Zombilerin Kralı George A Romero

Yaşayan Ölülerin Destanını Filme Alan Efsane Yönetmen… “Öldükten sonra tekrar hayata dönüp son bir film daha çekmek isterdim” ‘ Neden zombileri bu kadar seviyorsunuz? Ne zaman ciddi bir film...
Zombilerin Kralı George A Romero

Yaşayan Ölülerin Destanını Filme Alan Efsane Yönetmen…

“Öldükten sonra tekrar hayata dönüp son bir film daha çekmek isterdim” ‘

Neden zombileri bu kadar seviyorsunuz?

Ne zaman ciddi bir film yapmaya kalksam çabalarım hüsranla son buldu. Ben de film dünyasına başka bir yerden bakma kararı aldım ve zombilere yöneldim. Fikir olarak yaşayan ölüler hoşumaGeorge-A-Romero-zombi-300×156 gidiyordu. 1968 yılında Yaşayan Ölülerin Gecesi isimli bir film çektim. Aslına bakarsanız o kadar yok film çekmedim. Mesela devam filmim 10 sene sonra geldi. Ondan sonraki zombi filmim iyin de bir 10 sene daha bekledim. Ben bu alanda otorite olmak ve işleri tekelime geçirmek falan niyetinde değilim. Tek derdim sinema sanatını kullanarak derdimi anlatmak ve mesajımı vermek. Yoksa korku filmlerinin Michael Moore‘u olmak gibi bir niyetim yok.

Zombileri biraz sizin gözünüzden dinleyebilir miyiz?

Ben her zaman zombilerin belli bir felaketi temsil ettiklerini söylemişimdir. Onlar dünyanın görmek istemediği bir değişimi sembolize ediyorlar. Bu doğal bir afet olabilir, uzaylıların istilası olabilir. Sonuçta aklınıza gelecek ve olması muhtemel ve konuşulmaktan kayından korkularımız zombilerle su yüzüne yıkıyor. Filmlerimizin çekildiği dönemlere dikkatle bakın. Konu hep insanların zombilere verdiği tepkiler üzerine odaklanmıştır. Konu aslında insanın yok saydığı korkulara verdiği tepkidir. Tabii zombi filmlerinde bu iş belli bir tarz ile yapılır. Her filmin ve yönetmenin kendine has tarzı vardır. Zombilerin olmadığı bir proje düşünüyor musunuz? Zombileri her zaman kullanabilirsiniz. Bu yüzden de elimin altında böyle bir joker olduğu iyin kendimi her zaman şanslı hissediyorum.

Önümüzdeki ay nükleer savaş bile çıksa konuyu zombilere bağlayan bir senaryo yazıp ortaya film çıkarabilirim. Onun dışında elbette zombilerin olmadığı birçok fikir var kafamda. Ama artık bu etiket üzerime yapıştı. Zombilerin olduğu korku filmleri benim kaderim oldu. Tabii bundan şikayetçi değilim. Baktığınızda bana böyle yaklaşılması hoşuma bile gidiyor. Ölülerin Şafağı filminiz 2004’te yeniden çekildi. Yeni filmi nasıl buldunuz? Yönetmen Zack Snyder aksiyon filmlerinde gerçekten usta bir isimdir. Özellikle filmin ilk 15 dakikası olağanüstüydü. Fakat ondan sonrası biraz köklerinden uzaklaştı ve bilgisayar oyunlarına benzedi. Ancak sonuçta eğlendirici ve başarılı bir aksiyon filmi var ortada. Ancak kişisel olarak ben derinlerde bir şey göremedim.

Modern korku sinemasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dürüst olmak gerekirse biraz üstünkörü buluyorum. Biraz sığ işler yıktığını düşünüyorum ve neden böyle filmler çekildiğini anlayamıyorum. Gerçi 70 lerde de fikrim buydu. “Hadi çıplak bir kadınGeorge-A-Romero-300×168 elinde bıçak tutsun ve dehşet saysın” denirdi; hiç anlamazdım.

Yine de o filmlerin korkunç olduğunu düşünmüyor musunuz?

Benim kafamda olan veya çekmek istediğim filmler bu kadar basit temeller üzerine kurulu değildi. Refleks korkular yaşamak istiyorsanız lunaparkta korku tüneline girebilirsiniz. Tüylü kostüm giydirilmiş bir manken aniden önünüze fırlayıp sizi fazlasıyla korkutacaktır. Bence sinema ve korkunun edebi bir altyapısı olmalı. Ancak bu sayede aslında ölümsüz filmler yapar ve kalıcı olursunuz.

Mezar tasınıza “Zombilerin Babası” gibi bir sey yazılmasını ister miydiniz? Açıkçası ne yazılacağı pek umurumda değil. Öldüğümde zaten iş bitmiştir. Onun yerine öldükten sonra tekrar hayata dönüp son bir film daha çekmek isterdim…

İçimizdeki zombi aşkı bitmek bilmiyor. Sayıca üstün olan zombiler her yerden karşımıza çıkmaya devam ediyorlar…

Neden zombi? Neden hayatımızda hep ölüler var?

“Popüler kültür” denince zombi kadar sıklıkla işlenen bir konu bulmak gerçekten zor iş. Yıllardır yattıkları toprağın altından kalkıp dünyamıza gelen zombiler hiç olmadığı kadar canlı! Filmler, George-A-Romero-zombiler-300×162kitaplar, bilgisayar oyunları derken onlarsız bir hayat düşünemez olduk. Aslına baktığımızda zombileri, ölü olmalarının yanında farklı kılan bir özellik yok. Zombiler seks kokan vampirlere veya acayip güçleri olan süper kahramanlara kıyasla oldukça sade ve gösterişsiz yaratıklar. Robot gibi hareket eden bu varlıklar koşamaz, yüzemez, dans edemez. Zeka olarak son derece geri olduklarını ve bir hayli kirli durduklarını ekleyebiliriz. Ne de olsa üzerlerinde ölü toprağı olan varlıklar zombiler!

Peki neden beyaz perdeden çizgi romanlara sürekli olarak karşımıza çıkıyorlar?

“Yiğidi öldür zombinin hakkını yeme diyerek konuya girelim. Bir kere zombiler hep belli bir felaketten sonra ortaya çıkıyorlar. Ortada va nükleer bir durum ya da doğaüstü olaylar var.

Ayrıca strateji olarak zombiler hamam böcekleri gibi hareket ediyorlar. Yani asla tek başına bir zombiye rastlamıyorsunuz. Karşınızda daima milyonlarca zombi saldırı pozisyonunda bekliyor. Tabii normal insanların çaresizliği de ilgi çekici malzeme veriyor. 1968 yılında Yaşayan Ölülerin Gecen filmiyle ünlü yönetmen George A Romero bu eğilimi ilk fark edip beyaz perdeye aktaran kişi. Onun da bu sayfalarda okuyacağınız söyleşisinde açıkladığı gibi zombiler insanların karanlık korkularının göstergesi olmaya devam ettiler. Savaş, terörizm, ekonomik bunalımlar, çevresel felaketler, sınıfsal çatışmalar derken zombiler kendilerine konu bulmakta gecikmediler. Bu konuyu inceleyen bir oyun ve ünlü yönetmenle yazımıza devam edelim.

Left 4 Dead 2Bilgisayarınıza bulaşan virüs!Zombiler video oyunda daha önce hiç olmadıkları vahşi ve saldırganlar. Üstelik sayıları da çok fazla!

Geçtiğimiz senenin hit oyunlarından Left 4 Dead gerçek bir fenomene dönüşmüştü. Zonıbilerin insanları ısırarak hastalık bulaştırdıkları L4D’yi oynayanlar bir daha oyunu bırakamaz oldular. Half-Life’ın ünlü yapımcısı Valve tarafından hazırlanan oyun hızlı temposu, bitmeyen aksiyonu ve yüksek adrenaliyle tavan yapmıştı. Bir grup asker bozması karakterin binlerce zombiye karşı ayakta kalmasını konu alan L4D, oyuncular için gerçek bir meydan okumaydı. Bu tarz oyunlar karşı tarafta her zaman için “Biraz daha oynarım, çok geç olmadı, nasılsa yarın erken kalkmama gerek yok” türünden hisler uyandırırlar. Zaten oyunun size yaşattığı atmosfer o kadar tatmin edici ki bağımlı olmadan ekran başından kalkmak mümkün değil.

Oyunu başarısı üzerine Valve, yeni oyun için kollan sıvadı ve ortaya eskisinden daha “bulaşıcı” bir hastalık çıktı. Yeni oyunda hikaye biraz daha geliştirilmiş. Senaryoda ilerlemek daha keyifli. Eskiden olduğu gibi senaryoyu internet üzerinden arkadaşınızla oynayabilirsiniz. Yeni oyunda seçebileceğiniz daha çok kahraman var. Karakterlerin her biri oldukça renkli.

George A Romero-call of the deadSilahlara geldiğimizde seçeneklerimizin arttığını görüyoruz. Yakın dövüş silahlara baktığımızda balta, yemek tavası ve gitar gibi elimize geçirdiğimiz her türlü malzemeyle zombileri dövebiliyoruz. Ayrıca elektrikli testere de ortalığı kan gölüne çevirmek isteyenler için bire bir. Artık yanan mermiler de oyunda mevcut. Nadir bulunan bu mermilerle yaratıkları yanarken izlemekten vahşi bir keyif duyacaksınız. Bu kadar silahı sadece “masum” düşmanlara karşı kullanmayacaksınız elbette. Bölüm sonlarında sizi bekleyen büyük düşmanlar artık daha güçlü ve tehlikeli. Başınıza bela olacak yeni arkadaşlarınız arasında Charger, Spitter ve Jockcy mevcut. Onlarla ne kadar geç tanışırsanız o kadar sağlıklı bir hayatınız olur! Internet ortamında oyun kendini çok uzun bir süre oynatacak içeriğe sahip. Oyuncular zombileri yok edebiliyor veya zombi olup diğer oyuncuları kendi taraflarına çekmeye çalışıyorlar. Yine iddialı bir bölüm de daha uzun süre hayatta kalanın kazandığı Survival Mode’u. Bu modda ölen bir arkadaşınızı yeniden hayata döndürmek isteyenler o arkadaşın cesedini bulmak zorundalar. Dolayısıyla birbirinizden fazla kopmadan ilerlemenizi öneririz.

George A Romero-resimSonuç olarak yeni oyun daha büyük ve daha gelişmiş bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. İlk oyunu sevmeyenler muhtemelen bunu da beğenmeyeceklerdir. Zaten yapımcılar ilk oyunda kendinden geçen kitleye uygun onlara yabancı gelmeyecek küçük ama başarılı değişikliklerle başarıyı getiren formülü geliştirme yoluna gitmiş.

Kısacası zombileri video oyunda görebileceğimiz daha başarılı bir yapım piyasada mevcut değil.

Kategoriler
RöportajSinema

Benzer Konular