Yaşanmış bir öykü

Yörede az bulunan beyaz tenli, yeşil gözlü, kumral saçlı güzel kadın ateşler içinde yatmaktadır. Hastaya umar gerek. Umar kapısı ise, şeyhin kapısıdır. Umarsızlığın ezikliğinde, sabahın erken saatlerinde korkak eller...
Yaşanmış bir öykü

Dr. Haydar DümenYörede az bulunan beyaz tenli, yeşil gözlü, kumral saçlı güzel kadın ateşler içinde yatmaktadır. Hastaya umar gerek. Umar kapısı ise, şeyhin kapısıdır. Umarsızlığın ezikliğinde, sabahın erken saatlerinde korkak eller çekine çekine seyh’in kapısını çalarlar.
Şeyh orta yaşlı, kalın enseli, keskin bakışlı, mistik bir gizemin dokunmazlığıyla, tanrısal boyutlara doğru kol atmış, güçlü biridir.

Kul kişilerin geldiğini haber veririler. Şeyh gelenleri ve gelenlerin hastasını tanımaktadır. Hastaya gider, kapıdan içeri girer girmez, kuşkuyla havayı koklamaya başlar. Tedirgin çevresine bakar, bir felaket haberi verir gibi: “Süt koyuyor bu oda, süt!” diye bağırır. Ev sahipleri suçlu suçlu şeyhin yüzüne bakarlar. Şeyh yineler: “Süt kokuyor bu oda!..”

Odada süt yoktur ama, seyh’de de keramet çoktur. Çekinerek: “Şeyhim süt yok…” derler.
Şeyh yeniden havayı koklar, öfke ile: “Hayır, süt kokuyor” der, sonra yavaş yavaş, bakışlarını bir köşede yatmakta olan kadına çevirir. Biraz duraklar, karşısındakileri bir anlık kuşkunun kızkacına alır “Sakın, sakın?..” bakışları bir noktaya takılır ve ardından: “Şimdi anlaşıldı, bu kadın kocası ile süt kardeştir, bu koku ondan” diyerek, bir kötülükten kaçar gibi oradan uzaklaşır. Ezildikçe güçsüzleşen, akıllarını bağnazlıklara tutsaklayan adamlar şaşkındırlar. Gerçi böyle bir olayı anımsamıyorlardır ama, şeyh’in de dediği dediktir. Peşinden koşarlar, ayak üstü buyruğunu alırlar: “Kadın kocasından boşanacak, bir er kişiyle nikahlanacak, sonra o adamdan boşanacak, yeniden eski kocasıyla evlenecek. Yoksa tüm kötülükler, o evden, bu köyden gitmez.” Yıkılmışlardır.

Ertesi günü şeyh’in kapısındadırlar. El etek öperler. Şeyh dalgın, sessiz bir “zikre” girmiş gibidir. Bir ara bakışlarını gelenlere çevirir.

İnandıkça güçlenenlere karşın, inandıkça tükenen kullar: “Şeyhimiz Allah sizi başımızdan eksik etmesin, siz olmasaydınız biz günah denizinde boğulup gidecektik, umar sizden” diye inlerler. Şeyh’in yanıtı kısadır:”Umar bu…”

Şeyh, ocaktaki yalımların yansımalarına dalmıştır. Bu bizimkileri daha da bir umutsuzluğa düşürür. Korku ile karışık fısıldar gibi: “Şeyhimiz, büyüğümüz; kadınımızı kime nikahlayabiliriz; nikahlayıp sonra bırakacak namusuna güvenilir er kişi nerede?”

Bir açmazda son umutlarına oynamaktadırlar. Bir süre susarlar. Sonra:”Şeyh’im acaba?…”
Şeyh’in bakışları üzerlerine dikilir: “Ne acabası?”
Ayaklarına kapanırlar. Ağlamaktadırlar.

-Güvendiğimiz tek kişi sensin.
-Biraz dayanıklı olun canım, her şeyin umarı bulunur.
Ezilmişler, boğulmak üzere olan birinin ayağının karaya değmesi gibi, bir rahatlık duyarlar. Bu rahatlık onlara cesaret vermiştir. Bu fırsatı değerlendirirler.
-Tek güvendiğimiz er kişi sensin… Acaba?..
-Yani, benimle mi nikahlansın?
-Senin dediğin olur, sen büyüğümüzsün, sen kurtarıcımızsın.
-Kolay değil, kolay değil…
-Bir ineğimizi de veririz.
-Canım yaparsam din için, imam için yaparım.
-Allah senden razı olsun.
Ellerini ayaklarını öperler. Başarmışlığın gururluluğuyla şeyh’in yanından ayrılırlar.
Yeşil gözlü, beyaz tenli, dalgalı kumral saçlı, yörenin güzel dilberi, yıllardır şeyh’in dördüncü karısıdır.

Not: Görülüyor ki, bu ülkede her önüne gelen bir şeyler hortumluyor. O günlük şeyhin oltasına güzel bayan takılmış. Zavallı ezik halkım geçmişte de, şimdi de, gelecekte de geçmiş olsun…

Kategoriler
Köşe Yazıları
Dr. Haydar Dümen

Dr. Haydar Dümen sizlere her zamanki gibi en yeni ve en doğru bilgileri veriyor.
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Genetik üzerine

    Genetik üzerine

    Hepimizin gözü aydın. Genetiğin şifresi çözüldü. Metafizik, yeniden otopsi masasına yatırılıp kaderciliğin, falcılığın, büyücülüğün çanlarına ot tıkandı. Yaşamımızın ve yazgımızın doğa üstü güçlere, gökteki ölü yıldızlara bağlanmasına, inanan birkaç...
  • Zeka Düzeyimiz

    Zeka Düzeyimiz

    Ulu önderimizin bir sözü var:”Türk milleti zekidir” diyor. Bana göre hiç yanılmamış bu büyük adam, burada da mı yanılmıyor. Yani, Türk Ulusu zeki midir? Yoksa, Aziz Nesin Usta’nın dediği...
  • Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık

    Kayınvalidem ve ben tevavüze uğradık…

    Evliyim ve birbirimizi çok seviyoruz. Ben 22, kayınvalidem 43 yaşındadır. Beyi ölmüş, son derece güzel bir kadındır. Onunla bir kayınvalide gibi değil, iki samimi arkadaş gibiyiz. İki yıl önce...
  • Kızlık Zarı

    Kızlık Zarı

    Hepinizin merak ettiğiniz ama hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığınız kızlık zarı nedir, neden vardır, başlığıyla konumuza geliyorum. Bebekler doğduklarında ilk aylarda ve yıllarda çişlerini, kakalarını altlarına yaparlar, bebeklerin vaginaları...