafta içi 30 sayfa gibi çıkıyor.
Daha az sayfalı çıkanlar da var.
Her neyse…30…40…ya da daha az…

Bundan 5-6 yıl önceye kadar büyük gazetelerimizde
tiyatro eleştirileri yazılırdı, ama çoktan kaldırıldı.
Allah aşkınıza, biri bana söylesin,
KAÇ SAYFA KÜLTÜR SANATA YER AYRILIYOR???
Daha doğrusu bu tarz CİDDİ haberler
gazetelerde yer alıyor mu?

Yani, hangi yazar (ama adam gibi yazar) hangi kitabı yazmış, hangi tiyatro oyununda hangi aktör/aktristin oyunu nasılmış,
nerede nasıl bir resim sergisi açılmış,
gibi haberler var mı??? Hımmm???

Vaaar!!! Elbette var!!!

“Ben bununla yattım, şuna aşıktım, bununla seviştim” diye yazan yazarların kitapları çarşaf çarşaf yer alıyor! “Kaç yaşında organının sertleştiğini” yazan O. Pamuk’un kitabından bu alıntı neredeyse her gazetede yer aldı!
Bir tiyatro oyununda baş rol oynamasa bile,
şayet o oyunda bir oyuncu çıplak oynuyorsa
ne yazık ki baş rol oyuncusunun değil ama,
soyunanın resimleri, röportajları boy boy yer alıyor!
Bir ressamın tablolarının konusu seks ağırlıklı ise, ancak o zaman gazetelerde sütunlar dolusu yer buluyor!

(“Teke Tek”programında şu anda
Okan’ın söylediğini aktarayım size:
Okan magazin muhabirine soruyor:
“Siz gerçek sanatçıların imza günlerini
sayfalarınızda yazmazsanız, onların yazdığı eserlere yer vermezseniz, o sanatçılar çalışmalarını halka nasıl duyuracak?”)

Yaşşşa be Okan’cım. Yarama dokundun valla!
Alın size benden bir örnek: Adını yazmak istemediğim en büyük birkaç gazeteden biri,
yeni kitabımla ilgili benimle çok uzun bir röportaj yaptığı halde üzerinden neredeyse 2 ay geçtiği halde hâlâ yayınlanmadı!
Ama benim kitabımdan sonra çıkan “ben onunla yattım, bununla kalktım” diyen kitaplar, basında çoktan boy boy yer aldı.

Yani ille topluma ters düşen bir şeyler yapacaksınız. İlle topluma aykırı davranıp, sivri dilli olacaksınız. İlle günlük aşklar yaşayıp, daldan dala konacaksınız. İlle sabun köpüğü konulardan oluşan kitaplar yazacaksınız. İlle hayatınızla ilgili, hatta belki de uyduruk,
insanların duygularını ajite eden hikayeler anlatıp, medya kanalıyla halkın acıma duygularını üzerinize toplayacaksınız. Soyunacaksınız. Çıplaklık birinci hedefiniz olacak.
Kavga edeceksiniz. Basılacaksınız. Çalıp, çırpacaksınız. (Ve hatta katil bile olabilirsiniz.)

Gazeteci Nuriye Akman’ın popstar namzedi,
fiziksel olarak Tarkan benzeri Abidin’le yaptığı
röportajdan bir bölüm verildi geçenlerde Kanal D’de. “Finalistlerden hepsinin aykırı bir hikayesi var. Senin böylesine DEFOSUZ bir yaşam sürüyor olman, acaba senin için bir dezavantaj mı?” diye sordu Abidin’e.
Ne güzel bir soru sordu sevgili Akman.
DEFOSUZ olmak…
DEFOSUZ olmak artık “OUT”!!!
İlle de DEFOLU olacaksın!!!
İşte annncak o zaman “İN”sin ve
gazetelerde, TV’lerde yer alabilirsin!!!

Gençlerimize gerçek sanatçıları tanıtmayarak,
onları tiyatrolardan, operalardan, baleden,
klasik konserlerden uzak tutarak,
adam gibi adamlar yerine,
baş olan ayakların peşinde koşup,
onları alkışlayıp, sabun köpüklerine prim vererek
yılları geçirmeye devam edersek,
bu ülkenin yeni yetişen kuşaklarını
ne yazık ki, kötü bir gelecek bekliyor demektir.

Düşünün 20 yıla iki kuşak sığar.
Bugün böyle olursa ortalık,
30 yıl sonraki üç kuşağı,
yani torunlarınızı ve onların çocuklarını bekleyen şeyleri
düşünebiliyor musunuz???

SANAT’ın anlamı “ustalık” demektir.
SANATÇI da “usta” anlamına gelir.
(Sanat Arapça’da “san’a”yani amel, icraat kökeninden geliyor)

Magazin basınında yada eğlence programlarında
her önüne gelenin kendini “Sanatçı” ilan ettiği,
medyanın da bu yanlışı görmezden gelip,
hatta kendilerinin de herkesten “sanatçı” diye bahsetmesiyle
körüklenen yanlışların üzerine, yanlışlar bindikçe,
baş olan ayaklar topluma, gençlere “sanatçı” diye tanıtıldıkça,
yine tekrarlıyorum; bu ülkenin yeni yetişen kuşaklarını
ne yazık ki, kötü bir gelecek bekliyor demektir.

Eyyyvahhh! yazım cokkk CİDDİ oldu.
Yani “OUT”!!!
Hay Allah!!! Ne zaman öğreneceğim ben
“İN” olup da, güncel kalabilmeyi?!

Son yılların modası: “Sabun Köpüğü olmak”!!!
Birileri seni şişirip şişirip, füvvfff diye üfleyip uçuracak.
Köpükten oluşan baloncuk uçtuğu yere kadar uçacak,
sonraaa püffff!!! Yok olup gidecek!

Eeee, sabun köpüğü insanların haberleri de
ancak sabun köpüğü kadar“İN” oluyor.
Duyduk duymadık demeyin:
Artık ciddi haberler “OUT”!
Köpükler “İN”!!!
İnnnnnn….iğğğnnn..iğğnnnnnn!!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
Kızlar Klübü
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular