Sokağın Koruyucusu Turan Ataseven

Almanya’ya bir işçi ailesinin altı çocuğundan biri olarak gitti, orada yakın geçmişe kadar sadece kabile ve aile içi öğretim yoluyla aktarılabilen whig tsun’un ‘sifu’su, yani ‘baba’sı oldu. Şimdi tehlikesi...

Almanya’ya bir işçi ailesinin altı çocuğundan biri olarak gitti, orada yakın geçmişe kadar sadece kabile ve aile içi öğretim yoluyla aktarılabilen whig tsun’un ‘sifu’su, yani ‘baba’sı oldu.

Şimdi tehlikesi her geçen gün artan sokaklarda savunmanın nasıl yapılacağını öğretiyor 21 ülkenin insanlarına.

Sokağın Koruyucusu Turan Ataseven

Bir wing tsun hocası. Dinginlik ve bilgelik kokan bir duruşa sahip, bütün Uzakdoğu sporları ustalarında olan. 40 yaşında. Almanya’da, yani ‘gurbette’ büyümüş. Çocukluğunda hemen herkes gibi Bruce Lee filmlerinin etkisiyle judoya başlamış. Tekwando, boks, güreş gibi sporları da yaparak kendine ‘karma’ bir stil edinmiş farkında olmadan. Fakat asıl dönüm noktası ailesinin Hannover’e taşınmasıyla olmuş. Küçük bir kasabadan büyük bir şehre geçişte yardımına spor yetişmiş gene. Şehirde dolaşırken üzerinde Bruce Lee fotoğrafı olan bir wing tsun ilanı görmüş, bu albeniye karşı koyamamış ve salonun kapısından içeri girmiş. O gün bu gündür; yani tam 22 yıldır ‘wing tsun’ yapıyor. İlk yıllarda kendini pek geliştirememiş. Bunun sebebinin Türklere antipati duyan hocasının art niyeti olduğunu söylüyor. Şimdiki hocası Sifu Kerschberg ile çalışmaya başlayınca önü açılmış.

Altı çocuklu bir ailenin çocuğu olduğundan, bu eğitimi karşılayacak maddi gücü yokmuş. Fakat wing tsun’u bir meslek olarak yapabileceğini anlayınca babasıyla konuşup evden ayrılmış ve kendini tamamen bu spora adamış. Yıl 1983. Bu ‘kendini adama hali’nin ona ilk başta sadece şehirden şehre gezme, arabalarda uyuma gibi getirileri olmuş. Fakat Sifu Kerschberg’in onu özel öğrenciliğe kabul etmesiyle fedakarlıklarının karşılığını almaya başlamış. Yavaş yavaş ün kazanmış. 1992’den başlayarak okullar açmış, wing tsun’u her kesimden insana tanıtmış. 1996 yılının onun için önemi büyük. Wing Tsun Dünya Şef Antrenörü, büyük usta Leung Thing onu ziyaret etmiş. Leung Thing’in çağrısı üzerine Hong Kong’a gitmiş, ilgi görmüş, dizi teklifleri bile almış. 1997’de Wing Tsun Türkiye Şef Antrenörü olmuş. Aynı zamanda Almanya’da yüz kadar okulun şef antrenörü. Hannover’de bin metrekare arazi üzerine kurulu spor kompleksinin sahibi. ‘Savunma’ denilince ilk akla gelen isim onunki. Polisler ondan ders alıyor. Uluslar arası seminer verme yetkisi olan ender hocalardan. Max, Sifu Turan Ataseven ile İstanbul semineri sırasında görüştü.

SiGung-Turan-AtasevenWT’nin bir madalya sporu olmadığını söylüyorsunuz. Madalya sporu değilse nedir WT?

Bedensel, sözel ya da başka türlü tacizlere karşı koyabilmek için yapılan bir spor. Amaç tamamen reel. Felsefemiz su gibi olmak. Su kadar yumuşak ama su kadar güçlü olabilmek. Rakibin gücü ve enerjisiyle yapılıyor WT.

Nedir temel işleyiş prensibi, yani bunu yapmak için ekstra bir güç ya da atletik olmak gerekiyor mu?

Hayır, bedensel güç ve atletik gereksinim en alt düzeydedir zaten. Çok zayıf bir insanın dahi sonuç alacağı yerlere yapılır vuruşlar; diz kapakları vs. Tarihinde çok fazla bilimsellik var. Özellikle bir sürü hekim uğraşmış tarihte WT ile. Kurucusunun bir kadın olması nedeniyle esnek bir spor. Hekimler de anatomik bilgilerden yola çıkarak ekleme yapmış. Amaç, bedenden karşı bedene en kısa ve etkili yoldan ulaşmak.

Biraz sert değil mi WT?

Hayır. WT’nin temelinde hayatta uygulanabilirlik ve gerçeklik vardır. Bir tecavüz ya da kap kaç olayına salon sporlarıyla karşı koyarsanız şansınız çok azdır. Zaten madalya için yapılan sporlar, yapanı bir kere psikolojik olarak koparır gerçeklikten. Düello mantığıyla, yani 100 yıl öncesinin mantığıyla, kiminle karşılaşacağınızı bilemeyeceğiniz sokaklarda sonuç alamazsınız. Müsabakalarda en kötü durumda bile havlu atarsınız biter, en kötüsü hastaneye kaldırılırsınız. Fakat sokakta arkadan ya da kesici aletle saldırmayacağının garantisi olmayan kötü kişiler söz konusu. Müsabaka yaparsanız kural koymak zorundasınızdır ama dışarıda kural yok.

Kimler yapıyor WT’yi?

7’den 70’e herkesin yapabileceği bir spordur.

Büyük bir güç olan WT’yi herkesin eline bir silah olarak vermeniz doğru mu?

Öyle bir şey söz konusu değil. Zaten biz öğrencilerimizi seçeriz. Kötü niyetli bir kişinin eğitimimizi tamamlaması zaten söz konusu olamaz, bırakır. Sabır isteyen sistemli bir çalışma gerektirir WT. İnsanların geçmişleri dahi araştırılıyor. Zaten aile sistemi ve felsefesi var WT’de. Aile eğitimi alan kimse saldırgan olmaz.

İyi bir WT’ci kaç kişiyle baş edebilir mesela?

Bu hiç belli olmaz. Bazen bir kişiyle çok uğraşırsınız, bazen 4-5 kişiyi kolayca etkisiz hale getirirsiniz, karşınızdakinin kapasitesine bağlı. Saçma bir sayı vermek istemem, sonuçta saldırganların dünyası çok değişiktir ve nereden ne geleceği belli olmaz. Ama WT yapan bir insan kendine çok güvenir ve bu güven dışarıya yansıdığı için, kolay kolay kimse uğraşmaz sizinle. WT tarihinde sadece bir hoca atıldı buradan,o da gerekliydi.

Ya siz?

Ben Almanya’ya dil bilmeden gitmiştim. Kendimi kabul ettirmek ve kimlik bulmak için başladım savunma sporlarına. O zamanlar Almanya’da Türklere karşı büyük bir dışlama söz konusu idi. Yalnız buldukları yerlerde saldırırlardı. Diskolara almazlardı. Biz de kavga niyetiyle her gün bir disko seçer dağıtırdık. Fakat daha sonra bunun yanlış olduğunu gördüm ve öğrencilerime de kavganın doğru bir şey olmadığını göstermeye başladım. Yıllardır kimseyle kavga etmedim

Almanya’da nerede yaşıyorsunuz? Oradaki Türkler arasında yaygın mı WT?

Kuzey Almanya’da Hannover’de yaşıyorum, ayın 15 günü oradayım. Türkler arasında da yoğun bir ilgi var WT’ye. Bir nokta daha var altını çizmek istediğim, benim 21 milletten öğrencim var. Yüzde yetmiş beşi Alman, yüzde onu Türk, diğerleri de değişik uluslardan. Almanları bazen Türkiye’ye davet ediyorum, kamplar yapıyoruz. Sosyal bir yönü de var oluşumun. Fakat kesinlikle siyasi bir yönü yok bu sistemin. Yani her düşünceden, ırktan insan beraber çalışıyor. Bu beni çok mutlu eden bir şey.

WT’ye ne kadar süre ayırmak gerekir?

Hobi olarak yapıyorsanız haftada iki gün yeter, fakat antrenör olmak için her gün çalışmalısınız. Başlamak içinse herhangi bir şubemize gidip antrenmanları izleyebilirsiniz, isterseniz size program yazılır. Almanya’da özellikle kadın dergileri bu sistemle yakından ilgileniyor. Almanya’da, iş kadınları ya da iş adamları için, vakit darlığından dolayı ‘Blitzdefend’ (Şimşek Savunma) öğretiliyor. Medya daha fazla bunun üzerinde duruyor. WT prensipleri günlük hayatta da yardımcı olur insanlara, iş hayatına da yardımcı olur. Almanya’da medya bunu ön plana çıkarıyor.

Kategoriler
RöportajSpor
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular