Zeka Düzeyimiz

Ulu önderimizin bir sözü var:”Türk milleti zekidir” diyor. Bana göre hiç yanılmamış bu büyük adam, burada da mı yanılmıyor. Yani, Türk Ulusu zeki midir? Yoksa, Aziz Nesin Usta’nın dediği...
Zeka Düzeyimiz

Dr. Haydar DümenUlu önderimizin bir sözü var:”Türk milleti zekidir” diyor. Bana göre hiç yanılmamış bu büyük adam, burada da mı yanılmıyor. Yani, Türk Ulusu zeki midir? Yoksa, Aziz Nesin Usta’nın dediği gibi, yüzde altmışı geri zekalı mıdır? Bu sorulara bilimsel yanıt arayalım.

Beyin tıpkı bir bilgisayar gibidir. Onun kalitesi için, kuşkusuz makinanın donanımlı, sağlam, yani kapasitesinin geniş olması gerekir. İnsan beyninin donanımlı, sağlam, kapasitesinin geniş olması için, anne babalarıyla ve genetikle büyük ilgisi vardır. Yetmiş yıl öncesine kadar, nüfusun yüzde yetmişinin kırsal kesimde oturduğu bir ülkede, yapılan evliliklerde çiftlerin yüzde doksanı, neredeyse genetik açıdan akraba sayılacak kadar bir yakınlık içerisindeydiler. Bir köyde, beş altı kuşak gerilere gittiğinizde, ilk bakışta akraba gibi görülmeyen iki adayın, aslında aynı genetik soydan geldikleri ve aynı genleri taşıdıkları adeta bir kuraldır. Çünkü, genetikte onuncu kuşaklar bile çok yakın akraba sayılır.

Bilindiği gibi gerek zeka, gerek fiziksel sağlık ve estetik açıdan ,melezler çok daha şanslıdırlar. İnsanlarda üstün (dominat) ya da çekingen (resesif) genlerden ,çekingen olanlar anormallik ya da hastalık yapma özelliklerine sahipseler, örneğin eşlerden birinde cücelik, çekingen bir gen olarak varsa, öteki eşteki boy faktörü de dominant ise çocuk, normal boyda doğar. Ama, aynı geni taşıyan iki çiftin çocuğu olduğunda, bu çekingem genler birleşerek üstün özelliği bastırır ve çocuk sakat doğar.

Bu bilimsel gerçekten yola çıkarsak, sözünü ettiğimiz yıllara gelene dek Türk insanlarının doğuştan şanssızlığa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir başka deyişle zeka potansiuyelleri genetik açıdan kısır ve kısıtlıdır.

Zekanın gelişmesine yardımcı olan bir başka etken, yeterli proteini almaktır. Özellikle iki yaşına kadar çocukların protein eksiği olmadan beslenmeleri, zeka donanımlarına potansiyel kazandırır. Bu konuda da halkın yarısının ne düzeyde beslendiklerini biliyoruz.

Üçüncü faktör, beynin antremanıdır. Yani eğitilmesi. Bunu da bilgisayar benzetmesine uyarlarsak, bilgisayara ne kadar yükleme yaparsak, o kadar yanıt alırız. Çocuğun doğumundan iş yaşamına başlayana dek, geçen süre ve süreçlerde örneğin çocuklar için oyuncak, anne baba ve çevresiyle kuracak diyalogları, legolar, atariler gibi, el ve zeka becerilerini geliştiren gereçlerin dışında okuma, spor ve sanat alanında da eteeklerini geliştirecek olanaklara sahipseler, gelecekte onlardan beklentilerimize daha olumlu ve verimli karşılıklar alabiliriz.

Bu konuda da gerçekleri, Türkiye genelinde sizler değerlendirin lütfen. Şimdi sıra sonucu söylemeye geldi. İşte spor alanları (Sydney örneği), sanatın tüm dalları, bilim ve tekniğin Türkiye’deki durumu. Ve asıl önemlisi günlük yaşamımızı ve geleceğimizi belirleyen konularda, bu insanların nerelere koştuğuna baktığımızda, karşımıza çıkan sonuç, iki bakımdan içimi burkuyor ve kahroluyorum.

Birincisi Yüce Önder’in dediği gerçeğe uymuyor (bunun bir doping sözcükleri olduğunu biliyorum.) İkincisi, bu zeka düzeyine sahip kitlelerle nereye gideceğimizin bende yarattığı panik.

Sağolun, varolun sevgili vatandaşlarım. Sizlere gene sizlerin kimilerinizden öğrendiğim bir sloganla sesleniyorum: “Türkiye sizinle gurur duyuyor.”..
Not: Haa!.. Unutmadan ekleyeyim ne yazık ki Aziz Nesin Usta da yanıldı.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Dr. Haydar Dümen

Dr. Haydar Dümen sizlere her zamanki gibi en yeni ve en doğru bilgileri veriyor.
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Genetik üzerine

    Genetik üzerine

    Hepimizin gözü aydın. Genetiğin şifresi çözüldü. Metafizik, yeniden otopsi masasına yatırılıp kaderciliğin, falcılığın, büyücülüğün çanlarına ot tıkandı. Yaşamımızın ve yazgımızın doğa üstü güçlere, gökteki ölü yıldızlara bağlanmasına, inanan birkaç...
  • Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık

    Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık…

    Evliyim ve birbirimizi çok seviyoruz. Ben 22, kayınvalidem 43 yaşındadır. Beyi ölmüş, son derece güzel bir kadındır. Onunla bir kayınvalide gibi değil, iki samimi arkadaş gibiyiz. İki yıl önce...
  • Kızlık Zarı

    Kızlık Zarı

    Hepinizin merak ettiğiniz ama hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığınız kızlık zarı nedir, neden vardır, başlığıyla konumuza geliyorum. Bebekler doğduklarında ilk aylarda ve yıllarda çişlerini, kakalarını altlarına yaparlar, bebeklerin vaginaları...
  • Yaşanmış bir öykü

    Yaşanmış bir öykü

    Yörede az bulunan beyaz tenli, yeşil gözlü, kumral saçlı güzel kadın ateşler içinde yatmaktadır. Hastaya umar gerek. Umar kapısı ise, şeyhin kapısıdır. Umarsızlığın ezikliğinde, sabahın erken saatlerinde korkak eller...