Tülin Çalışkan hamileliğini anlatıyor: İçimdeki mucize

“Eşim ve ben uykusuz geçireceğimiz geceleri heyecanla bekliyoruz” Hamile olduğumu öğrendiğimde yalnızdım, defalarca elimdeki test çubuğuna baktım. İki pembe çizgi olduğunu görüyordum.. Bir süre gözlerimi kaçırdım, sonra yeniden baktım....
Hamile olduğumu öğrendiğimde yalnızdım

“Eşim ve ben uykusuz geçireceğimiz geceleri heyecanla bekliyoruz”

Tülin Çalışkan hamileliğini anlatıyorHamile olduğumu öğrendiğimde yalnızdım, defalarca elimdeki test çubuğuna baktım. İki pembe çizgi olduğunu görüyordum.. Bir süre gözlerimi kaçırdım, sonra yeniden baktım. O anki duygularımı nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. Çığlık atmak istedim, atamadım. Boğazım düğümlenmişti.

Salona gidip bîr süre oturdum. Sakinleşmek istiyordum ama mümkün değildi. Ablamı aradım, emindim ama yine de sordum; “çift pembe çizgi olunca pozitif değil mi?” diye… Ablam benim atamadığım çığlığı atınca artık İyice anladım. Hamileydim… Hemen evimizin karşısındaki Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittim. Ultrasona girdim, bebeğimle henüz küçücük bir noktayken tanıştım. Böyle edilmesi zor bir mutluluk hiç yaşamamıştım. O an, başka bir dünyanın kapısından içeri adım atmıştım.

Yeni evliydik. Evet, bir bebeğimizin olmasını çok İstiyorduk ama bu kadar çabuk hamile kalmam beni şoke etmişti. Gün boyunca kendimi hamile olduğuma alıştırdım. Sıra eşime söylemeye gelmişti. Nasıl söylemeliydim? Bu mutlu haberi en görkemli şekilde vermek istiyordum. Şanslıydım, ertesi günü eşimle tanışmamızın birinci yıl dönümüydü. Hamile olduğumu söylemenin daha iyi bir zamanı olamazdı. O gün ve o gece zor tuttum kendimi. Kaç kez dilimin ucuna geldi, “Hamileyim. Bir çocuğumuz olacak” diye haykırmak istedim. Her defasında yutkundum. Ertesi akşam, bir dans gösterisine gidecektik. Ondan önce bîr kafede oturup sohbet etmeye başladık. Çantamdan ultrason görüntüsü olan zarfımı çıkarıp eşime verdim. Nasıl bir şoktu, anlatamam.

Hamileliğimin ilk iiç ayı yoğun halsizlik ve mide bulantılarıyla geçti. Dördüncü ayın sonuna doğru azalarak sona erdi. En çok dondurmaya, portakala ve taze yer fıstığına aşerdim. Gerçekten farklı bir duyguymuş. Aşerdiğin yiyeceği yerken daha önce hiç yememişsin gibi farklı bîr tat, farklı bir keyif alıyorsun, eğer yemezsen de asla aklından çıkmıyor. Sevgili eşim sağ olsun, bu konuda İnanılmazdı. İstanbul’da taze yer fıstığı bulamadık derken kargoyla Anamur’dan getirttiğinde çok etkilenmiştim.

Bebeğimizin sağlığı için elbette yediğim, içtiğim her şeye çok dikkat ediyorum. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenip o çok sevdiğim atıştırmalıklardan ve hamburgerden uzak duruyorum. Bol bol sıvı alıp, haftada iki kez mutlaka balık yiyorum. Günde bir saat yürüyüş ve hafif egzersizler yapıyorum. Eğer şardar uygun olursa normal doğum yapmak İstiyorum. Ayrıca hamilelikle ilgili bir eğitim programına da devam ediyorum. Eminim daha Öğrenmem gereken çok fazla şey’ var. Artık kendimden önce onun için yaşıyorum, her şeyi onun için yapıyorum. Bir oğlumuz olacağını 4’üncü ayın sonunda öğrendik. O gün sevinç, heyecan, mutluluk, endişe, özlem, umul ve hayaller; tüm duygular bir kez daha birbirine karıştı. Şimdi 29’uncu haftaya geldik. Şükürler olsun ki yolun yarısından fazlasını sorunsuz bîr şekilde geçirdik. Eşim ve ben uykusuz geçireceğimiz geceleri heyecanla bekliyoruz. Alah’tan tek dileğimiz vakti geldiğinde sağlıklı bir şekilde bebeğimizi kucağımıza alabilmek.

Her anım bebeğimizi düşünmekle geçiyor diyebilirim. Doktor kontrollerime, eşimle birlikte düzenli olarak gidiyoruz ve her gidişimizde bebeğimizi tekrar göreceğimiz İçin müthiş heyecanlanıyoruz. Doktordan duyduğumuz iyi haberlerle çok mudu oluyoruz ve diğer kontrol gününü iple çekiyoruz. Hatta iki muayene arasının ne kadar uzun olduğunu düşünerek sabırsızlanıp bazen birkaç gün önceden gidiyoruz, bebeğimizi özlüyoruz. Eşim de ben de çok güzel ve özel bir süreçten geçiyoruz.

Hamile olduğumu ilk öğrendiğim andan itibaren alışkanlıklarım değişti, davranışlarım değişti, hayatı algılama şeklim değişti. Ben değiştim, yenilendim. Her geçen gün daha da iyi, daha da güçlü bîr insan olduğumu hissediyorum. Bebeğimiz artık dokunuşlarıma minik vuruşlarıyla karşılık vererek beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor. Oğlumla konuşuyorum, ona şarkı söylüyomm. Dokunuşlarıma, konuşmama, şarkı söylememe verdiği tepki bütün benliğimi yeniliyor. Sanki oğlumla birlikte ben de yeniden doğacağım hissine kapılıyorum.

Dilerim sağlıklı ve huzurlu bir şekilde onu kucağımıza alırız ve gerçek bir aileye dönüşürüz. Dilerim her kadın annelik duygusunu yaşar. Dilerim her çocuk sağlıklı doğar, sağlıklı büyür…

Kategoriler
Hamilelik

Benzer Konular