Bağımlılıklarımız Bizi Bağlıyor!

Bağımlılık; bir anlamda tutsak olmaktır. İsteklerimiz ise her zaman bağımlılık olmasa da bağımlılığa dönüşme olasılığı bulunulan şeylerdir. İnsanın mutsuz olmasının çok çeşitli nedenleri olduğu gibi bu nedenler de sürekli...
Bağımlılık

Bağımlılık; bir anlamda tutsak olmaktır. İsteklerimiz ise her zaman bağımlılık olmasa da bağımlılığa dönüşme olasılığı bulunulan şeylerdir.

İnsanın mutsuz olmasının çok çeşitli nedenleri olduğu gibi bu nedenler de sürekli olarak kendi içinde değişmekte ve çeşitlenmektedir. Nedenlerin büyük bir bölümü bağımlılıklarımızdan oluşan düşünsel ve davranışsal programlarımızdır. Bağımlılık programları yalnızca mutsuzluğun değil insanın tükenmesinin nedeni olarak da görülebilecek boyutta tehdit edicidirler. Bağımlılıklarımız, “olmazsa olmaz” dediklerimizin yanı sıra “ille de olmalı” diye tutturduklarımız, dolayısıyla peşinde koştuklarımızdır. Diğer yandan bağımlılıklarımız bizim yapay filtrelerimizdir de. Olayları, kişileri, durumları bağımlılık filtrelerinden geçirerek değerlendiririz. Programımıza uymayanları reddetmek ya da kabul etmek her zaman kişisel gerçeğimize uymayacağından yaşam biçimimizin şekillenmesi de bağımlılıklarımız nedeniyle hiç de sağlıklı olmayabilir.

Bağımlılık; bir anlamda tutsak olmaktır. İsteklerimiz ise her zaman bağımlılık olmasa da bağımlılığa dönüşme olasılığı bulunulan şeylerdir. Bu nedenle isteklerimiz ve arzularımızda kontrollü olmalı, kendi gerçeğimize, ortam ve koşullarımıza, içinde bulunduğumuz toplumun değerlerine uygun istekler oluşturmak ve bu anlamda önem taşır aksi halde isteklerin bağımlılığa dönüşmeleri an meselesidir. Hatta bu özelliklere uygun olmayan isteklerin çoktan bağımlık haline dönmüş olduklarını söylemek bile mümkündür.

Bağımlıklarımız bizi huzursuz ve mutsuz yapar. Çünkü hiçbir zaman hiçbir bağımlılık sürekli olarak elimizde tutabileceğimiz bir şey olamaz. Üstelik de elimizde olduğu ve sahip olduğumuzu sandığımız durumlarda dahi elimizden çıkıp gidebileceklerini düşünmemiz bizi tehdit altında tutar, dolayısıyla bağımlılıklarımızla birlikte mutsuz ve tedirginlik içinde yaşarız. Diğer yandan çoğu bağımlılığın insana şarta bağlı olarak kendini sunması da zorlayıcı bir duruma yol açar. Bağımlılık adeta “ben olmazsam yapamazsın” diyerek insanı bir yandan da kendine bağlı tutmaktadır. Bu tehdit ve bu yolla bağımlılığın pekişmesi “Beni elde etmek için yapman gerekenleri yap” haline dönüştüğünde insanın bağımlılığı için “Her ne pahasına olursa olsun” yaptıkları da onun bir bakıma sonu olabilir, tıpkı uyuşturucu bağımlılarında olduğu gibi.

Bağımlılıklarımız yalnızca tek bir şey’e karşı olmayabileceği gibi çok çeşitli durum, kişi ve olaya karşı da olabilir. Bir insanın tek bir bağımlılığı olabileceği gibi çok sayıda bağımlılıkları da olabilir. Üstelik bu bağımlılıklar bazen birbirleriyle çelişebilir de. Bağımlılıklar tutsaklığa da neden olurlar. Her bir tutsaklık da ait olduğu alanı kendi içinde hapsederken aynı zamanda diğer alanların hareketini de etkiler. İnsan bağımlılıkları içine hapsolduğunda yaşam alanı daralır.

Bağımlılığı yalnızca bir konu, bir alan ya da bir kişiyle ifade etmek mümkün olabilir ancak her bağımlılığın içinde o bağımlılığa biçim veren ya da o bağımlılığı açığa çıkaran başka bağımlılıklar da bulunur. Bağımlılıklarımızın büyük bölümü duygusal anlamda kendimize uygun bulduğumuz sosyal rollerimizle ilgilidir, bir kısmı da duygusal ilişki kurduğumuz kişilerle.

Bağımlılıklarımızın bize ayak bağı olmaması ve ilerlememizi engellememesi için öncelikle onları fark etmemiz ve sonrasında da bağımlılık bağımızı gevşetmemiz gerekir. Ancak işin en zor yanı da kurulan bir bağın gevşetilmesi işidir. Bu nedenle henüz bağımlılıklarımız oluşmadan harekete geçmek en doğrusu olacaktır.

Dr. Yüksel Demirel
Psikolog/İletişimci

Kategoriler
Psikoloji
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular