Çağın Vebasını Yendik

‘Cahil Periler’ filminde Ferzan Özpetek’in çizdiği ‘ölüm döşeğindeki AIDS’li hasta’ portresini çıkarın hafızanızdan. Perilik iyi de cahilliğin lüzumu yok: İnsanlığın kolera ve vereme karşı elde ettiği zaferlerin bir yenisi...
hiv aids hastalığı

‘Cahil Periler’ filminde Ferzan Özpetek’in çizdiği ‘ölüm döşeğindeki AIDS’li hasta’ portresini çıkarın hafızanızdan. Perilik iyi de cahilliğin lüzumu yok: İnsanlığın kolera ve vereme karşı elde ettiği zaferlerin bir yenisi ‘çağın vebası’ AIDS’e karşı kazanılmak üzere. Darısı kanserin başına!

hiv aids hastalığı

50 yıl ömür vaat ediyoruz

AIDS’in adını ilk olarak 1980’li yıllarda ‘çağın vebası’ olarak duyduk. Hastalık karşısında bugün hâlâ 30 yıl önceki kadar çaresiz miyiz?

Dr. Anthony Fauci

AIDS’le mücadelede dünyanın bir numaralı araştırma merkezi Amerikan Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Dr. Anthony Fauci

Bir HIV/AIDS vakası artık o yıllarda olduğu gibi ölümcül bir durum değil. Bugün hastalıkla mücadelede kullandığımız antiretroviral ilaçlar sayesinde salgını durdurabilecek hatta sonlandırabilecek silahlarımız var. Bugünkü sorunumuz elimizdeki bu imkânları buna ihtiyaç duyan fakir bölgelerdeki insanlara ulaştırabilmek. Laboratuvarda hastalığın üstesinden gelmiş olabiliriz. Ancak Afrika gibi fakir bölgelerde ilaç ulaştırmamız gereken 34 milyon HIV pozitif var. 2011’de 1.7 milyon insan AIDS’ten öldü ve 2012’de 2.5 milyon yeni insana bulaştı.

Savaşa nereden başladık?

Önce hastalığı tespit eden kan testleriyle. Sonra sıra virüsün gelişmesini ve çoğalmasını baskılayan ilaçlara geldi. Amerikan Yiyecek ve İlaç İdaresi’nin (FDA) 1987’de geliştirdiği ilk antiretroviral ilaç olan AZT’den sonra 30’a yakın ilaç geliştirildi. Bu ilaçlar sadece hastayı kurtarmakla kalmıyor, bulaşıcılığı sıfırlayarak salgının önünü kesiyor. AIDS’le mücadelede erkek sünneti veya vajinal kremler gibi destek kuvvetlerimiz de var. Son dört yıldaysa çalışmalarımızı önleyici aşı üzerinde yoğunlaştırıyoruz. Adaylarımızdan birinin başarısı yüzde 31’e kadar çıktı.

2001’den beri yeni enfeksiyon kapan insan sayısında yüzde 22’lik bir azalma var. 2005’ten bu yana AIDS’le bağlantılı ölümler yüzde 24 azaldı.

Yani artık ilaç alan birinin AIDS’ten ölmeyeceğini garanti edebiliyor musunuz?

Evet. Hastalık artık öldürmüyor. Son aşamaya gelmiş insanlara bile 50 yıl daha ömür vaat edebiliyoruz.

Pozitif ailelerden sağlıklı kuşaklar

En son HIV pozitif doğmuş bir bebeğin tamamen iyileştirildiği haberini aldık. Bunlar münferit mucizeler mi? Yoksa başka vakalarda da aynı sonuçlar alınabiliyor mu?

O okuduğunuz haberde, bebeğin vücudundaki virüs tespit edilemeyecek Hivdüzeye indirildi. Ve tedavi kesildi. Şimdi aynı tedavinin diğer hasta doğan çocuklara uygulanmasına çalışılıyor.

Anne-babası pozitif olan bir bebeğin sağlıklı doğma ihtimali var mı?

Evet. İlaçlar sayesinde hamile anneden çocuğa AIDS bulaşmasını yüzde 1’in altına çektik.

Bulaşıcılık meselesi? Bazı ülkelerde pozitif hastaların artık cinsel ilişki sırasında korunmalarına gerek olup olmadığı tartışmaları var. Bu tartışmalara nasıl bakıyorsunuz?

Daha önce de söylediğim gibi her gün bir hap alan hastalarda bulaşıcılığı sıfırlamış durumdayız. Ancak her ne kadar bulaşıcılığı en küçük risk seviyesine çekmiş olsak da korunmasız seksi önermiyoruz.

Bu anlattıklarınızı istatistikler de doğruluyor mu?

Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel istatistiklerine göre, 2001’den beri yeni enfeksiyon kapan insan sayısında yüzde 22’lik bir azalma var. buna paralel olarak 2005’ten bu yana AIDS’le bağlantılı ölümler yüzde 24 oranında azaldı.

Amerikan Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü

Amerikan Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Binası

Artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz: AIDS bitmiştir

Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Arda Karapınar

Türkiye’de ilk vakanın kaydedildiği 1985 yılından Haziran 2012’ye kadar 5 bin 826 kişide HIV tespit edildi. Fakat Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre bu sayıyı en az 10 ile çarpmak lazım. Bu, ülkedeki genel tabloya istatistiksel bir kesinlikle bakmamızı engelliyor elbet. Avrupa’nın pek çok yerinde yayılım durma noktasına gelmiş olmasına rağmen Türkiye’de her yıl bir önceki yıla göre yüzde 125-150 arasında bir artış görülüyor ki, esas tehlike burada.

Tıbbın, virüsün tanımlandığı 1981’den bu yana kat ettiği mesafe gerçekten çok büyük. HIV ile ilgili ilk ilaçlar 1985’te görüldü ve sadece 11 yıl sonra HIV taşıyıcılığı ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp kronik bir hastalık mertebesine indi. Bu çok önemli bir aşama. Bugün artık HIV taşıyıcılığı kalp rahatsızlığı, tansiyon ve şeker gibi kronik, denetlenebilir, kontrol altında tutulabilir bir durum. Bugün HIV pozitiflerin çalışmalarının, evlenmelerinin, hatta negatif bebek sahibi olabilmelerinin önünde tıbbi hiçbir engel yok. Artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki ilaca erişim olan her yerde AIDS bitmiştir. HIV’i vücuttan tamamen atmaya dönük tedavi çalışmaları da süratle sürüyor. Ama sosyal algı, bütün bu gelişmelerin çok gerisinde. Bazen bu virüsün sosyal ilişkilerin hiçbir türüyle bulaşmayacağı gibi çok basit ve 30 yıllık bir bilgiyi bile defalarca ve altını çizerek vurgulamak gerekiyor. Bu virüs dil, din, milliyet, cinsiyet, yaş, etnik köken ayırt ermiyor. Tüm dünyada her dinden, her cinsiyetten, her gelir grubundan HIV pozitifler var. HIV/AIDS ahlaki değil tıbbı bir durumdur. Bu durum tedbirli davranmayan herkesin başına gelebilir ve böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda önyargılara maruz kalmak istemiyorsak hiç kimseye hem de sırf bu gerekçeyle önyargılı yaklaşmamalıyız.

BİR HIV POZİTİF ANLATIYOR

Evlendim, ikinci çocuk istiyoruz

2004 yılında HIV’e bağlı belirtiler başladı. 16 kilo kaybettim. Doktor bana yaptıkları tahlilin pozitif geldiğini söyledi: HIV! Tanıyı alır almaz HIV’i baskılayan tedaviye başladım. Yatalak vaziyetteyken tanı almama rağmen, dört ay kadar kısa sürede sağlığıma geri kavuştum. Ve o günden beri (HIV tanısı alalı dokuz, HIV ile enfekte olalı 16 yıl oldu) hiçbir sağlık sorunu yaşamıyorum. Daha önce bir HIV pozitif görmediyseniz rengi benzi atmış, derisi kemiklerine yapışmış zayıflıkta hayal ediyor olabilirsiniz. Aslında bu algıyı medya yarattı. Herkes gibi yaşantıma devam ediyorum. Özel sektörde çalışıyorum. Ailem destek oluyor. En yakın kız arkadaşıma söylediğimde dondu kaldı. İlaçları kullandığım sürece hiçbir tehlike altında olmadığımı anlattım. Pozitif olan arkadaşlarımız, sosyal çevrelerinden kötü muamele görebiliyor. İşinden atılan, yuvası dağılan, ahlaksızlıkla itham edilenler var. Bu arada eşim HIV ile enfekte değil. İki buçuk yıl önce evlendik. İlişkimiz başladığında hemen HIV pozitif olduğumu söyledim. Bu, hiç sorun teşkil etmiyor. Yine de kondom kullanıyoruz. Bunu kullanmamızdaki birinci neden; benim kendimi başka enfeksiyonlardan korumak istemem. Çünkü başka bir cinsel yolla bulaşan hastalık edinip tedavimi güçleştirmek istemiyorum. Sonra da karşımdakini koruyorum. İleriye yönelik pek çok planımız var. İkinci bir bebek bize göz kırpıyor. HIV açısından hiçbir sakınca olmadığını biliyorum. Bunu tıp uzun yıllar önce ispatladı zaten. Hem sonra dünyada daha gezmek istediğimz çok yer var!

Kategoriler
Sağlık

Benzer Konular

  • Çocuk ve Sağlık

    Çocuk ve Sağlık

    Aileler ne kadar dikkat etseler de çocuklar hastalanır. Bu hastalıklar bazen hafif ve geçici bazen de ciddi ve uzun sürelidir. Bazı hastalık belirtilerine karşı dikkatli olunursa ciddi hastalıkları hemen...
  • Unutulmaz Bir Seks Yaşamak İstiyorsanız

    Daha Romantik Bir İlişki İçin

    1- Bir kadının cinsel olarak tatmin olabilmesi için romantik bir şekilde sevildiğine, değer verildiğine ve arzu edildiğine inanması gerekir. Bu adam gözlerinde, sözlerinde, davranışlarında ve dokunuşlarında fark edilmek istiyor....
  • yavas-yemek-yiyenler-daha-az-kalori-aliyor

    Yavaş Yemek Yiyenler Daha Az Kalori Alıyor

    Yemek yemeyi çok sevebilirsiniz. Tabiri caizse nefes almadan da yemek yiyor olabilirsiniz. Fakat buna biraz dur demek kalori olarak size avantaj sağlıyor. Bunun için ne yapmak gerekir. Yapılan bu...
  • saglikli-beslenme-saatleri

    Sağlıklı Beslenme Saatleri

    Spora ayırdığımız zaman kısıtlı olabilir. Yoğun bir Yaşamdan dolayı belki de bu imkanımız da yok. Sağlıklı Beslenmemize dikkat ederek, spor yapamadığımız zaman yemekten ve içmekten biraz keserek kilo verme düşüncesine...