BAYRAM ve SEVGİLİLER GÜNÜ

Bu yıl ikisi bir araya geldi. Sevgiyle anılan bir gün… Kurban etmekle anılan bir bayram… Ben “Şeker” bayramlarını çocukluğumdan beri çok severim. Adı bile onu sevmeme yeter de artar....

Bu yıl ikisi bir araya geldi.
Sevgiyle anılan bir gün…
Kurban etmekle anılan bir bayram…

füsun önal

Füsun ÖNAL

Ben “Şeker” bayramlarını
çocukluğumdan beri çok severim.
Adı bile onu sevmeme yeter de artar.
Şeker tattır, lezzettir.
Lezzet ağızlara afiyettir.
Bu da insanları mutlu eder,
mutlu hissetmelerine neden olur.
Mutluluk, neşeyi de beraberinde taşır.
Neşeli olmak insanları genç gösterir,
neşe, gençlik hapı gibidir.
Çocukken şarkısını bile öğretmişlerdi okulda:
“Neşeli ol ki genç kalasın.
Bu dünyadan da zevk alasın……”

Ama ya diğer bayram???
Adı kurban etmekle,
yani öldürmekle eş olan!!!
Ölüm… kelimesini telaffuz etmeyi bırakın,
yazması bile insanın elini titretiyor!
İçini karartıyor, ruhunu sıkıştırıyor!
Hiçbir günahı olmayan
hayvancıklar boğazlanıyor!!!

Ben küçükken sadece
kurbanlık koyunlar kurban edilirdi.
Bu bayramdan kopup
uzaklaşmamın nedeni var:
Henüz okula gitmiyordum.
Babaannemin Kadıköy’deki
iki katlı evin bin bir çeşit çiçeğin
cennete çevirdiği bahçesinde
içi renkli süs balıklarıyla dolu,
bir de fıskiyeli havuzu vardı.
Bir gün bu bahçeye üzerinde pembe boyalı süsü olan
güzel kara gözlü ve cılız sesiyle meleyen bir koyun gelmişti.
Babaannem “Bak bu senin koyunun” demişti bana.
Adını “Karagöz” koymuştu babaannem.

Koyunumun önüne su tası ve otlar konmuştu yesin diye.
Şeker ve tuz da yalatırdı babaannem.
Ondan hiç korkmuyordum.
Ne de olsa boyum ondan azıcık daha uzuncaydı.
Boynuna sarılıyordum “Karagözlümün”…
Epey bizimle yaşadı o bahçede.
(Hatta babam onunla birlikte
resmimizi bile çekmiş, albümde var.)

Derken bir sabah uyanıp“Karagözlümü”
sevmek için bahçeye indiğimde,
“Karagözlüm”ü yerinde bulamamıştım.
“Karagözlüm” kesilmişti…..
Onca gün bakıp sevdiğimiz bir hayvanı kesmişlerdi…
O güzel gözlü hayvancığa kıyıp kesebilmişlerdi….
Ne kadar saat boyunca ağladığımı bilmiyorum…
Ama o günü çok net hatırlıyorum.
Beni susturmak için kucağına almak isteyen herkesi itiyor,
kucaklarına çıkmamak için tepiniyor,
avaz avaz bağırıyordum.
Çünkü onlar izin vermişlerdi “Karagözlüm”ün kesilmesine!
Hiçbirini sevmiyordum!
Beni susturmaları çok zor olmuştu.
Günlerce bahçeye her çıkışımda
“Karagözlüm”ün yerine bakıp bakıp ağlamıştım.

Kimse alınmasın…. Kimse darılmasın….
O bayramdan o gün bugündür hiç hoşlanmam!
Yılların içinde, zavallı koyunlara, inekleri, danaları,
hatta Allahın görgüsüzleri, zavallı deveyi bile eklediler!

Arife günü TV haberlerinde gördüm.
Sıcak iklim hayvanı bir devecik,
yağan karın altında aç bi-ilaç
kesilmek üzere satılmayı bekliyordu.
Tam İki bin küsur dolara….
Ona onca parayı verebilenler varsa,
kaç aileyi beslerler o para ile!!!
Kaç kişiyi giydirirler bu soğuk kış gününde.
Kaç aileye yakacak alırlar Allahın bu ayazında.
Ama yoook!!! İlle de kesecekler
gösteriş olsun diye kocaman bir deveciği!!!
Allahtan hayvanseverler devreye girdi de,
devecik için hayvanat bahçesine yollanma kararı alındı.
(Umarım yollanmıştır.)

Geçen gün de bir gazete yazdı:
Zavallı küçücük bir süt danasının yaşını
büyük göstermek için dişlerini sökmüşler!!!
Hay elleriniz kırılsın!
Hay o çok önem verdiğiniz “şeyleriniz” kopsun!!!
Bu nasıl sevaptır arkadaşlar,
birileri bana anlatsın!?!?!

Bu bayramlarda ben ne sokağa çıkarım,
ne de TV seyrederim.
Çünkü her an sokaklarda
hayvan katliamıyla karşılaşabilirim!
TV haberlerinde hayvancıkların
katledilişleriyle ilgili görüntüler görebilirim!
Ama tabii memleket ve dünya heberlerini de
dinleyip öğrenmem lazım.
CNN haberlerinde şööle bir gördüm ve
TV’nin üzerine zor atlayıp kapattım.
O arada gördüğüm manzara CNN helikopteriyle çekilmişti.
Hayvancıkların, nasıl da berbat koşullarda kesildiklerini
somut bir şekilde gösteriyordu CNN, sözde önlem alan yetkililere!
Bir arazide onlarca insan kümelenmiş,
yakın aralıklarla hayvancıkları doğrarcasına kesiyorlardı!

Be hey gafiller!!! Be hey hainler!!!
Hayvanları bööle usulsüz katlettiğinizden dolayı,
yaptığınız işin kabul olacağını mı sanıyorsunuz?!
O hayvancıkları çırpına çırpına boğazlarken,
hiç mi içiniz acımaz?
Geceleri nasıl uyuyabilirsiniz?
Kestiğiniz hayvanların üzerinize sıçrayan kanları,
ne kadar yıkanırsanız yıkanın, ebediyen çıkmayacaktır.

Bu yıl bu kanlı bayramla,
“Sevgililer Günü” bir araya geldi.
Ben aslında her zaman söylerim ve yazarım,
tek güne sıkıştırılmış
her türlü özel günden hiç hoşlanmam.
Sevgilimi ben senede bir gün hatırlamıyorum.
O yıllardır benim aklımda, içimde, kalbimde…
“Uzun Boylum” da sevmez böyle özel günleri.

Şayet ille de kutlamaksa, biz önceden kutladık bile………
Her telden konuşarak, gülüşerek,
aynı okullu olduğumuzdan kolej anılarımızdan bahsederek,
(Şimdi “kolej” dedim diye Seda adlı bir okurum var,
“işte yine kolej dedi” diye çok bozulacak,
ama kusura bakmasın ben “kolej” demeye
gururla devam edeceğim!)
Ne diyordum????
Evet Sevgililer Günü”nden önce
“çukur çenelimle” yabancı şarkılar dinleyerek,
fotoğraflar çekerek, yemeğimizi yiyip, çay keyfi yaparak,
maç seyrederek, internette çılgın siteleri dolaşarak,
ve birbirimizi kucaklayarak……………….
ve birbirimize heyecanla dokunarak…………………
sonra yine sohbete devam edip, kâh bugünümüzü,
kâh geçmiş günlerimizde yaşayıp paylaştığımız
heyecanlı anlarımızı konuşarak…
Birbirimize ille de kırmızı çiçek, kırmızı kalp yastık,
kırmızı kalp biçiminde o-şu-bu almayarak…
Ama birbirimizle yetinerek….

14 Şubatta ben annem babamla olacağım.
“Uzun boylum” da iş için millerce uzakta olacak.
İster birlikte olalım, ister uzakta olalım,
benim için her gün “Sevgililer Günü”dür.
Hepinize de bunu tavsiye ederim.
İlle de o gün bir program yapacağım diye kendinizi zorlamayın.
İlle de “hediye”diye birbirinize baskı kurmayın.
Bu özel günler, aslında sizin paralarınızın
cüzdanlarınızdan uçup,
başkalarının kasalarını doldurma günüdür!
Tuzağa düşmeyin, oyuna gelmeyin!
Sevgilinizle 365 günün içinde mutlu olmaya bakın.
Beklenmedik anlarda birbirinize hediyeler alın.
İnanın böylesi daha heyecanlı oluyor.

Kimse kızıp, kimse darılmasın.
Hayvancıkların öldürüldüğü kanlı bir bayram yerine,
sevgi ile anılan “Sevgililer Günü”nüzü kutlamayı seçiyorum.
Hayatınız daima sevgi ile dolu geçsin.
Sevgi, ışığınız olsun.
Sevgi, gecelerinizi, gündüzlerinizi aydınlatsın.
Her zaman sevgiyle kalın.
Sizleri seviyorum……

***FÜSUN ÖNAL***

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
Kızlar Klübü
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular