115 YIL ÖNCE ASYA

Eski Finlandiya cumhurbaşkanı ve asker C. G. Mannerheim’m 1906-1908 yıllarında Orta Asya’dan Çin’e yaptığı seyahatte çektiği fotoğraflardan özel bir seçki, 6 Şubat’a kadar İstanbul’da Yapı Kredi bomontiada Galeri’de sergilenecek....

Eski Finlandiya cumhurbaşkanı ve asker C. G. Mannerheim’m 1906-1908 yıllarında Orta Asya’dan Çin’e yaptığı seyahatte çektiği fotoğraflardan özel bir seçki, 6 Şubat’a kadar İstanbul’da Yapı Kredi bomontiada Galeri’de sergilenecek.

Çin’de yaşayan Yugurlardan (Sarı Uygur) 24 yaşında bir kadın ve oğlu da Mannerheim’ın objektifine yansımıştı.

Zaman yolcusu fotoğraflar

Eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Carl Gustaf Emil Mannerheim’ın 1900’lerin başında çektiği fotoğraflar, Asya’nın o yıllar için ulaşılması zor bölgelerini belgeleyerek bugüne benzersiz bir görsel miras bıraktı. Bu fotoğraflardan küçük bir seçki, “Batıdan Doğuya Asya” sergisiyle şimdi İstanbul’u ziyaret ediyor.

Finlandiya Büyük Dükalığı’nda görevli 39 yaşındaki Yarbay Carl Gustaf Emil Mannerheim, 1906 baharında Rus ordusu Genelkurmay Başkanlığı’ndan bir görev aldı. Rus Türkistan’ından Çin’in neredeyse tamamını geçerek Pekine kadar uzanan askeri-coğrafi bir yolculuk yapması gerekiyordu. Mannerheim böylece 1906’da başlayıp 1908e kadar sürecek yolculuğuna başladı ve kâşif görüntüsü altında geçtiği bölgelerde yaklaşık bin 200 fotoğraf çekti. Mannerheim’ın geride bıraktığı arşiv, Asya’nın o yıllar için ulaşılması güç bölgelerini belgeleyen benzersiz bir görsel mirastı. Yapı Kredi bomontiada ve Finlandiya Büyükelçiliği işbirliğiyle düzenlenen “Batıdan Doğuya Asya-C. G. Mannerheim’ın Seyahat Fotoğrafları (1906-1908)” sergisi de 20’nci yüzyılın başında çekilmiş bu fotoğraflardan özel bir seçkiyi izleyiciye sunuyor. Sergi öncesi Atlas’ın sorularını yanıtlayan küratör Peter Sandberg, “Mannerheim’ın seyahat ettiği bölgede çok az fotoğrafçı bulundu, bu yüzden onun fotoğrafları olmadan 115 yıl önce bölgedeki günlük yaşamın nasıl göründüğünü bilemezdik” diyor. Sandberg, “Mannerheim’ın kareleri birçok yönden değerli; tarihsel, antropolojik, hatta coğrafi olarak. Örneğin Çin’de erozyonun ilerlemesini hesaplamak için kullanıldılar” diye devam ediyor.

Peki Yarbay Mannerheim, neden böyle bir yolculuğa çıktı? Peter Sandberg şöyle yanıtlıyor: “Mannerheim’ın yolculuğu askeri bir coğrafi keşif gezisiydi. Rus ordusu Genelkurmay Başkanlığı’nca Çin sınır bölgelerinden siyasi ve askeri istihbarat toplamak için görevlendirildi. Mannerheim, Finlandiya’daki bilim topluluğuyla yolculuğunun bilimsel hedefleri hakkında da konuşmuştu. Etnografik nesneleri toplamak, karşılaştırmalı antropoloji için bölgedeki farklı toplulukların fotoğraflarını çekmek gibi görevler üstlenmişti, bu nedenle keşif gezisi aynı zamanda çalışmalarının önemli bir parçasıydı. Mannerheim körüklü bir görüş kamerasıyla 9×12 santimetrelik plakalarda yaklaşık bin 200 fotoğraf çekti. Bunların bir kısmı hurdalıklar, köprüler ve dağ geçitleri gibi açıkça askeri amaçlar içindi. Ancak çoğunluğu antropoloji çalışmasının bir parçasıydı.

Mannerheim,-Kırgızistan’daki-Ak-suu-köyünde-çektiği-fotoğraf

Mannerheim, Kırgızistan’daki Ak-suu köyünde çektiği fotoğraf için “Taot’ai, Chent’ai, Tifangkuan ve ben” notunu almış (üstte).

Doğu-Türkistan

Mannerheim iki yılda yaklaşık 14 bin kilometre yol aldı. Doğu Türkistan’ı geçtikten sonra gittiği Yarkend’de objektifine kilise bahçesinde kumar oynayanlar takılmış

MANNERHEİM KİMDİR?

MANNERHEIMCarl Gustaf Emil Mannerheim, o dönemde Rus İmparatorluğu’na bağlı Finlandiya’da İsveç kökenli bir ailede 1867 yılında dünyaya geldi. Genç yaşta girdiği Rus ordusunda kısa sürede yükseldi. Finlandiya’nın bağımsızlığını kazanmasının ardından genelkurmay başkanlığı, cumhurbaşkanlığı gibi önemli görevlerde bulundu. 1941-1942’de seyahat raporu kitap olarak basıldı, ancak fotoğrafları ön plana çıkaran ilk kitap 1990’da yayımlandı. 1951 yılında hayatını kaybeden Mannerheim’ın Asya seyahati koleksiyonu günümüzde Finlandiya Ulusal Müzesi’nde sergileniyor.

Onun fotoğrafları olmadan 115 yıl önce bölgedeki günlük yaşamın nasıl göründüğünü bilemezdik.

FOTOĞRAFLAR NEDEN ÖNEMLİ?

Rusya sadece birkaç yıl önce Mançurya’da Japonya’ya karşı küçük düşürücü bir yenilgiye uğramıştı. Şimdi Orta Asya’da karmaşık bir siyasi oyun sürmekteydi. Bölgenin ana aktörleri Rusya, Japonya ve İngiltere olmakla beraber, çeşitli milletlerden casuslar, ajanlar ve araştırmacılar da bölgede oldukça aktifti. Mannerheim bu görevi örtbas etmek için bir kâşif gibi davrandı.

Mannerheim fotoğrafların çoğunu antropolojik çalışmasının bir parçası olarak etnografik öğeler topladığı insanların (Uygurlar, Kalmuklar, Torgutlar, Yugurlar/Sarı Uygurlar, Kırgızlar ve Tangutlar) yaşamlarını ve kültürlerini resmetmek için çekti. Çin’e uzanan yolculuğu boyunca fotoğraf çekmeye devam etti, ancak fotoğraflarının çoğu seyahatinin ilk bölümünü kapsıyor. Bu fotoğraf koleksiyonu, Orta Asya ve Çin’in şu anda büyük ölçüde yok olmuş ya da en azından değişmiş olan halklarını ve kültürlerini anlatan eşsiz bir seyahatname oluşturuyor.

Bu görsellerde yaşam yüzyıl öncesindeki haliyle günlük angaryalardan şenliklere kadar korunuyor. Zamanın diğer kâşifleriyle karşılaştırıldığında Mannerheim’ın çok yönlü oluşu göze çarpıyor. Durum ne olursa olsun, her zaman bir araştırmacının mesafesini koruyan Mannerheim’ın fotoğraflarında; kibirli mandarinler ve alçakgönüllü dilenciler, yerel polisler ve afyon içenler, askerler ve anneler, bozkır göçebeleri ve vaha kasabalarının tüccarları ile karşılaşıyoruz. Bir fotoğrafçı olarak Mannerheim insan portrelerinde oldukça başarılıydı. O zamanlar sadece birkaç fotoğrafçının ziyaret ettiği, fotoğraf makinesi ile hiç tanışmamış bir bölgede ve halklar arasında seyahat etti. Dönemin şartları göz önünde bulundurulduğunda beklenenin aksine, kendisi ve fotoğrafını çektiği kişiler arasında bir güven inşa etmeyi başardığını görüyoruz. Fotoğraflar durumu tüm canlılığıyla yansıtıyor; kişilerin içinde bulunduğu anı tüm berraklığıyla görebiliyorsunuz. Portrelerinin yanı sıra Mannerheim’ın fotoğraflarının belki de en ilginç olanları, günümüz belgesel fotoğrafçılığını temsil eden örnekleridir. Bozkırların binicilik oyunlarını, kasabaların cenaze törenlerini, sokak manzaralarını ve atölyeleri fotoğrafladı. Çin İmparatorluğu’ndaki günlük yaşamdan festivalleri ve sahneleri fotoğrafladı. Bu fotoğraflarda tarzı şaşırtıcı derecede moderndi ve bir belgesel fotoğrafçısının yapması gerektiği gibi hiçbir şekilde müdahale etmeden ve belli bir mesafeyi koruyarak çalıştı. Fotoğraf çekme eylemi günümüzde olduğundan çok daha hantal bir işlem olmasına ve büyük kamerasının dikkat çekmesine rağmen bir şekilde görünmez olmayı başardı. Mannerheim’ın fotoğrafçılığı hem teknik kısmı hem de görsel kompozisyonu ele almasıyla açıkça belgeleyiciydi.”

Küratör Peter Sandberg’in İstanbul’daki sergi için kaleme aldığı notlardan…

Mannerheim’ın-ilgi-alanına-Kırgızistan-Alay’da-ulak-oynayanlar

Mannerheim uzun yolculuğuna askeri nedenlerle çıksa da bilimsel hedefleri de vardı ve kültürel ögeler, çektiği fotoğrafların önemli başlıklarından biriydi. Tanıştığı toplulukları her yönüyle belgeleyen Mannerheim’ın ilgi alanına Kırgızistan Alay’da ulak oynayanlar da girmiş.

Fotoğrafları şaşırtıcı derecede moderndi. Bir belgesel fotoğrafçısının yapması gerektiği gibi hiçbir şekilde müdahale etmeden ve belli bir mesafeyi koruyarak çalışmıştı.

Bunlar hem portrelerden, hem de erken foto röportaj örneklerinden oluşuyordu. Askeri amaçlar olmaksızın manzara fotoğrafları da çekti.”

Mannerheim’ın yolculuğu Temmuz 1906’da St. Petersburg’dan başladı. Trenle Odessa’ya gitti ve buradan Bakü’ye ulaştı. Semerkant, Taşkent, ardından at arabasıyla Oş’a devam etti. Oş’tan itibaren esas olarak at sırtında, iki yılda yaklaşık 14 bin kilometre yol aldı. O zamanlar Rus Türkistanı’nın parçası olan Oş’tan sonra sınırı geçerek o zamanki Çin Türkistanı’na geçti. Kaşgar’a ulaştıktan sonra önce Taklamakan’ın güney kıyısındaki Hotan’a bir gezi yaptı. Daha sonra Kaşgar’a döndü. Tien Şan Dağları’nı geçti ve Urumçi’ye vardı. Oradan çeşitli Çin şehirlerini geçerek Pekine kadar devam etti. Mannerheim’ın kimlerle yolculuk ettiğini ise şöyle anlatıyor Sandberg: “Grubu kendisinden, bir veya iki Kazaktan, bazen bir tercümandan, aşçıdan ve bazen birkaç görevliden daha oluşuyordu. Yükleri ise yerel halkın kullandığı, atların veya öküzlerin çektiği arabalarda daha güvenli yollarda gidiyordu. İki kervan, yolda fırsat buldukça buluşuyordu.”

Bu küçük ekip büyük nehirleri aştı, yüksek dağları tırmandı, bozkır ve çöllerden geçti. Yolculuk boyunca Mannerheim ölçümler yaptı, haritalar çizdi ve yaşadıklarını yazıp fotoğraf- layarak belgeledi. Mannerheim Eylül 1908’de geri döndü ve askeri raporunu ertesi yıl yayımladı. Ancak bu sırada dünya siyaseti değişmiş, hazırladığı rapor hızla geçerliliğini kaybetmişti. 1941-1942’de seyahat raporu popüler bir kitap olarak yayımlandıktan sonra daha geniş bir şöhret kazandı. Bilimsel çalışmaları ise ilginç şekilde bugün bile geçerliliğini koruyor.

Çin’in-T’aiyüan-(Taiyuan)-kentinde-T’ing-szu-Tapınağında-afyon-kullananlar

Çin’in T’aiyüan (Taiyuan) kentinde T’ing-szu Tapınağında afyon kullananlar. Mannerheim’ın fotoğraflarındaki çok yönlülük, portre ve belgesel fotoğraflardaki başarısı dikkat çekiyor.

Küratör Peter Sandberg, sergi için hazırlanan 48 fotoğraflık seçkinin nasıl yapıldığını ise ise şöyle anlatıyor: “İstanbul’daki sergide yer alan fotoğraflar ağırlıklı olarak portre ve röportaj fotoğraflarından oluşuyor, birkaç manzara fotoğrafı da yer alıyor. Sergi kronolojik olarak kurgulandı, yolculuğun ilerleyişini takip ediyoruz. Mannerheim, çok yönlü bir fotoğrafçıydı, güçlülerin yanı sıra yoksulların yaşamıyla da ilgileniyordu ve çok dikkatliydi. Röportaj ve portre fotoğrafları, askeri raporundan çok daha uzun ömürlü oldu. Bu fotoğraflarla imparatorluk Çin’inin son yıllarına zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Çin hanedanı, Mannerheim’ın Pekine ulaşmasından sadece üç yıl sonra çöktü ve Çin tamamen değişti.”

Sergi, 6 Şubat’a kadar İstanbul’da Yapı Kredi bomontiada Galeri’de ziyaretçilerini bekliyor

Mannerheim’ın fotoğrafları birçok açıdan değerli. Örneğin Çin’de erozyonun ilerlemesini hesaplamak için kullanıldılar.
— PETER SANDBERG, KÜRATÖR

 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Kategoriler
Kültür&SanatTarih
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Sümer Dünya Dışı Yaratılışın Hikayesi: Anunnakiler

    İnsanlığın kökenine ilişkin Sümer versiyonunu anlamak için düşüncemizi biraz değiştirmemiz yeterli. Sümer bilgilerinin geniş bir kısmını alışılmadık olsa da birleşik bir teoride yoğunlaştırmak için çok çalışan Zacharia Sitchin, bu...
  • Michel Welbeck ve Umutsuzluğun Günahı – Julian Barnes

    1998 yılında Paris’te düzenlenen Prix Novembre’nin jüri üyelerinden biriydim; adından da anlaşılacağı üzere edebiyat sezonunun sonunda verilen bir ödüldü. Goncourt jürisi Welbeck’in romanını yanlış anladıktan ve diğer jüriler hatalarını...
  • Patricia Esteban Erles; Oyun

    Patricia Esteban Erles, çağdaş bir İspanyol yazar ve gazetecidir. Kısa öykü yazarı olarak tanınır. Eserleri, Zaragoza Üniversitesi’nin “Kısa Öykü Ödülü”, “XXII Santa Isabel de Aragon Araştırma Ödülü” ve “Dos...
  • Kutzeye’nin Edebiyat Dünyası L. Doktorova

    John Maxwell Kutzeye (d. 1940), 2003 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibidir. Nobel Ödülü’nü dördüncü kez bir Afrikalı, ikinci kez de bir Güney Afrika temsilcisi kazandı. 1991 yılında bu prestijli edebiyat...