Türkiye’nin Yeni Vizyonu

30 senelik yaşamımda hatırlayabildiğim en eski hatıram bir kazakla ilgilidir. Annemin ördüğü kahverengi kazağım ve şortumla fotoğrafçının karşısına geçtiğimde heyecanımı ve kendimi büyümüş hissettiğimi hâlâ hatırlarım. Diyeceğim odur ki,...

kerem-caliskan30 senelik yaşamımda hatırlayabildiğim en eski hatıram bir kazakla ilgilidir. Annemin ördüğü kahverengi kazağım ve şortumla fotoğrafçının karşısına geçtiğimde heyecanımı ve kendimi büyümüş hissettiğimi hâlâ hatırlarım. Diyeceğim odur ki, hangi Türk için örgü kavramı yabancıdır, bilinmezdir. Örgü, annelerden, anneannelerden gelen bir Türk klasiği, bir mirastır aslında.
Yani örgüyle ilgili bu kadar hoş anılar çağrıştıracak bir yaşam birikimine sahip adam olarak, İstanbul’un en alakasız yerlerinde ve en ilgisiz insanlar arasında bir örgü modasını gördüğümde farkında olmadığımız bir trendin karesini `şak’ diye yakaladım.

Yer, Teşvikiye Cafe. Kızlı erkekli 20’li yaşlarında genç bir grup. Belden düşük kotuyla ve göbeği açık body’siyle güzelce bir kızcağız, çantasından iki tane şiş çıkarıp başladı örgüsünü örmeye. N’oluyoruz dedim tabii. Sonra Tünel’deki Kaffehouse’da başka güzel bir kızın çıkarıp örgüsünü rahatça örmesi, şaşkınlığımı iki katına çıkardı. Anladık ki memlekette fena halde salgın bir örgü trendi varmış. Buna eskiye dönüş mü dersiniz, yoksa başka bir şey mi bilemem ama tarih aslında tekerrürden ibaret anlaşılan. Bir şeyi eskitiyoruz, sonra aradan zaman geçince canlandırıyoruz. Devinim böyle böyle sürüp gidiyor.

Esra Yalçınar. 20 yaşında. Robert Kolej mezunu. Halen ABD, Almanya ve Boğaziçi Üniversitesi üçgeninde süren bir üniversite yaşamı sürdürüyor. Tarih ve politika okuyor. İlk karşılaşmamız Kaffehouse’da, örgü örerken oluyor. Örgü örmeyi, ABD’de bir Amerikalı’dan öğrenmiş. Üç yıldır örüyor. Türkiye’de trend olmasına şaşırmış bile. O, her yerde ve her zaman örgü örenlerden. Yakında kız kıza bir örgü partisi düzenliyorlar. İçkili, sazlı sözlü yani..

Irmak Ertuna, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi. O da Robert Kolej mezunu. Sevgilisinden ayrıldığında girdiği depresyon sırasında, örgü imdadına yetişmiş. Trend olmasını hem ekonomik bir kazanç yaratmasına hem de stres atmasına bağlıyor.

Örgü trendi öyle bir hal almış ki, günün her saati içerisi tıklım tıklım olan, kapısında son model arabaların park ettiği sosyetik kadınların alışveriş yaptığı yün evleri bile var. Göztepe’deki Tülay Yün Evi bunların başında geliyor. 22 yaşındaki Onur Ulaş, yün evinin sahibi. Babadan iplikçi. O da örgücü. Kadınlar hangi modeli nasıl yapacaklarını ona soruyorlar. Kız arkadaşı ondan gayet memnun. Atkılarını erkek arkadaşına ördürüyor yani. Tülay Yün Evi’nin ünlü müşterileri de var. Manken Ebru Ürün, Yeşim Palandüz ve Sema Şimşek. Hatta Asmalı Konak ekibi de örgü trendine kendilerini fena halde kaptırmışlar. Yün siparişlerini Tülay Yün Evi’nden veriyorlarmış. Feneryolu’ndaki Cafe Sera da örgü trendinin gözlemlenebileceği en iyi adreslerden biri. Mekânın sahibi başta olmak üzere örgücü kadınların toplandıkları, çaylarını, kahvelerini içip birbirleriyle örnek alışverişi yaptıkları bir adres burası.
Tutkun Akbaş

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular