Yeme-içme politikası

Çocuğu olmayanlar, kendi çocukluklarından hatırlayabilirler; çocuğu olanlar için de çok bildik bir hikâye… Çocuk milleti yemek sevmez, daha doğrusu sofraya oturup (bize göre) güzel yemekler yemeyi sevmez. Onun yemediğini,...
çocuk yemek yeme
Yankı Yazgan

Prof. Dr. Yankı Yazgan

Çocuğu olmayanlar, kendi çocukluklarından hatırlayabilirler; çocuğu olanlar için de çok bildik bir hikâye… Çocuk milleti yemek sevmez, daha doğrusu sofraya oturup (bize göre) güzel yemekler yemeyi sevmez. Onun yemediğini, başka taraflara baktığını, önündeki tabağı itip kaktığını gören anneler, çevrenin kınayıcı bakışlarını da üstlerinde hissetmeye her zaman hazır olduklarından mı ne, yerin dibine geçer, ve… Ne yaparlar?

Tabağı önlerine çekip, başlarlar kaşıkladıkları yemekleri çocuğun ağzına doldurmaya… Çocuğun ağzından burnundan taşan besinlere ne kadar ihtiyacı olduğu, bu şekilde ne tür yararlı alışkanlıklar kazandığı ayrı bir mesele… Ağzına beslenme, en temel ihtiyacını bile annesinin elinden ağzına servis bekleyerek karşılatma durumunun servis sağlayıcısına (anneye genellikle) ne deseniz boş. O, bu durumdan âdetâ memnun, ancak söylene söylene ağzına beslemeye devam eder. “İnisiyatif sahibi olmama”, “hep başkasından bekleme” gibi toplumsal özellikler dendikçe aklıma hep bu “ağzına beslenme” sahneleri geliyor.

Aslında başka bir konuya değinecektim… Nasıl oluyor da, o bizce güzel yemekleri, ufaklıkların da aynı tadı alarak yemelerini bekliyoruz. Dildeki ve beyindeki tad bölgeleri henüz çok farklılaşmamış ve bazı temel tadlar dışındakileri iğrenç lezzetler olarak algılıyorsa, bu tür zorlamalarla, ne yapmaya çalışıyoruz? Çocuğun ağız tadının ne olduğu hakkında kendi varsayımlarımızın dışında, gerçekten nelere ihtiyaçları olduğunu ve neyin tadını çıkaracaklarını anlamadan yaptığımız yiyecekleri, bir de yiyemeyecekleri miktarlarda doldurduğumuzda önlerine, etkili olamıyoruz.

Belki de o yüzden, bu çocuklar büyüdüklerinde, İstanbul’un kötü yemekleri havalı biçimde sunarak yemek “yediren” lokantalarına gidiyor ve rahatsızlık duymadan yemeklerini yiyor, övgüler düzüyorlar. Çocukluktan kalma yemek anılarını tazeledikleri bu “mekân”lara övgülerini dergi-gazete köşelerine taşıyanlar bile olabiliyor.

Bebeklikten bu yana yemek yeme zevkini kaybettirici bir şekilde beslenen çocuklar, büyüyünce de yemek yemenin kendisinden gayri her şeyin ön planda olduğu mekânlarda rahat etmesinler de ne yapsınlar?

Kategoriler
Çocuk PsikolojisiPsikiyatristSağlık
Prof. Dr. Yankı Yazgan (Psikiyatrist)

Prof. Dr. Yankı Yazgan, içinde kendinizi de bulacağınız yazılarıyla sizlerle...
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular