Yumurta masum mu?

Geçtiğimiz günlerde televizyonlarda konuşan kalp cerrahı Dr.Bingür Sönmez, yumurtadan özür dileyerek, şimdiye kadar insanlara yumurtayı yasaklayarak yanlış yapıldığını, yumurtanın kolesterol sorununda önemli olmadığını açıkladı. Bunun üzerine, öncelikle köşe yazarları...
Yumurta masum mu

Geçtiğimiz günlerde televizyonlarda konuşan kalp cerrahı Dr.Bingür Sönmez, yumurtadan özür dileyerek, şimdiye kadar insanlara yumurtayı yasaklayarak yanlış yapıldığını, yumurtanın kolesterol sorununda önemli olmadığını açıkladı.

Bunun üzerine, öncelikle köşe yazarları olmak üzere neredeyse tüm medya, tıbbın yasakladığı her şeyde böyle bir sonuç çıkabileceğini, bu nedenle beslenme ile ilgili kısıtlamalara uymanın anlamsız olduğunu ima eden yazılar yazdılar.

Gerçek bu mu?
Kolesterolün damar sertliğindeki etkisi görülünce, öncelikle hayvansal gıdalar olmak üzere, kolesterol içeren gıdalardan uzak durulması tavsiyeleri yapıldı. Yumurta sarısı da kolesterol içerdiği için yasaklanan gıdalar arasında yer almıştı. Daha sonraki yıllarda bilimsel gelişmelerin ışığında yumurta sarısında gerçekten kolesterol bulunduğu, ama diğer yağlar doymuş katı yağlar grubunda olmadığı için ara sıra yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyinde anlamlı değişmeler yaratmadığı da belirlendi. Bunun üzerine önemli bir sağlık sorunu olmayanların haftada 2-3 yumurta yemelerinin sakınca yaratmayacağı açıklandı. Nitekim biz de yıllardır hastalarımızın beslenmelerini düzenlerken bu yönde davranıyoruz.

Önemli sağlık sorunu olmayanlara izin veriyoruz dedim, çünkü bazı kişilerde kolesterol hastalığı var. Genel olarak insanın bünyesindeki kolesterolün %80 kadarı bünye tarafından üretilir, %20 kadarı ise gıdalarla alınır. Ancak bazı kişilerin bünyeleri o kadar çok kolesterol üretir ki, bunun damarlara zarar vermesini önlemek için ilaç kullanarak karaciğerin kolesterol üretmesi azaltılmaya çalışılır. Bir yandan ilaçla vücudun üretimi azaltılmaya çalışılırken, hızla sonuç almak için, diğer yandan gıdalarla vücuda giren kolesterolü de engellemeye çalışırız.

Ya hep, ya hiç mi?
Maalesef medyamızda yayınlanan haberleri düzenleyecek, konuyu bilen uzmanlar olmadığı için, zaman zaman da medyatik olmanın cazibesine kapılarak, haber olabilmek için sivri laflar eden uzmanlar da bulunduğu için, sağlıkla ilgili haberler, çoğu zaman yanlış yoruma yol açabiliyor. Bunun sonucunda ‘hiç kimse kırmızı et yemesin’, ‘hiç kimse tereyağı yemesin’ ‘herkes salata yesin’ gibi yorumlar çıkıyor. Oysa her insanın bünyesi farklı, herkesin neyi yemesi ya da yememesi kendi bünyesine göre düzenlenmeli. Örneğin toplumda, çiğ sebze, meyve, salata dünyanın en sağlıklı beslenmesidir gibi bir kanı oluştu. Sindirim sistemi sorunları olan, bağırsaklarında ülserli kolit gibi sorunu olan birini bu şekilde beslerseniz yaşamını riske sokarsınız. Aynı şekilde ciddi damar sertliği sorunu olan, kolesterolü çok yüksek birine de, kolesterolünü kontrol altına almadan, ‘canım, yumurta kolesterolü az etkilermiş, biraz yesen bir şey olmaz’ demek de doğru değil. Öte yandan, sağlıklı beslenmek için, hiç gereği olmadan kırmızı etten uzak duran birçok genç kadın, her ay kan kaybettiği ve de kırmızı etten alacağı kan yapıcılardan uzak kaldığı için ciddi kansızlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.

Brokoli ile hayat geçmez!
Dr.Sönmez’in ‘brokoli ile hayat geçmez, ara sıra işkembe de yenilmeli’ ‘benim büyükannem kuyruk yağı yerdi, 100 yaşından fazla yaşadı’ sözleri de medyada yanlış yorumlandı. Sanki bunu herkes yapabilirmiş gibi bir anlam çıktı. Keşke hepimizin genetik yapısı Dr.Sönmez’in büyükannesi gibi olsa, ve bizler de onun yaşadığı koşullarda yaşasak da hiçbir kısıtlamaya gerek olmadan beslenebilsek.

Tabii ki, ara sıra işkembe de yenilmeli, ancak ciddi bir damar sertliği sorunumuz yoksa ve kolesterol düzeyimiz kontrol altında ise, ve de gerçekten ara sıra olursa…

Dr.Sönmez de konuşmasında bunu açıklamıştı ama, konunun şehvetine kapılan medyacılar bunu pek ön plana çıkartmadılar.

Siz, siz olun, ne beslenmenizi ne de tedavilerinizi, doktorunuza danışmadan medyadaki bilgilere bakarak düzenlemeye kalkmayın, hele de bir sağlık sorununuz varsa..

 

Dr. Gündüz Tezmen
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Kategoriler
BeslenmeKöşe YazılarıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Phytonutrients (Fito-besinler)

    Phytonutrients (Fito-besinler)

    Beslenme bilimi gelişmeye devam ettikçe önem kazanan bir bileşik sınıfı fitobesinler (phytonutrients) dir. Fitobesinler, meyve, sebze ve diğer bütün besinlerde bulunan, sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesinde etkin rol oynayan...
  • Fito-Österojenlerin Biyokimyası

    Fito-Österojenlerin Biyokimyası

    Pek çok “batı tipi” hastalığın gelişmesinde beslenmenin önemli yer tuttuğu uzun süredir bilinmektedir ve çalışmalar çeşitli toplumlarda hastalıkların gelişiminde beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının büyük önemi olduğunu ortaya çıkarmaktadır....
  • Beslenme Terapisini (Nutritional Therapy) Ana Akıma Almak

    Beslenme Terapisini (Nutritional Therapy) Ana Akıma Almak

    Beslenme Terapisi olarak adlandırabileceğimiz Nutritional Medicine ya da Nutritional Therapy, tamamlayıcı tıp akımları içinde gittikçe daha çok ilgi çeken ve üzerinde daha çok uzmanın çalıştığı bir dal. Aşağıda bu...
  • Okul çağındaki çocukların beslenmesi

    Okul çağındaki çocukların beslenmesi

    Uzmanlar, okul dönemindeki çocukların 3 ana, 2 ara öğün alması gerektiğini belirtiyor. Uykuda geçirilen açlık döneminin ardından enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için de sabah kahvaltısının şart… Hem enerji sağlamak hem...