Sinemadaki Psikiyatri: Belleğinizi Sınayın

15-20 yıl öncesinin filmlerinden psikiyatri ile ilişkilendirilebilecek olanlarından bir “test” hazırladım. Biraz eğlencelik sayılabilir, meraklıları için. 1- Sinemadaki psikiyatri, bazı filmlerde kısıtlayıcı ve “mevcut düzenin” bir aygıtı olarak işgörür....
Nuts (1987)

15-20 yıl öncesinin filmlerinden psikiyatri ile ilişkilendirilebilecek olanlarından bir “test” hazırladım. Biraz eğlencelik sayılabilir, meraklıları için.

Yankı Yazgan

Prof. Dr. Yankı Yazgan

1- Sinemadaki psikiyatri, bazı filmlerde kısıtlayıcı ve “mevcut düzenin” bir aygıtı olarak işgörür. Gerçekle taban tabana zıt sayılmayacak olan bu yorumun iyi örneklerinden birisi Nuts (1987)!dı. Nuts’ın “nuts”ı, yani üşütüğü Barbra Streisand. Onu yargı sistemine ve psikiyatri aygıtına karşı savunan avukatı oynayan kimdi? Film televizyonda birkaç kez gösterildi.

2- Avukatı oynayanı bilenler için bu soru çocuk oyuncağı olacak. Adeta yapışan bir hastasından kurtulmak için olmadık işler yapan sinirli ve soğuk bir psikiyatristin canlandırıldığı filmin adı ne?

Televizyonda defalarca gösterilen filmlerden birisi…

Çoğul Kişilikli kız

3- Televizyonun yılan hikayesi dizileri, seyretsin seyretmesin herkesin beynine nakşedilir ve yıllarca unutulmaz. Bunlardan nispeten yenice olan bir tanesinde, “çoğul kişilik bozukluğu” olan bir genç kızın öyküsü vardı. “Dr. Jekyll ve Mr. Hyde” ya da “Gündüz insan gece hırt” gibi fantastik örneklerden farklı olarak, Kentucky’de yaşanmış bir doktor-hasta ilişkisinin anlatıldğı bu dizinin adı, “çoğul kişilikli” kızın adı?

4- Duş perdesinin önemli rol oynadığı bu filmde Anthony Perkins dört dörtlük bir “”psycho” canlandırıyordu. Psycho’nun duş perdesi önce katilin kimliği üzerindeki perde, sonradan maktule Marion Crane’in kefeni olmuştu. Anthony Perkins’in canlandırdığı karakterin adı bir süre “psycho”lukla özdeş tutuldu. (Bu bilmece işi bazen komik geliyor, ama “karakterin adı neydi acaba?”)

5- Rosanna Arquette’in hep aptalca, ama duygulu, sarsak ama son tahlilde becerikli karakterleri oynamasını haksız buluyorum. Tabii, bu bir şeyi değiştirmiyor. Rosanna Arguette, yine “öyle” olduğu filmlerden birinde, bir kafa travmasının ardından, gördüğü herşeyi daha öncedengördüğü sanısına kapılır. Bu patolojik aşinalık duygusuna deja vu deniyor. Evet, soruya gelelim: filmin adı, yönetmeni, yılı, yapımcısı, her şeyi?

Hipnozla ajan olanlar….

6- Bir grup asker tutsak düşer. Düşman onlara ilaç ve hipnoz uygulayarak, gerektiğinde kullanabileceği birer ajan haline getirir. Üstelik, ajanlar ajan olduklarını bilmedikleri gibi, bir şekilde kendilerine ulaştırılacak bir sinyal ile eyleme geçmek üzere hipnotize edilmişlerdir. Frank Sinatra ve Angela Lansbury’nin 1962’de çevirdikleri bu filmin adını bilene bravo! Ama nasıl soru, bu filme çok benzeyen bir Charles Bronson filminin adı… Yalnız burada tutsak askerler değil, sıradan “aile’ler söz konusu.

7- Psikanalist rolündeki Dudley Moore, hastası rolündeki ile Elizabeth Mc Govern’a aşık olunca olan-biteni anlatan bir film… tabii, Moore’un oynadığı doktor ile Mc Govern’in oynadığı hasta, demeliyim. Bu mesleki skandalın çevresinde dönen psikanaliz filmini videoda ya da TV’de seyretmiş olabilirsiniz.

8- 7. sorudaki filmde Freud zaman zaman peydah olup, Dudley Moore’a akıl verir veya ahkam keser. Freud’u canlandıran oyuncuyu her rolde, her filimde seve seve izlenmiş olmanız beklenir. Çünkü o…

Bu çok kolay…

9- Yaşadığı bir kaçamak sonrasında, beraber olduğu kadından bir türlü kurtulamayan çapkın koca… birlikte olduğu adamın kendinden kopmak istemesi kadın için hayatında kabul edilmeyecek en ağır olay. Öfkesini ve saldırganlığını daha fazla tahrik edecek hiçbir şey yok. Filmi seyrederken, sağınızda solunuzda kadının karakter tahlilleri yapılıyor. Kadının Glenn Close oynuyor ve role de pek yakışıyor. Filmin adını yine herkes bilecek. Bu ne biçim bilmece?

10- Adam 15 yıldır psikanalizdedir. Aslında adam, adamı canlandıran oyuncu, filmin yazarı ve yönetmeni, her biri en az 15 yıldır “ağır ağır” ilerleyen bir psikanaliz sürecindedirler. Adam, Annie Hall diye bir kıza aşık olur. Film bunu anlatmakla meşguldür. Adam dışındaki psikanaliz hastalarının adları bir; Woody Allen. Woody Allen’ın deyişiyle bir “asabi öyküsü” olan “Annie Hall”un adamının adını sorarak bu bilmece macerasını bitiriyorum.

Yanıtlar:
1- Richard Dreyfuss.
2- Peki ya Bob? (What about Bob?”)
3- Sybill. Bu “vaka” önce bilimsel makale, sonra anlatı kitabı, sonra da TV dizisi olmuş.
4- Norman Bates! ‘psycho’ yerine ‘sapık’ demekte ısrar ediyorum.
5- Desperately Seeking Susan (1985), yöneten: Susan Seidelmann ve Türkçesi “Çılgın Madonna”, her ne demekse?
6- “Telefon” Çünkü harekete geçme sinyali telefonda söylenen bir cümleden ibaret. 1962’deki filmin adı ise “The Manchurian Candidate…”
7- “Lovesick” (1983) Türkçe’de ‘Aşk Hastası’ ya da ‘Delidivane’ filan deniyor herhalde.
8- Şir Alec Guiness.
9- Fatal attraction” ve “ölümcül cazibe.”
10- Alvy Singer.

Kategoriler
Sinema
Prof. Dr. Yankı Yazgan (Psikiyatrist)

Prof. Dr. Yankı Yazgan, içinde kendinizi de bulacağınız yazılarıyla sizlerle...
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Mazhar Osman

    Türkiye’de Psikolojinin Tarihi Üzerine Notlar, 1: Mazhar Osman

    Türkiye’nin akademik yaşamında bir eksikliği doldurmak yönünde yapıalacak -büyük ölçekte bir Çevresel Ülkelerde Psikolojinin Tarihi ve küçük ölçekte- bir Türkiye’de PsikolojininTarihi (ders kitabı) yazma girişiminde, ele alınabilecek dört tarihsel...
  • savaş filmleri

    Yüzyıldır Bitmeyen Savaş!

    Ağustos 1914… Dünyanın ilk kez topyekûn savaş dehşetiyle karşı karşıya kalmasının üzerinden tam 100 yıl geçti. Artık ne tanıklar hayatta, ne savaşla çizilen sınırlar geçerli. O günlerin izleri kitaplarda...
  • JOE BLACK

    Varoluşsal Açıdan Bir Film Eleştirisi “Joe Black”

    KONU: 60 yaşına girmek üzere olan oldukça zengin bir iş adamı tüm zamanını çalışmaya ve para kazanmaya adamıştır. Ve bir gün insan kılığına girmiş olarak azarail karşısına çıkar ve...
  • ekonomi kriz

    Hayat “devalüe” edilemez

    Kriz geçmek bilmiyor. Bu arada, biz üstümüzü başımızı şöyle bir silkeleyip, sağlam neremiz kaldığına bakmayı tamamlamak üzereyiz. Nasıl dayanabiliyoruz? Krizin ruh durumumuz üzerindeki etkilerinin kendini göstermesini bekleyeduralım, şimdiye kadar...