Türkiye İçin Kuraklık Sinyalleri

Uluslararası hava tahmin raporlarına göre Türkiye´nin doğu bölgeleri bu yıl, geçmiş yıllara göre daha sıcak bir kış geçirecek. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği öğretim üyesi Mikdat Kadıoğlu´na göre bu durum kuraklık...

Uluslararası hava tahmin raporlarına göre Türkiye´nin doğu bölgeleri bu yıl, geçmiş yıllara göre daha sıcak bir kış geçirecek.

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği öğretim üyesi Mikdat Kadıoğlu´na göre bu durum kuraklık beklentisi yaratıyor.

Türkiye için kuraklık sinyalleri

Bu yıl, Türkiye´nin doğusunda kar yerine, daha çok yağmur yağacak! İlk bakışta belki müjdeli bir haber gibi gelebilir, çünkü bu yıl Türkiye´nin doğusunda pek kara bir kış beklenmiyor. Daha doğrusu, Tuz Gölü´nün doğusunda kalan bölgeler, yağışlı ama mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıkta bir kış geçirecek. Bu sıcak havaların bedelini ise ne yazık ki kuraklık olarak ödeyeceğiz. Çünkü baraj gölleri sularla dolmayacak, yağmurlar, soğuk toprak üzerinde aylarca bekleyip, sonra baharla suya dönüşen kar kadar etkili olamayacak. Toprağın çektiği yağmur suları direkt olarak yeraltı sularına dönüşecek.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahminleri Dairesi Başkanı Seyfullah Çelik, Türkiye´nin kara teslim olduğu günlerde, kışı hatırlayan Türkiye´ye, bu yıl kışın nasıl geçeceğine ilişkin olarak şu bilgileri veriyor: “Mevsimlik hava tahminleri `normalin üzerinde’, `normalin altında’ diye değerlendiriliyor. Bu yılki beklenti, ülkemiz için şöyle bir durumu gösteriyor: Türkiye geneli için normalden birkaç derece sıcak ve daha az yağışlı bir hava görünüyor ama bu, kar ve yağmur yağmayacak anlamına gelmiyor. Uzun süreli tahminlerin tutarlık oranı zayıftır ama genel bir eğilim bu. Batı Avrupa daha yağışlı, Doğu Avrupa yağışsız görünüyor.”

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise, Aralık 2002 ve Ocak-Şubat 2003 için, Uluslararası İklim Tahmin Merkezleri´nce yapılan iklim tahminlerine göre, şu an dünya üzerinde en büyük ve etkili iklim olayının El Nino olduğunu ve 15 Kasım 2002´de yapılan tahminlere göre El Nino´nun, 2002 yılının sonuna ve 2003 yılının başlarına kadar etkili olacağını söylüyor.

Pasifik Okyanusu kıyılarında gözlenen El Nino ve La Nina olayları, dünyanın belirli bir bölgesinde meydana gelen iklim olaylarının, başka bölgelerde ne denli etkili olabileceğini gösterdi. El Nino yılları, Peru balıkçılığı için oldukça zararlı olmuştu; çünkü bol yağış getirmişti. La Nina ise kuraklığa neden olmuştu. Ancak Kadıoğlu´nun söylediği önemli bir şey daha var: O da El Nino´nun aslında Türkiye için o kadar büyütülecek bir iklim olayı olmadığı. Çünkü sözü edilen olayın, Peru kıyılarındaki sıcak su akımlarının hareketinden başka bir şey olmadığı ve bu konuda dünyanın kafasının biraz karışık olduğu yönünde. Kadıoğlu bu konuya ilişkin düşüncelerini şöyle ekliyor ve “El Nino´nun 1997-98 yıllarındaki kadar şiddetli olması ve küresel ölçekte yağış ve sıcaklık üzerinde etkisinin olması beklenmiyor” diyor.

Uluslararası hava tahminleri yapan merkezlerin verileri incelendiğinde, Türkiye açısından normal dışı bir durum beklenmiyor. Mikdat Kadıoğlu´na göre, Türkiye için mevsim normallerinin üzerinde veya altında bir yağış olma olasılığı çok düşük. Diğer bir deyişle iklim tahminleri şu an Türkiye için normalden çok farklı yağış olacak bir kışı göstermiyor.

Hava sıcaklığında ise durum biraz farklı. Anadolu´nun Tuz Gölü´nün doğusunda kalan kısmının, yüzde 40 olasılıkla mevsim normalinin üzerinde bir hava sıcaklığına sahip olacağı öngörülüyor.
Özetle, önümüzdeki kış Türkiye´de Tuz Gölü´nün batısında kalan kısım için hava sıcaklıkları ve yağışlar bakımından normal bir kış; doğusunda ise normal yağışlı fakat sıcak bir kış bekleniyor.
Sıcak olması beklenen kış, bu bölgede kar yağışını yağmura çevireceği için tehlike sinyallerini de beraberinde getiriyor. Türkiye´nin baraj göllerinin bulunduğu bölgede, eriyen karların biriktirdiği sularla beslenen göller, yağmur suları ile dolmayacak; çünkü yağmur toprağın derinliklerine akıp gidecek. Kadıoğlu, Türkiye´de 2003 yazında bu nedenle bir kuraklık beklediğinin altını çiziyor.

Kadıoğlu, dünyada yaşanan afetler arasında en önemlilerden birinin de kuraklık olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü kuraklık meteorolojik olarak başlıyor ama sonra ekonomik ve sosyal bir felakete dönüşüyor. Kadıoğlu´na göre, Türkiye yarı kurak bir ülke, çünkü her tarafı aynı oranda yağış almıyor. Üstelik bu yıl yağış açısından en verimli bölgelerde bile sorun olacak. Kuraklığın en önemli nedenlerinden birinin yüksek basınç merkezlerinin belli yerlerde odaklanması olduğuna dikkat çeken Kadıoğlu, “Alçak basınç yağış getirir, yüksek basınç ise kuraklık. Bu nedenle biz kuraklık olan bölgeleri doğal afet bölgesi ilan edip su yönetimi oluşturmalıyız” diyor.

Kadıoğlu, tüm bu mevsimsel değişimlerden bahsederken en önemli şeylerden birinin de Türkiye´de neredeyse hiç önemsenmeyen bir bilim dalı olan meteorolojinin artık hak ettiği önemi elde etmesi gerektiğini, çünkü alınacak önlemler açısından bunun hayati olduğunu belirtiyor. Kadıoğlu´na göre, mevsimsel değişimler kadar, hava durumlarına ilişkin olarak alınan önlemler de önemli ve her yıl kar yağdığında “Yine kara teslim olduk” nidaları yerine, bu önlemlerden bahsetmek gerekiyor.

Kategoriler
Çevre - Ekoloji
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular