Woody Allen’ın Cevabı

2005 yılında üretilen Match Point, olduğu gibi (Match Point) dilimize çevrildi. Film, adını filmde sıkça gördüğümüz bir tenis oyunundan alıyor ve bir voleybol veya tenis maçında karşılaştığımız bir lider...
file_20150209120607296

2005 yılında üretilen Match Point, olduğu gibi (Match Point) dilimize çevrildi. Film, adını filmde sıkça gördüğümüz bir tenis oyunundan alıyor ve bir voleybol veya tenis maçında karşılaştığımız bir lider rakibin kazandığı son puanla maçı kazandığı son noktaya “maç puanı” deniyor. Tabii ki film tenis yarışmalarıyla ilgili değil, son darbe, son nokta, filmin sonunun Woody Allen filmlerinin hayranları için pek şaşırtıcı olmasa da her zamanki gibi aynı şok etkisini yaratmayı başardığını söyleyebilirim. New York, daha doğrusu Manhattan’a olan sevgisini filmlerinde ifade etmeyi seven Woody Allen, bu filmi diğerlerinden farklı olarak Londra’da çekti. Birçok filminde aynı oyuncuları ünlü bir yönetmen olarak kullanan Woody Allen, “Vicky, Cristina, Barcelona”Wiki (Victoria), Match Point’te kamera önünde Scarlett Johansson’u Nola Rice olarak tanıtıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde başarısız bir kariyerin ardından İngiltere’ye taşınan Nola, oyuncu olarak tanınmak ve kariyer basamaklarını yükseltmek için ona aşık olan köklü ve varlıklı bir İngiliz aileden Tom Hewett (Matthew Good) ile evlenmeye hazırlanıyor. Nola ve Chris, bir şekilde zengin olmayı hayal eden Tom’un tenis öğretmeni Chris Wilton’ın (Jonathan Meyers) Tom’un kız kardeşi Chloe (Emily Mortimer) ile tanışıp aileye katıldığı ilk günden itibaren gizli bir cinsel ilişki yaşarlar. Chris, hedeflerine ulaşmak için daha soğukkanlı, istediği iş ve paraya sahip. Özgür ve değişken olan Nola, Tom ile evlenmeyi reddeder ve hayatına eskisi gibi devam eder. Kadın-erkek ilişkisi ışığında film, temel insan ilişkileri, mantık ve duygu mücadelesi üzerine kuruludur.bize ilişkilerimizde ve duygularımızda ne kadar samimi olduğumuzu sorar. Sevgi ve dürüstlük uğruna onu paraya geri çeviren Nola’nın aksine, Chris sahip olduğu paraya ve rahatlığa sırtını dönemez. Öte yandan, Nola ile olan ilişkisinden vazgeçemez. Para kaybetme korkusu ve Nolaya’ya duyduğu rahatlık ile yüzleşene kadar duygularının gerçek yüzünü anlayamaz. Her zaman olduğu gibi, Woody Allen bu ikilemden ustaca çıkıyor. Seyirciye son darbeyi vurur. Böyle bir durumda Chris, fırsat bulduğunda birçok insanın yapacağı veya yapmak isteyeceği şeyi yapar ve sorunu çözmek için Nola’yı öldürmeye karar verir. Film, zamanı geldiğinde insanların kendi çıkarları için nasıl karar verebileceklerini araştırıyor.bu noktada ne kadar soğukkanlı olabileceğini ve suçluluk duygularını ruhunun derinlikleriyle nasıl kolayca sınırlayabildiğini gösteren tipik bir Woody Allen filmi olarak sona eriyor. Film Crimes and Misdemeanors’ı (1989) anımsatsa da, radikal bir şekilde farklıdır. Filmin yönetmenin kırk yıllık tecrübesinin sonucu olması, yönetmenin profesyonelliği filmin her sahnesinde hissediliyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Woody Allen filmi şimdiye kadar yaptığı en iyi film olarak nitelendirdi.Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Woody Allen filmi şimdiye kadar yaptığı en iyi film olarak nitelendirdi.Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Woody Allen filmi şimdiye kadar yaptığı en iyi film olarak nitelendirdi.

Bence Woody Ellen, Match Point’in “her film kendini tekrar ediyor, aynı temalara dokunuyor, farklı filmlerde benzer sahnelerle karşılaşıyor, her filmde aynı oyunculara aynı rolleri veriyor ve filmleri benzer sonlarla bitiriyor” eleştirisine yanıt verdi. “Vicky, Christina, Barsolona” bu eleştiriye neredeyse son verdi.

Klasik caz müziğinin etkisiyle filmin heyecanı ikiye katlanıyor. Film sona ererken müzik daha da yükseliyor ve Chris Match Pointy’yi bir orkestra eşliğinde izliyoruz.

… Film, dört Akademi Ödülüne aday olmanın yanı sıra, çeşitli festivallerde aday gösterildi ve 24’ün üzerinde adaylık kazandı.

Kategoriler
Sinema
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • eflatun

    Biraz Eflatun İstiyorum

    Kültür temalı festivallere, bir zamanlar sıkıcı addedilen konferanslara ilginin artmasını nasıl açıklamalı? Kültür temalı festivallere, bir zamanlar sıkıcı addedilen konferanslara ilginin artmasını nasıl açıklamalı? Bence neden, çöp TV’lere, sanal...
  • file_20141022081850473

    Woody Allen: “Banyoda En İyi Fikirleri Buluyorum”

    Kızlarım bile yaşlı olduğumu düşünüyor. Ama yine de her sabah ilk uyanıp okula gönderen benim. Yazmayanların anlamadığı bir şey var. Bilinçli yaptığımız cümleleri yazdığımızı düşünüyorlar. Aslında bunu bilinçsizce yapıyoruz....