Tarımda Organik Atağı

Doğan Holding, çevreyle dost sistemi Gümüşhane’nin Kelkit bölgesinde geliştiriyor Bilinçli tüketici sayısının artması sonucu, Türkiye’de de organik tarım yaygınlaşıyor. Organik tarım, temelde çevreyle dost, ekolojik dengeyi bozmayan tarım sistemlerini...
Tarımda Organik Atağı

Doğan Holding, çevreyle dost sistemi Gümüşhane’nin Kelkit bölgesinde geliştiriyor

Bilinçli tüketici sayısının artması sonucu, Türkiye’de de organik tarım yaygınlaşıyor. Organik tarım, temelde çevreyle dost, ekolojik dengeyi bozmayan tarım sistemlerini içeriyor ve başarılı bir üretim için toprağın doğal verimliliğini esas alıyor. Bununla birlikte tarımda çevreden gelen tüm bileşenlerin kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor.

Günümüzde dünya üzerinde yaşayan bilinçli insanların çoğu, artık ne yediğinin, ne içtiğinin farkında olmak istiyor. Ona sunulan ürünün ambalajını değil, içeriğini merak ediyor. İşte organik tarım da bu anlayışın bir sonucu olarak dünyada giderek yaygınlaşıyor.

Dünyada 1920’lerde başlayan organik tarım uygulamaları, 1970’li yıllarda iyice gelişti. Türkiye’de ise 1980’li yılların ortalarında Avrupalı şirketlerin istekleri doğrultusunda organik tarım yapılmaya başlandı. Türk tüketicisinin bilinçlenmesiyle doğru orantılı olarak artık Türkiye’de de organik tarım ürünleri pazarı hareketleniyor.

Çevreyle dost, ekolojik dengeyi bozmayan, sosyal ve ekonomik açıdan sağlıklı üretim yapılmasını destekleyen tüm tarım sistemlerini içeren bir kavram olan organik tarım, başarılı bir üretim için toprağın doğal verimliliğini esas alıyor. Bitkilerin, hayvanların ve toprağın doğal kapasitelerini kullanarak, tarımda çevreden gelen tüm bileşenlerin kalitesini yükseltmeyi amaçlayan bu sistemi, Gümüşhane’nin Kelkit bölgesinde faaliyete geçirecek olan Doğan Holding, yine bu bölgede yaptırdığı araştırmalar sonucunda, bölge şartlarına ve insanına en uygun alanın hayvancılık olduğuna karar verdi. Araştırmalar sonucu, yörenin coğrafi ve ekonomik koşullarından dolayı geleneksel tarımın devam ettiği, bu nedenle bölgenin organik tarımın gelişmesi için çok uygun olduğu görüldü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın da bölgeyi organik tarım pilot alanlarından biri olarak tanımlaması ile, organik hayvancılık projesi yöreye uygun olarak geliştirildi.
Bu projelere ilişkin olarak Doğan Holding Sanayi ve Ticaret Grup Başkanı Ahmet Çağlar ile konuştuk.

– Organik hayvancılık projesi Türkiye için çok yeni bir kavram. Nasıl bir proje olacak?
Organik hayvancılık yatırımı kararı alındıktan sonra, kapsamlı bir fizibilite çalışması yapıldı ve birkaç unsurlu bir mastır plan hazırlandı. Bu mastır plan doğrultusunda, 3 bin 400 inekten oluşan bir süt sığırcılığı işletmesi, kendi süt, yem ve gübre işleme fabrikaları ile birlikte oluşturulacak. Sürünün yavru ve gençleri ile birlikte, işletme toplamı 10 bin hayvanlık bir kapasiteye ulaşacak. İşletme bu ölçüsü ile Türkiye’nin en büyük çiftliğinin üç katı kadar olup, ilk sertifikalı organik süt ve et üretimini yapacak.

– Organik tarım da aynı bölgede olacak değil mi?
Bu, hepsini kapsıyor. Organik hayvansal ürünler ve bitkilere yönelik talep var. Organik hayvansal ürünler projesini Kelkit’te yapacağız. Bu hayvanları da organik yemlerle beslemek için tarım alanları oluşturacağız. Bu da projemizin ana konularından biri. Bu yemleri hem bizim hem yöre insanının sahip olduğu arazilerde üreteceğiz. Yöre çiftçileri, sözleşmeli çiftçi olarak organik yem yetiştirecek.

Bunların dışında pazarlanmak üzere organik bitkisel üretime başlanacak. Bu sayede önemli sayıda çiftçi ailesine iş olanağı sunulacak. Yöredeki çiftçilere organik tarım yapabilmeleri için maddi destek ve eğitim vereceğiz. Orada profesyonel bir kadromuz var. Konu burada da bitmiyor; aynı zamanda bölgeye desteğin ifadesi olarak Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyesinde bir yüksekokul kuruluyor. Bunu Aydın Doğan Vakfı inşa ediyor ve üniversiteye devrediyor. Bu yüksekokul, çeşitli konularda eğitim verecek ama aynı zamanda organik tarım eğitimi veren bir bölümü olacak. Bu bölüm organik tarım konusunda çalışmalar yapacak.

Neden organik tarım?
  • Konvansiyonel tarımla başlangıçta hızla artan verimin, artış hızının düşmeye başlaması, çevreye olan olumsuz etkiler (biyolojik çeşitliliğin yok olması, çölleşme, kuraklık, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının azalması ve kirlenmesi, küresel ısınma, iklim değişiklikleri vs.)
  • Sağlık problemlerinin artması (kanser, mutasyon, kan dolaşımı ve sindirim sistemi bozuklukları vs.)
  • Hammadde, enerji ve gıda fiyatlarının yükselmesi (1960’lı yılların sonlarında ve özellikle 1970’li yıllarda)
  • Konvansiyonel tarım yöntemlerinin, insan ve çevre sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin görülmeye başlaması
  • Çevre bilincinin artması
  • Sivil toplum kuruluşlarının etkili çalışmaları
  • Tüketicilerin gıda hijyeni ve gıda güvenilirliği sağlanmış ürünler talep etmeleri, her aşaması kontrollü, alternatif bir tarım yöntemi olan organik tarımın gündeme gelmesini sağladı.
Kategoriler
Ziraat
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Çiftçilik sanal, lahana gerçek

    Çiftçilik Sanal, Lahana Gerçek

    Tıpkı dijital çiftlik oyunu Farmville’deki gibi çiftçilik yapmaya var mısınız? Bir tık’la sebzeleri ekip biçmeye, tarlanızı sulamaya, çapalamaya? Kavacık’a 25 kilometre uzaklıktaki Cumhuriyet Köyü’nde kurulu Komşuköy, hayallerinizi gerçek kılıyor....
  • Geleceğin kumaşı üç boyutlu, leke tutmayan ekolojik dokular

    Kumaşlarınız ‘akıllı’ olacak

    Ekolojik bilinç, sağlıklı beslenmeyle hayatımıza girdi. Organik tanımıyla da öyle tanıştık. Sonra süratle moda endüstrisi de sahip çıktı bu kelimeye. Zincir mağazalarda organik tarımla üretilmiş tasarımlar görüyor, tasarımcılardan ‘sürdürebilir...
  • Ekosistem

    Milenyum Türküleri/Nüfus

    Yerkabuğuna yakın toprak ve havada mebzul miktarda azot, hidrojen, oksijen, karbon, efendime söyleyim demir, kalsiyum ney bulunur.. Öyle de olur ki, bunlardan bir kısmı uygun şekillerde birleşerek bu bizim...