Sürekli krize hazır mısınız?

ABD’nin bölgede attığı ve atacağı her adım Türkiye’yi ve TSK’yi yakından ilgilendirecek. Bush’un 11 Eylül sonrası global güvenlik arzusuna yönelik Ortadoğu planları aynı zamanda Roma İmparatorluğu’ndan sonra en ciddi...

ABD’nin bölgede attığı ve atacağı her adım Türkiye’yi ve TSK’yi yakından ilgilendirecek. Bush’un 11 Eylül sonrası global güvenlik arzusuna yönelik Ortadoğu planları aynı zamanda Roma İmparatorluğu’ndan sonra en ciddi dünya hegemonyası hedefine yöneliyor.

Kerem Çalışkan_0_0_0

Kerem Çalışkan

Savaş kapıda. AKP, ABD ile yürüttüğü sıkı pazarlıkta elinde olan ve olmayan kozların farkına yeni yeni varıyor. Tezkere Meclis’e gelirken Tayyip Erdoğan yavaş yavaş kabadayı muhalefet lideri edasından sıyrılıp gölge başbakanlık rolünü daha ciddi oynamaya çalışıyor.
Bilmem farkında mısınız ama Türkiye, ABD’nin Irak operasyonu ile birlikte yepyeni bir döneme giriyor. Bu dönem pek o kadar rahat bir dönem olmayacak.
En iyimser senaryoya göre bile Saddam devrildikten sonra Bağdat’ta iki yıllık ABD askeri yönetimi var. Türk ordusu ise bu dönemde Kuzey Irak’ta güvenlik ve asayişi sağlamaya çalışacak. Bölgede Kürt devleti kurulmaması ve Türkmen haklarının korunması Ankara’nın kırmızı hatları. Ancak bunun ne anlama geldiği üzerine hiç düşündünüz mü?
Hemen söyleyelim. Türk ordusunun Kuzey Irak’taki varlığı Türkiye kamuoyu için sürekli bir tansiyon demek. Bölgeden gelebilecek TSK’ye yönelik her türlü terör, saldırı, taciz haberi ister istemez Türkiye’de kamuoyunun gündemine oturacak.
ABD’nin bölgede attığı ve atacağı her adım Türkiye’yi ve TSK’yi yakından ilgilendirecek. ABD’nin 11 Eylül sonrası global güvenlik arzusuna yönelik Ortadoğu planları aynı zamanda Roma İmparatorluğu’ndan sonra en ciddi dünya hegemonyası hedefine yöneliyor. Bunun Ortadoğu’ya ne getirip ne götüreceği henüz tam bilinmiyor. ABD’nin bundan sonraki hedefleri ve bölgede kalış süresi de şimdilik belirsiz.
Kesin olan tek şey var: Türkiye bu yeni dönemin sıcaklığını kanında, canında, damarlarında hissedecek. BM örgütünü bile 21. yüzyılda demode bir yapı olarak gören Bush yönetiminin atacağı her adım Türkiye’nin kaderini etkileyecek. Tempo’da bu haftaki ‘Kürtlerle dans’ analizi bu olgunun çeşitli yönlerine değiniyor. Türkiye bölgesinde daha sağlam durmak zorunda. Kriz yorgunu Türk insanı ise daha stresli, daha krizli ve daha kaotik bir döneme kendini her bakımdan daha iyi hazırlamalı.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Keşke hamile olsaydı

    Keşke hamile olsaydı

    17 Yaşında bir genç kız karnında beliren büyük bir ur nedeniyle ameliyata alınmıştı. Ameliyat sırasında yumurtalıklardan köken alarak karın içini dolduran iri bir karpuz büyüklüğünde yaklaşık 15 Kg ağırlığında...
  • Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz

    Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz…

    Hekimlere bazen sorarlar; Hastalıklar ve hastalar ile iç içe geçen hayat sıkıntılı olmuyor mu? Hastalarınızın sorunlarından etkilenmeden bu işi nasıl sürdürebiliyorsunuz? Duygularınızı nasıl törpülüyorsunuz? Gerçekten de hastalıklarla mücadele için...
  • Sessizliğin gürültüsü

    Sessizliğin gürültüsü

    Genç kuşaklar, tıpkı Rönesans insanı gibi sessizliğe gömüldü. Genç kuşaklar, tıpkı Rönesans insanı gibi sessizliğe gömüldü. Bu internet sessizliği, ekran başından ayrılır ayrılmaz bitiyor. Acısını her yerde, her durumda...
  • İclal Aydın seksi

    Kendine Bakmak Bir Mesaidir…

    Yaz geldi geliyor derken, sonunda kapıyı çaldı. Hayatı benim gibi kahvaltı, akşam yemeği ve çay sofralarında daha çok sevenler için yılın o bir parça endişeli haftaları başladı yani.. Söyleşi...