‘Sonsuz bugün’ün kuşakları

“Hitler, ne zaman şansölye seçildi?” “Hitler, ne zaman şansölye seçildi?” cevabı kolay bir soru değil ama şıklar 1933, 1948, 1964 ve 1979 olunca, her şey aydınlanıyor. Tabii kuşaklar boyu...
Hitler, ne zaman şansölye seçildi

“Hitler, ne zaman şansölye seçildi?”

umbertoeco

Umberto Eco
Yazar ve Eleştirmen

“Hitler, ne zaman şansölye seçildi?” cevabı kolay bir soru değil ama şıklar 1933, 1948, 1964 ve 1979 olunca, her şey aydınlanıyor. Tabii kuşaklar boyu çoğu kişide olduğu gibi, hafızanız yalnızca bugünle sınırlı değilse… Yine de internet çağında bu, bahane olabilir mi?

Espresso dergisinin son sayılarından birinde, torunuma yazdığım mektubum yayımlandı. Mektupta ‘La Vispa Teresa’ (Uyanık Kelebek Teresa) şiirini ezberleyerek hafızasını geliştirmesini söylüyordum; çünkü onun kuşağı hem kişisel hem tarihsel hafızayı kaybetme riski ile karşı karşıya ve birçok üniversite öğrencisi (istatistiklerle tespit edilmiş) Aldo Moro’nun(1) Kızıl Tugaylar’ın lideri olduğunu düşünüyor. Mektubu yazdığım günlerde YouTube’da, anında 800 bin kişinin izlediği, gazetelerin de haber yaptığı bir video yayınlandı.

Olay, Carlo Conti’nin sunduğu, yarışmacıların dış görünümleri, içten sempatik tavırları ve tabii ki, Garibaldi’nin bisikletçi mi, kâşif mi, komutan mı yoksa sıcak suyun mucidi mi olduğu sorusu karşısında aval aval bakmamaları için, bilgilerine göre seçildiği “l’Eredità” adlı yarışma programıyla ilgiliydi.

Yarışmanın bir bölümünde Conti, Hitler’in ne zaman şansölye seçildiğini sormuş ve cevap şıkları olarak 1933, 1948, 1964 ve 1979’u vermişti. Yarışmacılar; Ilaria adında genç ve güzelce bir kız, Matteo adında, saçları sıfıra vurulmuş, zincir kolyeli, otuzlu yaşlarda gösterişli bir genç adam, yine otuzlu yaşlarda Tiziana adında çekici bir kadın ve ismini hatırlayamadığım, gözlüklü klas biriydi.
Hitler’in İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda öldüğü malum olduğuna göre, yanıt 1933’tü. Ama Ilaria “1948”, Matteo “1964”, Tiziana “1979” dedi ve dördüncü yarışmacıya 1933 şıkkı kaldı (şaşkınlıktan mı yoksa ironiyle mi, kararsızlık içinde verdi yanıtı).

Rönesans tarzı Meryem
Bir sonraki, ‘’Mussolini, Ezra Pound’u ne zaman ağırladı?’’ sorusunun şıkları da 1933, 1948, 1964, 1979 idi. Kimse (Pound Vakfı’nın bir üyesi bile) Ezra Pound’un kim olduğunu bilmek zorunda değil. Mussolini’nin onunla ne zaman karşılaştığını ben de bilmiyordum, ama Mussolini’nin cesedi Loreto Meydanı’na 1945’te asıldığına göre, mümkün olan tek şık 1933’tü (diktatörün, Anglosakson şiirinin gelişmelerinden anında haberdar olması beni şaşırtsa da). Hayret; güzel Ilaria, hafif bir tebessümle “1964” diyordu.

Conti ve YouTube’daki habere tepki veren çoğu kişinin şaşkınlığı doğal ama sorun ortada, 20’li ve 30’lu yaşlardaki o dört kişi için -ki onları bir kategorinin temsilcisi saymak yanlış olmaz- doğum tarihlerinden çok daha eski olan o dört tarih, genel olarak geçmişi temsil ediyordu ve şıklar arasında 1492 de olsa yine tuzağa düşerlerdi.

Geçmişin tekdüzeleştirilmesi eskiden de vardı. Raffaello örneğin, Meryem’in nikâhını Rönesans tarzı giyinmiş kişilerle tasvir etmişti ama en çulsuz insanın bile internet, sinema ya da tarih kanallarından alabileceği bilgiler göz önünde tutulursa, artık bunun bahanesi olmamalı. Dört yarışmacının, Hitler’in sahneye çıktığı dönemle insanoğlunun aya ayak bastığı dönem arasındaki farklılıklar konusunda bilgi sahibi olmamaları mümkün mü?

Aristoteles için, en az bir kere vuku bulan her şey mümkün ve dolayısıyla bazılarında (birçoğunda!) hafızanın, bütün ineklerin siyah olduğu sonsuz bir bugünle sınırlı kalması olası. Kuşaklara özgü bir hastalık kısacası.

YouTube haberini, 13 yaşındaki torunum ve okul arkadaşları kahkahalarla verdiğine göre biraz ümidim var. Belki ‘La Vispa Teresa’ şiirini ezberlerler.

(1) Kızıl Tugaylar tarafından kaçırılıp öldürülen İtalyan Başbakanı

Kategoriler
Kültür&Sanat
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Hitler Ölmedi, Arjantin’de Yaşadı

    Hitler Ölmedi, Arjantin’de Yaşadı

    Arjantin ormanlık alanı Teyu Cuare Ulusal Parkı’nda keşfedilen yıkık yapıların Nazilere ait sığınaklar oldukları sanılıyor. 2’nci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından 180 kadar Nazi savaş suçlusunun Arjantine kaçtığının altını...