Servet Vergisi mi? Yok öyle yağma!

Çanakkale Muharebesi’nde miyiz, İkinci Dünya Harbi’nde mi? Kötü yönetime destek için vergi çıkar mı? Yönetemiyorsanız gidersiniz. Siz her türlü beceriksizliği yapacaksınız, ama Türk milleti size destek olacak! Yok öyle...

Çanakkale Muharebesi’nde miyiz, İkinci Dünya Harbi’nde mi? Kötü yönetime destek için vergi çıkar mı? Yönetemiyorsanız gidersiniz. Siz her türlü beceriksizliği yapacaksınız, ama Türk milleti size destek olacak! Yok öyle yağma.

Zeynep Göğüş

Zeynep Göğüş

Türkiye’nin ekonomik durumunun düzelmesi için bazı işadamlarımız ‘servet vergisi’ öneriyorlar. ‘Servet’ ile ‘varlık’ eşanlamlıdır. Aralarında birincisinin Arapça, ikincisinin öz Türkçe olmasından başka bir fark yoktur. 1940’ta öz Türkçe konuşuyorduk, bugün Arapçaya döndük…
Varlık Vergisi uygulaması bize Cumhuriyet tarihinin kara lekesi olarak anlatıldı. Çünkü uygulama azınlıklar aleyhine işletilmişti.

Varlık Vergisi günleri

Şimdi dönelim geriye ve 1940’larda ‘Varlık Vergisi’ çıktığı zamanki manazarı-i umumiyeye bakalım:
Dünya yanıp tutuşuyor… İkinci Cihan Harbi günleri… Türkiye çepeçevre sarılmış… Nüfus 15 milyon… 1 milyon kişi silah altında… Ekonomi ilkel tarım ekonomisi… Traktör yok, bütün Türkiye’deki pulluk adedi bin 100… Karasabanı kullanacak olan çiftçi silah altında… Karasabanın önüne çekilen hayvana devlet el koymuş… Üretim yok… Tarlalar boş… Dışarıdan bir toplu iğne bile gelmiyor, Mısır ve Alman filmlerinden başka… Ne ihracat, ne ithalat… İstanbul Boğazı’nda in cin top atmakta…
Almanlar Elbruz Dağları’nda, Rusya’dan Kafkaslara inmişler… Irak’ta Alman taraftarı Raşit Ali Geylani darbe yapmış, güneyimize de Almanlar hâkim… Doğu komşumuz İran, İngiliz-Rus işgali altında, Suriye Alman yanlısı Fransız Vichy hükümetinin denetiminde… Ege adalarına Almanlar havadan indirme yapmış… Türkiye’de vergi yükü tamamen ücretlilerin üzerinde… Gelir vergisi henüz yok… Toptancı tüccarların kazançları şişmiş durumda… Büyük çiftçi için de aynısı söz konusu…
Böyle bir ortamda hükümet bir defaya mahsus Varlık Vergisi toplamak için Kasım 1942’de yasa çıkarıyor. Sonradan saptırılan uygulaması bir yana, Varlık Vergisi o günün koşullarında gerekli görünüyor.

Servet Vergisi günleri

Ve geldik 2003 yılına. Aradan 61 yıl geçmiş, bu kez ‘Servet Vergisi’nden söz ediliyor.
Servet Vergisi’nin gündeme geldiği Türkiye’ye bakalım ve durumu 1942’de Varlık Vergisi Yasası’nın çıktığı Türkiye ile kıyaslayalım:
Nüfus gelmiş 70 milyona… AB ile Gümrük Birliği’ni başarıyla yürütüyoruz… Demek ki Avrupa sanayii ile rekabet edebilecek bir sanayiye sahibiz… Her alanda üretim yapabilen insan potansiyelimiz var… 2002 büyüme hızımız yüzde 8’e yaklaşmış. Dış ticaret hacmimiz artıyor… Yetişmiş insan kadrolarımız var… Dışarından her şey geliyor… Kredi imkânları mevcut… İstanbul Limanı gemilerle dolu… Duble otoyol vaadiyle iktidara gelmiş bir hükümetimiz bile var…
Ve işte böyle bir Türkiye’ye, iktidarı destekleyen işadamlarının da önerisiyle Servet Vergisi getirilmek isteniyor. Hepimiz biliyoruz ki, buna ihtiyaç duyulmasının bir tek nedeni var: Kötü yönetim.
Çanakkale Muharebesi’nde miyiz, İkinci Dünya Harbi’nde mi? Kötü yönetime destek için vergi çıkar mı? Yönetemiyorsanız gidersiniz. Siz her türlü beceriksizliği yapacaksınız, ama Türk milleti size destek olacak! Yok öyle yağma.

İlahi adalet…

1940’ta Varlık Vergisi çıkarmak için meğerse ne çok haklı sebep varmış!
Unutulmaması gereken: Bugünkü iktidarın ağababaları da 1950’de Varlık Vergisi’ni istismar ederek sözde ‘Ak İhtilal’le iktidara geldiler. İlahi adalet! Varlık Vergisi’ni çıkaranları yerden yere vuranlar, şimdi kendileri Servet Vergisi çıkarmaktan söz ediyorlar.
Kafalar değişmedikçe ister ek vergi koy, ister tahvil çıkar, ister alyans topla, fark etmiyor…

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular