Üzgünüm, Ama Çok İddialıyım

Hayata gülerek ‘bakan’ adam Metin Şentürk şimdi dizi oyuncusu. İlk kez ‘Kahpe Bizans’ta oyunculuğa bulaştı. Sonra bir trafik programı için skeçler yaptı. Şimdi Kanal D’de yayımlanacak ‘Unutma Beni’ için...
Metin Şentürk

Hayata gülerek ‘bakan’ adam Metin Şentürk şimdi dizi oyuncusu.

İlk kez ‘Kahpe Bizans’ta oyunculuğa bulaştı. Sonra bir trafik programı için skeçler yaptı.

Şimdi Kanal D’de yayımlanacak ‘Unutma Beni’ için kamera karşısında. Dizi hakkında pek konuşmuyor, sadece ‘şarkıcı dizisi değil’ diyor. ‘Unutma Beni’ 28 Şubat’ta sizi ekranlara davet ediyor.

‘Kahpe Bizans’ filminde çok kısa bir rolünüz vardı. Galiba bu, ilk büyük oyunculuk denemeniz…
Ben kendime oyuncu demiyorum, çünkü bu, gerçek ve büyük oyunculara haksızlık olur. Önce bunu söyleyeyim. Ama daha önce televizyona Demet Şener’le birlikte, altı-yedi bölüm kadar trafik programında çeşitli çalışmalar yapmıştık. ‘Kahpe Bizans’ta misafir oyuncuydum. Gani Müjde’nin arzusuydu, ben de onu kırmadım. Ama bu dizi başka bir şey. Ben çok sabırlı bir insanım. Projelerimi seçerken, doğru zaman, doğru insan ve doğru proje üçlemesine dikkat etmeye çalışıyorum. Çünkü başarı öyle geliyor. Biz bu dizi için 1997 yılında sözleştik. Bu altı sene boyunca projeyi bekledim. Aramızda gönül nikâhı kıymıştık, öyle sözleşme falan yapmadık. Kendimi eskitmemek, bir hata yapmamak adına başka hiçbir iş -müzisyenliğimin dışında- yapmadım. Çünkü Yavuz Turgul, Mustafa Oğuz, Şevket Altuğ gibi ustalar bu projenin içindeydi. Beklediğim zamanlar içinde çok zor günlerim de oldu. Maddi anlamda çok rahatlık sağlayacak teklifler de geldi, ama ben “Beklenen gün gelecekse, çekilen acılar kutsaldır” sözüne çok inandım.

Size ‘bir şarkı söyle’ deseler bin tane söylersiniz, ama oyunculuk farklı bir şey. Hiç zorlandınız mı?
Benden oyunculuk yapmam istenseydi, zaten başarısız olurdum. Güncel yaşantımda karşılaştığım olaylarda nasıl davrandıysam, dizide de öyle davrandım. Yavuz hocanın benden ve diğer çalışma arkadaşlarımdan istediği tek şey, oyunculuk yapmamaktı. Bunu anlatarak nasıl ifade ederim bilmiyorum, ancak seyrettiğinizde anlayacaksınız.

Canlandırdığınız karakter nasıl biri?
Dizideki ismim Aliş. Kulağa biraz yumuşak geliyor, ama öyle değil tabii. Orada Metin Şentürk’in ismi, cismi, popülerliği, hatta müzisyenliği de yok. Amatör anlamda var. Gerçek hayatımda kendimi normal hale getirmeyi mücadelem, azmim ve hırsımla başarmışsam, orada da yine mücadelesini çok hırslı bir şekilde veren Aliş var. Hayatı trajikomik bir şekilde ifade eden bir dizi bu. Yani orada da azimli, güçlü ve hırslı bir karakter var. Ama konular başka…

Konu tam olarak nedir? Yoksa bir sır mı?
Tabii ki sır değil. Ama insanlara sürpriz olsun diye konuyu çok fazla açıklamak istemiyoruz. Size sadece şu kadarını söyleyebilirim. Yugoslavya’da benim çocukluğumla başlıyor öykü. Babamın Müslüman, annemin de bir Sırp kızı olması, annemin sonradan Müslüman olması ve yaşadıkları baskılarla çatı kuruluyor. Sonra aile bir şekilde parçalanıyor. Aliş Kırklareli’ne geliyor ve öykü oradan devam ediyor. Bu kez de babamın anneme yazdığı şarkı çalınıyor ve ben de şarkının peşine düşmek için İstanbul’a geliyorum. Enteresan bir hikâye. Çok fazla detay veremiyorum, çünkü neyi anlatmaya başlarsam başlayayım yarım kalacak, devamını da anlatmam lazım. O zaman da sekiz bölümün tümünü anlatmam gerekiyor. Söyleyeceğim tek şey var, o da dizinin çok iyi olduğu.

Bu çalışmalar sırasında sizi en çok etkileyen ne oldu?
Bir kere çok değerli insanlarla çalışıyorum. Şevket Altuğ gibi bir insan var. Zaten ben sanatına, şahsiyetine çok saygı duyardım, ama tanışınca ağabey-kardeş, baba-oğul gibi olduk. Mükemmel bir frekansta buluştuk, o çok önemli benim için. O zaman işin kıymeti ve zevki daha çok artıyor. Hayatıma gerçek anlamda yeni bir boyut geldi. Ben bunun şu anda farkındayım, ama dizi yayımlandıktan sonra daha da farkında olacağım. Çünkü yeni bir kapı bu. Yeni bir dünya benim için. Hayatımda her zaman zoru başarmaya çalıştım. Burada da zoru başarıyorum. Mütevazılık yapmayacağım, çok gurur verici bir iş yaptığımızı bütün Türkiye görecek.

İddialısınız yani…
Kesinlikle. Üzgünüm, ama iddialıyım.

Kameralar karşısında çok rahatsınız ve doğalsınız. Bu, çok özel bir yetenek galiba…
Benim için her yer kamera. Ne fark eder ki? Şaka bir yana, kamera karşısında başka, önünde başka olmayı çok anlamıyorum. Bu, ikiyüzlülük gibi geliyor. Yapanları da anlamıyorum zaten.

Çok neşelisiniz, hatta çok fazla neşelisiniz. Bu, insana bazen gerçek değilmiş gibi geliyor. Oynuyor musunuz?
Oynuyorum, ama dizide. İğrenç bir espri değil mi? Oynamak çok uzak bir kelime. Fazla neşeli olabilirim, bu da benim yapım. Ben çocukken de böyleydim, gençliğimde de böyleydim, şimdi de böyleyim. Sanırım ömrümü de böyle tamamlayacağım. Hiçbir zaman, birilerine biraz daha neşeli görüneyim, bir yanımı kapatmaya ya da kamufle etmeye çalışayım gibi bir çabam olmadı. Belki “Adam kör olduğu için bu kadar neşeli davranıp, bunu kamufle etmeye çalışıyor” denebilir. Ama bu da olmaz. Çünkü Türkiye’de ‘sakatlıkla espri yapılmaz’ tabusunu ben yıktım. Çocukken kör olup olmadığımı işaretle sorarlardı, şimdi insanlar ‘abi nasıl görünüyorum’ diye espri yapıyor. Son derece komplekssiz bir insanım.

Bazıları özel hayatını kameralar önünde yaşayarak prim kazanacağını düşünüyor, ama siz saklıyorsunuz…
Adı üzerinde, özel hayat. İnsanların benim özel hayatımı merak etme hakkı var, ama benim de bunu yanıtlamama ya da saklama hakkım var. Hem ilişkide bulunduğum insanı korumak hem de yaşadığım ilişkinin kirlenmemesi için böyle olması gerektiğine inanıyorum. Bunu yapanların da kendi tercihidir, bir şey söyleyemem.

Peki hiç âşık olduğunuz kadına bir şarkı yazdınız mı?
Şimdi bunu söylersem, her şarkım için bir kadın olup olmadığını soracaklar. Hadi neyse söyleyeyim, var.

Hangisi?
Onu söylemem. Önemli olan şarkı olması değil mi? Var işte bir şarkım. Peki tamam söyleyeyim, 1990’da en çok satan albümümdeydi. ‘Bırakma Beni’ şarkısının böyle bir öyküsü vardır.

Aşık Metin Şentürk nasıl bir adam?
Psikopatlaşırım! Yok canım, ama duygularımın kontrolü yoktur. Her şey kontrol dışıdır âşık olduğum zaman. Kalbimin ve beynimin bütün limitlerini zorlayıncaya kadar severim. Benim için sevmek nefes alıp vermek kadar gerekli ve önemli. Aşkın, sevginin olmadığı bir yaşamın çok huzurlu olabileceğini sanmıyorum.

Şu anda âşık mısınız?
Evet…

Kimdir? / Metin Şentürk
  • 1966 yılında doğdu.
  • İlkokulu Körler Okulu’nda okudu. Liseyi ve üniversiteyi İTÜ Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü’nde tamamladı. 1988 yılında mezun oldu.
  • 1987-2000 tarihleri arasında 11 albüm yaptı.
  • İlk albümü başarı sağlamadı ve dört yıl ara verdi. Dört yıl sonra iyi bir çıkış yaptı.
  • ‘Kahpe Bizans’ filminde küçük bir rol oynadı. Şimdiyse Şevket Altuğ ile birlikte Kanal D’de yayımlanacak ‘Unutma Beni’ adlı dizide oynuyor.
Kategoriler
RöportajTV
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • emilia-clarke-for-la-times-may-2019-1
    TV

    Vahşi Kraliçe Emilia Clarke

    Ejderhalara yeniden hayat veren, onların alevlerinden korkmayan tek kadın o. ‘Game of Thrones’un Daenerys Targaryen’i Emilia Clarke. Dizide platin sarısı uzun saçları, masmavi gözleri ve belirgin elmacık kemikleriyle bizi...
  • Gözde Mutluer Tövbeler Tövbesi
    TV

    Set Arası Ders

    Genç yaşta şöhret olmak, cazip görünebilir. Ama onların da kaygıları, gelecek endişeleri var. O yüzden de diplomalarını ellerine almak için o ders senin, bu vize benim çalışıyorlar. Set ve...