Yetişin herif ölüyor!…

Size bugün yaşanmış ve gerçek bir olayı masalmış gibi anlatacağım. Bir zamanlar ülkenin birinde o ülkeyi yöneten en büyük başlardan, halkın masal kahramanı gibi nitelediği bir adam varmış. Adam...

Size bugün yaşanmış ve gerçek bir olayı masalmış gibi anlatacağım. Bir zamanlar ülkenin birinde o ülkeyi yöneten en büyük başlardan, halkın masal kahramanı gibi nitelediği bir adam varmış. Adam olduğu için hepimiz gibi yer, içer, yatar ve uyurmuş. En başta olduğundan dolayı da, yaşamını ve zevklerini, en kaliteli, en güzel, en görkemli yerlerde değerlendirirmiş.

Yetişin herif ölüyor

Yaşı ilerlemiş ama, her erkek gibi içi, dış dünyaya kapalı değilmiş. Pek çok öteki erkekler gibi geçim derdi, ekonomik, sosyal sorunları olmadığından, bu kıpırtılarına dur demek yerine, olabilecek fırsatları da değerlendirirmiş. Bunun için de, şanına uygun bir ortamı, Marmara Denizi’ni ve boğazı kucaklayan ünlü, şanlı bir oteli kullanırmış.

O gün de öyle olmuş. Zamanının en güzel, en şakrak,en seksi kadını kendisine bir armağan gibi sunulmuş. Ortam hazır, yeme, içme, hoş-beş sohbetten sonra, genç taze ile olgun baş, odalarına çekilmişler. Koridorlarda sinek uçsa duyulacak, sessizlik ve güven ortamı sağlanmış. Oradakiler de ayıp olmasın diye uzaklara ve odalarına çekilmişler.

İçeride olanlar bizi ilgilendirmiyor. Aradan yarım ya da bir saat geçmiş ya da geçmemiş, şen şakrak seksi taze dilberin, yarı üryan odasından fırlayarak:”YETİŞİN HERİF ÖLÜYOR!…”feryatlarına yetkililer korumalar telaşla koşmuşlar…

Bu masalın gerisini anlatmak gereksiz. Bizim de biçemimize yakışmaz.

Tahmin ettiğiniz gibi bu baş adamımızın, aşkın heyecanına, seksin telaşına dayanamayan yüreği teklemiş, morarmış ve kendinden geçmiş.

İnsanız, bunlar olabilir. Ben kendi adıma” kınadım” bile diyemiyorum. “ibadet de kabahat de gizli” diyen atalarımıza, durduğumuz yerde karşı çıkmanın bir anlamlıda yok ama, bizim de diyeceğimiz bir şey var:

Sayın büyüklerimiz dahası erkek türdaşlarım ,en kritik anlarınızda size “HERİF” diyecek bir kadını koynunuza almayın. Kadını etinden, kemiğinden, önce duygularını, ruhunu ,estetik boyutlarını seçip tercih edin ki, kendi kalitenize ihanet etmeyin kendinize ve çevrenize güven referansını verin.

Çünkü: Ünlü bilgin Socrat’ın da böyle bir öyküsü var. Socrat bir alanda konferans verirken, kalabalık bir grup kendinden geçmiş durumda onu dinliyorlar. O sırada oradan geçmekte olan bir fahişe de bu kalabalığa katılır. Dinler, dinler ve şaşkınlıkla:”Yahu bu adamın neresi büyük, anlamıyorum, siz bir de onu benimle kaldığı zaman görün”der. Demesine der de, bu söz de tarihe geçer, yüzlerce yıl sonra bizim başın halvet olduğu kadınla bu zaman diliminde kesişiverir.

Değerli okurlarım bir öz deyimimiz vardır:”Herkes kendi alanında otlasın.” Biz de diyoruz ki; Herkes kendi pazarından alış-veriş yapsın.

Kategoriler
Cinsel SağlıkSağlık
Dr. Haydar Dümen

Dr. Haydar Dümen sizlere her zamanki gibi en yeni ve en doğru bilgileri veriyor.
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Vajinismus Tedavisi Başarı Öyküsü

    Vajinismus Tedavisi Başarı Öyküsü

    Mualla hanım 34 yaşında çok hoş bir hanımefendiydi. Zarif görünümlü, her bakanı etkileyebilecek bir tarzı vardı. Uzaktan gelmişti ve akşama dönecekti. Yeter ki iyi gelin sıkıntıma ben yine gelirim...
  • Genetik üzerine

    Genetik üzerine

    Hepimizin gözü aydın. Genetiğin şifresi çözüldü. Metafizik, yeniden otopsi masasına yatırılıp kaderciliğin, falcılığın, büyücülüğün çanlarına ot tıkandı. Yaşamımızın ve yazgımızın doğa üstü güçlere, gökteki ölü yıldızlara bağlanmasına, inanan birkaç...
  • Zeka Düzeyimiz

    Zeka Düzeyimiz

    Ulu önderimizin bir sözü var:”Türk milleti zekidir” diyor. Bana göre hiç yanılmamış bu büyük adam, burada da mı yanılmıyor. Yani, Türk Ulusu zeki midir? Yoksa, Aziz Nesin Usta’nın dediği...
  • Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık

    Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık…

    Evliyim ve birbirimizi çok seviyoruz. Ben 22, kayınvalidem 43 yaşındadır. Beyi ölmüş, son derece güzel bir kadındır. Onunla bir kayınvalide gibi değil, iki samimi arkadaş gibiyiz. İki yıl önce...