Ünlüler Düşlerindeki Ofis Masasına Kavuştu

Erol Evgin’in kızı Elvan Evgin babasının izinden gidiyor… Erol Evgin’in kızı tasarımcılık yapıyor. Elvan Evgin, ofis mobilyaları tasarlıyor. Tasarım hırsızlarından yaka silkiyor; Evgin’e göre, ofis mobilyalarında 70’li yıllara dönüş...
Elvan_Evgin-Erol-Evgin

Erol Evgin’in kızı Elvan Evgin babasının izinden gidiyor…

Erol Evgin’in kızı tasarımcılık yapıyor. Elvan Evgin, ofis mobilyaları tasarlıyor. Tasarım hırsızlarından yaka silkiyor; Evgin’e göre, ofis mobilyalarında 70’li yıllara dönüş var.

İstanbul uzun vadede Milano, Paris gibi bir dünya tasarım kenti olma yolunda. İstanbul’un tasarım kenti olması konusunda emek veren tasarımcılar arasında ünlülerin çocukları da bulunuyor. Şarkıcılığının yanı sıra asıl mesleği mimarlık olan ünlü sanatçı Erol Evgin‘in kızı Elvan Evgin, babasının yolundan gitti. İç mimarlık okuyan Elvan Evgin düşleri gerçeğe dönüştüren bir tasarımcı olarak iş hayatında adından söz ettiriyor. Mobilya imalatı konusunda 100 yıllık geçmişi olan Axis’te tasarımcı olarak çalışan Elvan Evgin, firmanın diğer tasarımcısı İrfan Pulcu ile işadamlarına kişiliklerini yansıtabilecekleri ofisler tasarlıyor.

Yeni, özgün, işlevsel tasarımlar ortaya çıkaran, farklı çizgileriyle rakipleriyle boy ölçüşen iki genç tasarımcı, geçen günlerde ünlü sanatçıların düşlerindeki ofis masalarını gerçeğe dönüştürdüler.

‘Vizontele Tuuba’ filminin çekimleri nedeniyle yoğun günler geçiren Yılmaz Erdoğan’ın yanı sıra ünlü ressam Bedri Baykam, Levent Kırca, Müjdat Gezen ve ünlü modacı Cemil İpekçi, üzerinde çalışmaktan keyif alacakları hayallerindeki ofis masalarını Elvan Evgin ve İrfan Pulcu’ya anlattılar. İki tasarımcı, ünlü sanatçıların tasarımlarını önce kâğıda döktü, sonra gerçeğe dönüştürdü.
Ünlü sanatçı Müjdat Gezen kendisi için tasarlanan masanın Avustralya yerlilerinin bir av silahı olan bumeranga benzediğini, herkesin yaptığı işin bir gün iyi veya kötü kendisine döneceğine inandığı için böyle bir masa tasarladığını söyledi.

Elvan Evgin ile İrfan Pulcu’nun tasarımı olan ofis mobilyaları, Londra ve Azerbaycan’daki showroom’larda satılıyor. Ayrıca Almanya, Etiyopya, Irak’a da ihracat yapılıyor.

Yeni bir alan

Bir yıldır Axis’te olan Elvan Evgin, tasarımın çok yeni, ama çok güçlü bir iletişim alanı olduğunu söylüyor. Marmara Üniversitesi İç Mimarlık Mobilya Tasarımı Bölümü’nün ilk mezunlarından olan Elvan Evgin, çizdiklerinin gerçekleşmesinin her zaman kendisine büyük keyif verdiğini ifade ediyor. Mastır için New York’a giden Elvan Evgin, bir süre vitrin tasarımı yaptı. Tasarım yaparken her şeyden etkilendiğinin altını çizen Elvan Evgin, “Doğadan, ağaçtan, bir kapıdan, herhangi bir objeden bile etkileniyorsunuz. Tasarladığınız objenin çıkış noktası farklı olabiliyor. Tasarım hayal gücüyle orantılı bir şey. Hayal gücü fazla olan herkesin tasarım yapabileceğine inanıyorum” diyor.

Elvan Evgin Türkiye’de ofislerin yakın bir döneme kadar aynı tarzda yapıldığını söylüyor:

“Özellikle işadamlarının ofislerinde dikkat çeken mobilyalar ve renkler güç simgesi durumundaydı. Artık ofislerde değişim başladı. İnsanlar zamanlarının yüzde 60’ını geçirdikleri ofislerinde rahatlığı ön plana aldılar ve kendilerini yansıtan tasarımları tercih ediyorlar. Aslında ofislerde birtakım ergonomik şeyler değişmiyor. Masa yüksekliği, sandalyenin rahatlığı konusunda standartlar aynı. Sadece biçim, form ve yorum değişiyor. Bunlardaki değişiklik ise fark edilir değişiklikler yaratıyor. Biz özellikle kısıtlı çalışma alanları için kullanıcıya estetik, fonksiyonel ve minimal çözümler sunmayı hedefliyoruz.”

Elvan Evgin, geçen dönem baştan yaratılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki renklerin yanlış seçim olduğunu düşünüyor. Evgin’e göre özellikle yoğun tartışmalara neden olan ceylan derisinden yapılma koltuklar agresifliğe yol açıyor. Evgin, TBMM için en uygun rengin lacivert, koyu kahve veya siyahın tonları olabileceğini belirtiyor.

Elvan Evgin, tasarımcılık alanı seçiminde genetik bir etkilenme olduğunu belirterek, “Annem ve babam mimar. Onların yaratıcılığından etkilenmemek mümkün değil. Murat müziğe ben tasarıma yönlendim. Ama ikimiz de seçimlerimizden mutluyuz” diyor. Tasarım ürünlerinin fabrikasyon ürünlerden farkı olduğuna dikkat çeken Elvan Evgin şunları söylüyor: “Sonuçta tasarım butik işi. Malzeme, zaman, işçilik fiyatı değiştiriyor. Ancak Axis’te herkesin kolaylıkla alabileceği mobilyaların yanında üst gelir düzeyine sahip kişilere yönelik ürünlerimiz de var. Biz yaptığımız işlerle uluslararası arenada var olmak istiyoruz. Ürünlerimizde tasarımla fonksiyonelliği birleştirmeye çalışıyoruz. Farklı çizgileri yansıtan koleksiyonumuz kullanıcıya çok çeşitli seçenekler sunuyor. Eskiden turuncuyu ofislerde yalnızca reklamcılar kullanırken, bugün turuncuyu başka renklerle kombine ederek çok ciddi işadamlarının ofislerine kadar soktuk. Ayrıca ünlü sanatçılarla birebir görüşmeler sonucunda hayal ettikleri masaların çizimlerini ve üretimini yaptık.”

Tasarım hırsızları

Elvan Evgin’le birlikte Axis’te çalışan tasarımcı İrfan Pulcu, 2004 yılı koleksiyonlarını Ofistek 2003 Fuarı’nda tüketiciye sunduklarını söylüyor. Pulcu, her yıl onlarca mobilya tasarımı yapıyor. Duygularının tasarımlarını etkilediğini belirten Pulcu, “Tasarımcı neşeli ve keyifli bir dönemdeyse; bu, tasarımlarına renk ve biçim olarak yansır. İçe kapanık ve duygusal bir dönemdeyse, daha düz hatlı, yalın ürünler ortaya çıkar” diyor.

Ofis mobilyalarıyla ilgili yılda iki koleksiyon hazırladıklarını anlatan İrfan Pulcu, otel, hastane, anaokulları için özel konseptli mobilyalar tasarladıklarını, bina sahiplerinin özellikle hiç kimsede olmayan tasarım talebinde bulunduklarını, bu durumda daha özgün ve dış mimariye uygun mobilya tasarımı yaptıklarını söylüyor.

Tasarımcı İrfan Pulcu’ya göre ofis mobilyalarında 70’li yıllara dönüş var. Pulcu, tasarım hırsızlarından şikâyetçi olduklarını belirterek, “Tasarım hırsızlığı bizi üzen bir konu, çünkü emek veriyorsunuz, yaratıyorsunuz ve çalınmasını engelleyemiyorsunuz” diyor.

Kategoriler
İş - Kariyer
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular