Sokak Çocuğu, Kanat Atkaya

Dedikodular onun Ertuğrul Özkök”ün prensi olduğunu aktarıyor kulaktan kulağa.İnternet siteleri onun Türkçe”yi katlettiğini yazıyor. Yazıları sık sık tepki alıyor. Kendini “sokak çocuğu” olarak gören Kanat Atkaya bu iddiaları yanıtlarken,...
Kanat Atkaya

Dedikodular onun Ertuğrul Özkök”ün prensi olduğunu aktarıyor kulaktan kulağa.İnternet siteleri onun Türkçe”yi katlettiğini yazıyor.

Yazıları sık sık tepki alıyor. Kendini “sokak çocuğu” olarak gören Kanat Atkaya bu iddiaları yanıtlarken, özeline de hafiften giriyor.

Spor, müzik ve hayatın içinden seçtiği konularla son zamanların en ilgi çeken köşe yazarlarından biri Kanat Atkaya. Fotoğraf çektirmekten ve tanımadığı insanlarla konuşmaktan pek hoşlanmıyor. Ama iş röportaj vermeye gelince söyleyecek bir dolu sözü var.

Yazılarınızda anarşist bir tavır var. İnsanların buna ihtiyacı olduğundan mı?
Yok canım, ne haddime! Bu çok iddialı. Hürriyet şu anki hali ile bir “süpermarket”. Kapıdan giren, yani gazeteyi eline alan Ayşe Arman”ı da, Emin Çölaşan”ı da, Oktay Ekşi”yi de, Fatih Altaylı”yı da okur. Ben de bunların içinde bir çeşniyim. Aslında gazeteyi çok ilgilendiren şeyler yazdığımı da düşünmüyorum.

İnternet sitelerinde “Türkçe”yi katleden adam” olarak anılıyorsunuz.
Evet, öyle düşünenler var. Fakat Türkçe”yi katlettiğimi düşünmüyorum. Benim yazılarımda pek yazı hatası çıkmaz çünkü ben yazı okumaktan gelen biriyim. Ama herkes hata yapabilir, bende de bazen saçma sapan şeyler çıkabiliyor. Kafamı duvara vurasım geliyor. Kendimi övmek istemiyorum ama 17 yaşında kitabını okurken heyecanlandığım Demir Özlü yazılarımı okuyormuş. Bir gün bana “Sen medyayı bırak. Para kazanırsın ama senin kalemin çok güzel, edebiyatla uğraş” dedi. Bunu ondan duymak iyi bir şey. Aslında dil konusunda eleştirileri pek takmam. Bir tek taklit suçlaması yapılması bana hakaret gelebilir.

Sizin için “Ertuğrul Özkök”ün prensi” diyorlar. Sizin kulağınıza da geldi mi bu?
Yok böyle bir şey. Ertuğrul ağabeyi severim. Meslek hayatımda çok büyük etkisi vardır. Bugüne kadar çeşitli vesilelerle değişik yöneticilerle çalıştım. Onun farklı olduğuna inanıyorum. Özkök avukatlığı da bana düşmez. Böyle bir şeyi o da istemez sanırım ama sevdiğim bir gazeteci ağabey. Ama onun prensi olmak… Benim kulağıma da geldi tabii. Bunu hissettiriyorlar. Böyle bir tanımdan hoşlanmıyorum. Ters gelmesi bir yana gerçeklik payı da yok.

Kadınların en gözde köşe yazarlarından birisiniz. Bunu biliyorsunuz değil mi?
Söylüyorlar ama … Doğrudan kadınlara yönelik bir şey yazdığımı düşünmüyorum. Ama seviyorlarsa mutlu olurum, çünkü çok daha iyi bir kitle.

Sokak çocuğu musunuz?
Öyle sayılır. Aslında sokak çocuğu başka bir şey. Annem ilk defa köprü altına gittiğimi duyunca kriz geçirmişti “köprü altı çocuğu musun” diye. Ama sokağı seviyorum. Sokakta yürümeyi seviyorum. Sokaktaki insanlarla konuşmayı seviyorum. Bu durumda sende sokaktaki insan oluyorsun. Bu konuda bir derdim yok. Sokak insanı olmanın zıttı nedir diye düşündüğünde elitist mi geliyor akla? Çok elitist bir adam olduğumu söyleyemem. Bazen konuştuğum insanlar “ya biz seni çok ukala bir tip olarak görüyorduk” gibi şeyler söylüyorlar. Bunu defalarca duydum. Benim için insan seçmek ukalalık değildir.

Kategoriler
Röportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    “Özal, yaptığı anlaşmalarla yabancı film şirketlerine kapıları koşulsuz açarak ulusal sinemayı bitirdi. Şimdilerde de Türk filmi diye Fransız filmi, Amerikan filmi çekiyorlar. Yaptıkları işleri de anlamıyorum” Hayatta tesadüflerin elbette...
  • Serra Yılmaz

    Yemek paylaştıkça güzel…

    Serra Yılmaz, çok küçük yaşlarda, dedesiyle evlenmeden önce sarayda cariye olan anneannesiyle birlikte mutfağa giriyor. İşin tadını ilk olarak orada alıyor. Yıllar içinde de yemeklerinin lezzeti, büyük ve geniş...
  • Jennifer Lopez 06

    Jennifer Lopez: Özel Röportaj ve Fotoğraflarla

    Jennifer New York’un lüks tatil beldesi Hamptons’daki evinin bahçesinde efsanevi fotoğrafçı Patrick Demarchelier’ye poz veriyor. Bisikletler ve şapkalar onun kendisine ait gelecek planının birer parçası. “Her zaman, bir gün...
  • Zombilerin Kralı George A Romero

    Zombilerin Kralı George A Romero

    Yaşayan Ölülerin Destanını Filme Alan Efsane Yönetmen… “Öldükten sonra tekrar hayata dönüp son bir film daha çekmek isterdim” ‘ Neden zombileri bu kadar seviyorsunuz? Ne zaman ciddi bir film...