Yağmur altında prefabrik müsamere

Epeydir bir ilkokul müsameresi seyretmemiştim. Okulun bitişinin kutlandığı bu törenler hep yapmacık ve sıkıcı gelmiştir. Kendime ait bir rolüm olduğu zamanlarda bile… Ama, bu sefer, farklıydı. Okulun kapandığı haftanın...
Yağmur altında prefabrik müsamere

Epeydir bir ilkokul müsameresi seyretmemiştim. Okulun bitişinin kutlandığı bu törenler hep yapmacık ve sıkıcı gelmiştir. Kendime ait bir rolüm olduğu zamanlarda bile…

Yankı Yazgan

Prof. Dr. Yankı Yazgan

Ama, bu sefer, farklıydı. Okulun kapandığı haftanın Cumartesi günü katıldığım gösterinin kendisinde bir farklılık yoktu aslında. Her zamanki gibi, sahnede çocuklar , öğretmenler, hoplayanlar, zıplayanlar, şiirler ve monologlar… Seyirci anne-babalar çoktan yerlerini almışlar. Her söyleneni coşkuyla alkışlıyorlar.
Farklılık müsamerenin ruhundaydı.

Yer: Adapazarı civarındaki prefabrik köylerden birisi.

Seyirciler: geçen yazın yıkımından sonra, ellerinde en değerli varlıkları çocukları kalabilmiş anne ve babalar.

Oyuncular: Deprem yıkıntılarının altından çıkıp, hiç akıllarına bile getirmedikleri bir hayat tarzına anne ve babaları ile birlikte sürüklenip gelmiş çocuklar… Anne-babalardan kendini yenileme çalışmalarına katılmış olanlar…

Gösteriyi yürütenler: Köyün ilkokulunun öğretmenleri, bir yıl önce aynı tip gösterileri daha pırıltılı sahnelerde, bazıları artık yaşamayan öğrencilerle yapmışlar.

Gösteriyi düzenleyenler: Hayatlarında böyle bir faaliyeti Adapazarı’nda organize edeceklerini bir yıl önce akıllarına bile getirmemiş, o güne kadar İstanbul dışındaki insanların ruhsal durumu hakkında birinci elden bilgi sahibi olmamış psikolog ve psikiyatristler. Son on aydır köyün ruh sağlığını korumaya yönelik faaliyetler sebebiyle oradalar.

Köy, depremin yıkıcı etkilerinden kurtulabilenlere bir barınma yeri. Kış başlarındaki halini hatırlayanlar, “ruhen ölü” ya da “hayalet köy” ifadeleriyle tarif ediyorlar durumu. İnsanların birbirleriyle tanışmadığı, yerinden olmuşluklarının etkilerini üzerinden atamadığı bir ortam.

Okul çevresinde başlayan “yeniden canlanma hareketi” ruh sağlığı alanındaki çalışmaların özünü oluşturuyor. Çocukların canlanıp hayata dönüşü, anne-babalara yayıldıkça, köy de üstündeki tozlarını silkmeye başladı.

Geçen Cumartesi, Adapazarı acayip yağmurluydu. Anne-babalar çocuklarının gösterilerini, komşularının travmanın ruhsal etkileriyle başa çıkma mücadelelerini iki saat yağmur altında izlediler. Gururluydular. Islandılar. Hayata dönüş biraz ıslak başladı anlayacağınız.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Prof. Dr. Yankı Yazgan (Psikiyatrist)

Prof. Dr. Yankı Yazgan, içinde kendinizi de bulacağınız yazılarıyla sizlerle...
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular