Suyun Mucizeleri

Toksinlerden ve şişkinliklerden arının, enerji ve hayatla dolun… İşte gerçek bir “sağlık ve güzellik kürü”. Dümdüz bir karın, esnek bir cilt ve sınırsız enerji için suyun mucizeleriyle tanışmaya hazır...

Toksinlerden ve şişkinliklerden arının, enerji ve hayatla dolun…

İşte gerçek bir “sağlık ve güzellik kürü”. Dümdüz bir karın, esnek bir cilt ve sınırsız enerji için suyun mucizeleriyle tanışmaya hazır mısınız?

Suyun Mucizeleri

İki hidrojen ve bir oksijen molekülü; işte yaşamın kaynağı, en önemli yapı taşı olan maddenin, suyun formülü bu kadar basit. Suyun içinde oluşuyoruz ve vücudumuzun yüzde 60 – 65´i yine su. Su gerçek bir hayat kaynağı. Sağlıklı bir yaşam sürmek için vazgeçilmez. Vücudumuzdaki tüm hücrelerin temizlenmek, beslenmek ve nemlenmek kısaca yaşamak için suya ihtiyacı var. İşte tüm bu nedenlerle uzmanlar sürekli bol bol su içmemizi tavsiye ediyorlar. Evet, gün boyunca doğru miktarda tüketilen suyun sağlığımız ve güzelliğimiz üzerinde çok olumlu etkileri olabilir. Hatta iki haftalık bir su kürüyle, dümdüz bir karına, son derece esnek ve canlı bir cilde ve enerjiyle dolmuş bir bedene sahip olmak mümkün. Nasıl mı?

1. Dümdüz bir karın, tüy gibi hafif bacaklar

Fermuar kapatmanın kolay bir iş olmadığına artık kendinizi iyice inandırdınız mı? Bunun sorumlusu büyük ihtimalle, yanlış beslenme sonucu tembelliğe çoktan alışmış olan bağırsaklarınız. Bu şişkinlik aslında çok yaygın bir problem; toplumumuzda her üç kişiden biri şişkinlik ve aşırı gazdan şikayetçi. Üstelik, vakaların yaklaşık yüzde 30´u bu sorunu sürekli olarak yaşadığını anlatıyor. Oysa çözüm “su içmek” kadar kolay! Sabah kalkar kalkmaz ve akşam yatmadan önce içilecek büyük bir bardak (150 – 200 ml.) su, yaklaşık iki hafta içinde şişkinlik ve gaz gibi problemlerin büyük ölçüde hafiflemesine yardımcı oluyor. Bunun sonunda da dümdüz bir karına ve kolayca yukarı çekiliveren fermuarlara sahip olmak bir hayal olmaktan çıkıyor.

Su seçimine gelince, normal içme suyunun yanı sıra piyasaya yeni çıkan hafifçe gazlı olan tipte suları da tercih edebilirsiniz ( Akmina Extra ) Gazlı olmalarına rağmen bu sular sanılanın aksine gaz yapmıyor ve sindirim sisteminin daha çabuk rahatlamasına yardımcı oluyor.

Eğer mide şişkinliğin yanı sıra selülitlerden ve bacaklarınızdaki ödemden de yakınıyorsanız gün içinde de en az 200ml. daha su tüketmeye özen göstermelisiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; su seçerken bileşiminde sodyum miktarı en az olanı tercih edin. Fazla miktarda alınan sodyum bağ dokularda birikiyor ve burada bir sünger gibi işlev yaparak, toksinlerin birikmesine ve bacaklarda ödem oluşmasına yol açıyor.

2. Esnek ve ipek gibi bir cilt

Daha öncede belirttiğimiz gibi vücudumuzun yaklaşık yüzde 60´ı su ve bu suyun yüzde 40´ı hücrelerimizde. Geri kalan bölümüyse cildimizde ve onun canlılığını korumak için bu dengeyi korumamız şart. Günde 1.5 litre su içmek cildin susuzluk nedeniyle karşı karşıya kalacağı problemleri engellemek için yeterli. Özellikle güneşlenmeyi düşünenler, güneş ışınlarının gittikçe daha kuvvetli gelmeye başladığı şu günlerde su tüketimine çok daha fazla önem vermeli. Cildin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi ve kendisini sürekli yenileyebilmesi için nemlenmeye ve dolayısıyla suya ihtiyacı var. Cilt eğer yeteri kadar nemlenemezse, güneş ışınlarına ve radyasyona maruz kalan cilt hücreleri ısınıyor ve ideal sıcaklık olan 36 – 37 derecenin üzerine çıkıyor. Bu da cildin esnekliğini kaybetmesine neden oluyor ve yaşlanma sürecini hızlandırıyor.

Havasız ve çok sıcak mekanlarda çalışanlar için de aynı şey geçerli. Özellikle havalandırmaların çalıştığı kuru yerlerde uzun süre bulunmak zorunda kalanlar günde 1.5 litre su içmenin yanı sıra bazı kozmetik firmalarının ürettiği doğrudan yüze sıkılabilen saf su spreylerinden de kullanabilirler.

3. Enerji içeceğiniz su

Fransa´daki L´Institute de Biologie du College de France ( Fransa Biyoloji Enstitüsü ) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, su tüketimindeki yüzde 1´lik bir eksiklik bile fiziki ve zihinsel aktiviteleri sürdürmek için gerekli olan enerjinin yüzde 10 – 15 arası bir oranda düşmesine neden oluyor. Yani enerjiyi temin etmemizde sadece kalori değeri yüksek şekerli maddelerin değil, suyun da çok büyük önemi var. Bunun nedeni de enerji üretiminde en önemli rolü oyanayan minerallerden kalsiyumun suda bol miktarda bulunması. Kalsiyum, kasların güçlenmesi ve sıkılaşması için de önem taşıyan bir madde. Su da bulunan diğer maddelerden fosfor enerji akımının taşıması, demir kandaki hemoglobinin üretimi, magnezyum kas sağlığı ve protein sentezlenmesi ve potasyumun vücudun sıvı dengesinin korunması için gerekli. Tüm bu maddeleri en doğru miktarlarda almak için su içmemiz yeterli.

Kategoriler
BeslenmeSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular