Her yaşta fit olmak hakkımız

Ayşe hanımı çok sevmiştim. 60 yaşlarında ama 45 bile göstermeyen hani etrafa neşe saçan, girdiği yeri aydınlatan kişiler vardır ya bu söz onun için söylenmişti sanki. Anlatmaya başladığında hikayesi...
Her yaşta fit olmak hakkımız

Ayşe hanımı çok sevmiştim. 60 yaşlarında ama 45 bile göstermeyen hani etrafa neşe saçan, girdiği yeri aydınlatan kişiler vardır ya bu söz onun için söylenmişti sanki. Anlatmaya başladığında hikayesi de neşe doluydu. “Ben yaşıtlarım gibi diz ağrılarım geçsin diye zayıflamak istemiyorum doktor hanım, diye başladı konuşmasına. Hiçbir zaman istediğim gibi ince olamadım. İçimde ukde kaldı. Tamam, güzel bir kadınım biliyorum ama hep insanların bana çok güzelsin deyişleri ile yaşadım. Ölmeden önce bir kez olsun bu cümleyi duymadan iltifat almak istiyorum” diyordu. Çocukluğundan beri kilolu olduğunu söylüyordu. “Ne zaman diyet yapsam, daha fazlasıyla geri döndü. Artık diyet profesörü gibiyim. Herkese yardım ediyorum. Onlarla beraber zayıflıyorum, sonra hop benimkiler geri geliyor” diyordu. Çok keyifliydi sohbeti.

Yemek alışkanlıkları üzerine konuşmaya başladığımızda, çok güzel yemek yaptığını, özenle sofra kurduğunu söylüyordu. Sabah kalkar kalkmaz aç kalktığını, karnının hep aç olduğunu, hiç doymadığını anlatıyordu. “Hep yemek istiyorum bu yaşıma kadar hiç doyduğumu anlamadım. Yemeğe başlıyorum, masadan kalkmak istemiyorum. Ta ki masadaki yemek istediğim her şey biterse anca o zaman kalkabiliyorum içim rahat.” Herkesi yedirerek mutlu etmeye çalıştığını, bu yüzden etrafındaki çoğu kişinin kilo problemi olduğunu söylüyordu.

Ayşe Hanım’a insanları yedirirken ne hissettiğini sorduğumda, “Sanki onlarla yemeğimi değil sevgimi paylaşıyorum. Çünkü ben tüm yemeklerimi sevgiyle hazırlıyorum. Onlar yedikçe beni daha çok seviyorlar gibi geliyor. Bu yüzdende habire yemek yapıyorum” diyordu.

Çocukluğundan beri kilolu olduğunu söylemişti. Yaptığımız seansta aslında 7- 8 yaşlarına kadar zayıf olduğunu hatırladı. Küçükken çok yaramaz olduğunu, hep hareket halinde olduğunu, etrafındaki herkesi bıktırdığını söyledi. Evet, o yüzden çok zayıftım, her deliğe girerdim. Bir seferinde saklandığı yerden duydukları onu çok üzmüştü.

Ayşe Hanım’ın, annesi ile babası tartışıyorlardı. Ayrılacaklarını söylüyorlardı. Annesi eşine, Ayşe’yi sen al, küçüğü ben alırım. Annemler Ayşe’yi istemiyor deyince, babasının, benimkiler de Ayşe’yi istemiyor sen al demesi, küçük Ayşe’nin dünyasını yıkmıştı. Beni kimse sevmiyor, istemiyor diye düşünmüştü. Zaten onlar ölene kadar da sevgilerini hissetmemişti hiçbir zaman. İçimde kocaman bir boşluk var sanki hiç dolduramadığım. Anne babanın sevgisinin yeri dolmuyor diyordu.

Evet, Ayşe Hanım konuştukça, sürekli aç hissetmesinin nedeni de dökülmüştü dudaklarından. Zaten kilo almaya başlaması da bu dönemden sonraya rastlıyordu. Annesi güzelliğine çok düşkün bir kadındı. Her zaman formda olmak isterdi. O yüzden yemekler evde hep geçiştirilirdi. Beraber sofraya oturdukları bile çok azdı. Onun kilo alması annesini çok kızdırırdı. Bir gün arkadaşına gittiğinde, onun annesinin özenle hazırladığı sofrada çok mutlu olduğunu hatırlamıştı. Hala içim sızlıyor bu yaşıma geldim, annem bir kere bile bana öyle sofralar hazırlamadı. O yüzden benim tüm sofralarım, saray sofrası gibidir. Her kurduğum sofrada anneme gol atmış gibi hissediyorum diyordu.

Sevgi açlığı içindeki Ayşe Hanım için sofralar, sevgi paylaşılan yerlerdi. Aynı zamanda annesine olan öfkesini canlı tutuğu anlardı. Küçücük Ayşe’nin dünyasında yaşadığı anne ve babasına olan kırgınlığı, onu yıllar boyunca sevgiye aç bırakmıştı. Anneye tepki olarak aldığı kilolar, artık onun için bir silahtı. Annesine attığı gollerdi. Maç çoktan bitmişti, ama mücadele sürüyordu.

Bunları anlatırken Ayşe Hanım o günlere gitmiş ama gülen yüzü hiç değişmemişti. Doktor hanım ben bunları çok çalıştım daha öncede gittiğim yerlerde. Bir faydası olmadı. Artık torun torba sahibi oldum, onları afettim diyordu. Buna benzer şeyleri çok duyuyordum. Affettim, kapattım, artık üzülmüyorum… Tabi bunlar güzel şeyler, ama duygu yerinde durduğu sürece tamamen yüzeysel kalıyor. Beraber çalışmaya başladık. Önce anne babasına kulak misafiri olduğu o günü çalıştık. Başlarda pek bir şey hatırlayamadığını söyleyen Ayşe Hanım bir süre sonra, kaçamamış ve duyguya yenilmişti. Artık gülmüyor aksine titriyordu. Çok korktuğunu, onu kimsenin istemediğini, artık yalnız kaldığını hissettiğini fark etti. Bu duygusuna ısrarla çalıştık. Hıçkırıklar içinde ağlıyordu. Ben daha çocuğum, beni niye istemediniz diye… Bir süre sonra duygusu azalmış, normale dönmeye başlamıştı. Önce annesi, sonra babasıyla olan yüzleşmesini yaptığımızda, daha da rahatladı. Onlara olan duygusu, artık olumluya dönmüştü.

Çok genç olduklarını, ne yapacaklarını bilmediklerini, aslında onu da sevdiklerini söylüyordu. Aslında daha çok kendisine kızıyordu. Bunun üzerinde çalıştık. Keşke herkesi bıktırmasaydım, keşke kardeşim gibi uysal olsaydım… Son keşkelerini de temizlediğimizde artık gözlerinde ayrı bir ışıltı parlıyordu.

Ayşe Hanım kendide yaşadıklarına şaşırmıştı. Bu kadar rahatlayacağımı hiç düşünmemiştim. Sanki içimdeki boşluk azaldı… Bana ne yaptınız diyordu, ertesi gün gelmek için ayrılırken. İkinci seansta, arkadaşının sofrasında hissettiği duyguya çalıştık. İlk seansta annesiyle barıştığı için bunu temizlemek çok daha kısa sürdü.

Kilo problemi ile çalıştığım kişilerle, kilosu konusunda ne düşündüğünü aynanın karşısında söylemesini isterim. Bunu evde çıplakken yapıp, yazarak bana gelirken getirmelerini isterim. Bir de çok sevdiği yiyeceklerin listesini. Ayşe Hanım kilolarının onu sevimsiz yaptığını düşünüyordu. Onu tanıyan kişiler, ondan hoşlanmayacaklar, onunla olmak istemeyecekler diye düşünüyordu. Bu yüzden ekstra uğraşılara girerek, onlara nefis sofralar hazırladığını fark etmişti. Onları yedirerek sevdirmeye uğraşıyordu kendisini.

Beraber kilolu da olsa sevilmeyi hak ettiğini, herkesin onu sevdiğini, ama kendi iradesiyle zayıf olmayı tercih ettiğini çalıştığımızda, artık aynaya bakarken kilolarını bile güzel görmeye başlamıştı. Ayşe Hanım, kendini sevmeye başladığında zaten duygusu boşalmıştı. Geriye yaşam değişikliğini hayata geçirmek kalıyordu ki, bu zaten onun uzman olduğu konuydu.

Kilo problemi ile çalışırken, kilo aldıran sağlıksız besinlere olan düşkünlüğü azaltıcı çalışmalarda yapılabilir ama Ayşe Hanım’ın problemi zaten her şeyi sınırsız yemesinden kaynaklanıyordu. Özel bir besin gurubunu seçmiyordu. Artık doyma hissi geldiği için daha normal miktarlarda yiyerek sağlıklı kilolara inmeye hazırdı.

Bitene kadar yemeliyim

Bir başka hastamız Mesude Hanım, 40 yaşlarında yuvarlak hatlı bir kadındı. Kendisi, diyetisyen arkadaşım tarafından bana yönlendirilmişti. Diyetisyen arkadaşım, diyete uyumla ilgili sıkıntıları olduğunu, belki beraber çalışmamızın daha yaralı olacağını düşünüyordu.

Mesude Hanım’ın problemi, yemeğe karşı hayır diyememesiydi. Etrafında hiç yiyecek olmadığı zaman gayet uyumlu ve diyetini devam ettirmekte başarılıydı. Ama bir şeyler ikram edilmişse ve ortamda yiyecek bir şeyler varsa asla yemeden duramadığını, orada hiçbir şey düşünemediğini, direk yediğini söylüyordu. Özellikle tatlı ve unlu gıdalara düşkündü. Onlar da zaten kilo almasına yetiyordu. Aslında biliyorum yanlış yapıyorum ama o an bunu düşünemiyorum diyordu. Yerken ne hissettiğini sorduğumda, “Hep yemek bulmuşken yemeliyim gibi geliyor bana. Sanki yemezsem aç kalacağım. Çok komik değil mi? Tokken bile böyle hissediyorum.” Mesude Hanım’a hiç aç kalıp kalmadığını sorduğumda, bolluk içinde bir hayat yaşadığını, çocukluğundan bu yana hiç açlık yaşamadığını söyledi.

Yaptığımız çalışmada Mesude Hanım, babasının çok sert ve kuralcı olduğunu, hata yapmasını asla hoş karşılamadığını söyledi. Öyle bağırıp çağırması olmadığından ama bir bakışının bile dayaktan ağır geldiğinden, hala bile onun yanında rahat olamadığından bahsetti. Bu yüzden hiç baba kız gibi olamamışlardı. Hep bir mesafe vardı aralarında. Bu onu hep üzmüştü. Beraber yedikleri yemekleri sorduğumda, çok resmi geçtiğini, sofrada hiç konuşulmadığını hatırladı. Hatta bir keresinde masaya oturmuşlardı ve masada en sevdiği yemekler vardı. Hangisinden yesem diye düşünürken oyalanmıştı. Babası bu durumu fark etmiş ve çok kızmıştı. ‘Ne yiyeceğine karar veremezsen yiyemezsin’ demiş ve cezalandırmıştı onu. Bunu söylerkenki ses tonu onu çok üzmüştü. O gece yiyemediği börek ve tatlılar rüyasına girmişti. Bunu hiç unutmam, ne zaman o böreği, tatlıyı görsem aklıma o gece gelir diyordu.

Mesude Hanım’ın hayatında hep bolluk bereket olmuştu ama bir anlık yaşadığı bu duygu onunla birlikte ömür boyu devam etmişti. Hep yemek bulmuşken yemeliyim, yoksa aç kalırım duygusuyla yemişti. Daha önce de bahsettiğim gibi, hissettiğimiz duygunun gerçek olması gerekmiyor. Çok yoğun hissedilmiş olması ve bizde iz bırakması yeterli.

Mesude Hanım aynı zamanda, babasıyla olan baba kız ilişkisinden de hiçbir zaman mutlu hissetmemişti. Hep bir boşluk söz konusuydu. Beraber o güne ait duygusunu çalışırken, babasına ait olan duygularını da boşaltmak Mesude Hanımı çok rahatlatmıştı. İkinci seansta tekrar kilo alacağı ile endişelerini temizledik vedalaştık. Daha sonra Mesude Hanım’dan aldığım geri dönüşler mutluluk vericiydi.

Kategoriler
BeslenmeZayıflama&Diyet
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • saglikli-ve-dogru-beslenmenin-temel-kurallari

    Sağlıklı ve Doğru Beslenmenin Temel Kuralları

    Sağlığımız açısından Sağlıklı Beslenmenin üç temel kuralı bulunmaktadır. Bu üç temel strateji sağlık açısından bizlere oldukça değer katacaktır. Günlük beslenmenin üç altın kuralı vardır. Bunların arasında sağlıklı bir Yaşam...
  • yavas-yemek-yiyenler-daha-az-kalori-aliyor

    Yavaş Yemek Yiyenler Daha Az Kalori Alıyor

    Yemek yemeyi çok sevebilirsiniz. Tabiri caizse nefes almadan da yemek yiyor olabilirsiniz. Fakat buna biraz dur demek kalori olarak size avantaj sağlıyor. Bunun için ne yapmak gerekir. Yapılan bu...
  • zayiflama-yontemleri

    Zayıflama Yöntemleri

    İnternet, televizyon ve birçok kaynakta baktığımızda oldukça çeşitli zayıflama yöntemleri mevcuttur ancak aralarında hiç kuşkusuz olarak güvenebileceğiniz yöntem  elbette ki Sağlıklı Beslenme olacaktır. Çünkü kaliteli ve uygun bir beslenme...
  • Gelinlik Diyeti

    Gelinlik Diyeti

    Büyük gün yaklaşıyor, evleniyorsunuz; o gün sizin gününüz ve tam istediğiniz gibi olmalısınız, başka yolu yok! Gözlerinizi kapatın ve kendinizi belki çok uzun zamandır hayalini kurduğunuz o beyaz elbise...