Sekste İki Yüzlü Davranışlar

“Gibi gibi” yapmayı seviyor bazıları.. Hissetmeden hissediyor gibi görünmek… Sevmeden sevgili rolü oynamak… İstemezken istekli davranmak… orgazm nedir bilmezken, orgazm olmuş gibi ahlayıp ohlamak… Bu iki yüzlülük değil de...
orgazm taklidi

“Gibi gibi” yapmayı seviyor bazıları.. Hissetmeden hissediyor gibi görünmek… Sevmeden sevgili rolü oynamak… İstemezken istekli davranmak… orgazm nedir bilmezken, orgazm olmuş gibi ahlayıp ohlamak…

füsun önal

Füsun ÖNAL

Bu iki yüzlülük değil de nedir Allahaşkınıza?!

Ne yazık ki cinsel sorunlar yüzünden
Cinsel terapistlere başvuruların sayısı artmaktaymış.
Yasaklarla büyütülürse çocuklar, olacağı budur!

Çocuklar doğru cinsel bilgiler alamadıkları için,
ileri yaşlarda ikili ilişkilere girdiklerinde,
pek çok kadın/erkek, cinsel sorun yumağı halinde
merhaba diyorlar seks yaşamlarına…

Bluğ çağına giren gençler,
vücutlarında başlayan kıpırdanma ile
kafayı cinselliğe takıyor.
Dergilerde, gazetelerde
cinsellik içeren pek çok yazılar çıkıyor.
Gençliğe ilk adımlarını atanlar bu yazıları okuyarak,
cinsel ilişkileri neredeyse açıkça sergileyen filmleri
sinemalarda izleyerek,
bir an önce cinsel ilişkiyi yaşamak için
bedenlerinde dayanılmaz istekler duyuyorlar.

Ama biraz oradan, biraz buradan,
bir şeyler okuyarak, filmler seyrederek,
aralarında konuşarak bilinmesi gereken
doğru bilgilere tam olarak ulaşamadan,
cinselliği yaşamaya başladıkları için,
birbirlerine karşı iki yüzlü davranmaya başlıyorlar.

Ondan sonra da yarım yamalak bilgilerle
ilk kez merhaba denilen cinsel ilişkiler,
ne yazık ki yalanlar üzerine kuruluyor.
Bunu “gibi gibi” davranışlar izliyor.

Ve hiçbir şey tam olarak hissedilmeden,
tam olarak bilinmeden, tam olarak uygulanmadan
“gibiymiş” gibi yapılarak iki taraf birbirine
iki yüzlü davranmış oluyor.
İçleri başka türlü hissederken,
“yalan ve eksik kalmış duygular”
gerçekmiş gibi dışa vuruluyor.

“Alan memnun, satan memnun” gibi görünüyorsa da,
işin aslı hiç de öyle olmadığından,
iki taraf yaşadığı beraberlikte,
önce huzursuz olduğunu hissediyor,
ardından sinirli davranışlar,
sinirli konuşmalar birbirini izliyor.

Münakaşalar, tartışmalar, hatta kavgalar,
incir çekirdeğini bile doldurmayacak
konular yüzünden patlak veriyor.
Ama işin kökeninde hep bir türlü
doyurucu olarak yaşanamayan “cinsellik” yatıyor…
Seks yaşamındaki olumsuzluklar da
tarafları huzursuz ediyor…

Cesareti olanlar, sorunlarını psikiyatrlara giderek,
ya bir başlarına anlatıp, yardım istiyorlar,
ya da olaya biraz daha medeni yaklaşabilenler
cinsel terapistlere, hatta psikologlara “birlikte” gidip,
sorunlarına çare bulmanın savaşını veriyorlar.

Eminim “içlerindekini” açık seçik anlatırken zorlanıyorlardır.
“Yasaklarla, tabularla” büyümüş bir erkeği,
özellikle “kadın” psikiyatrların karşısında düşünüyorum da,
kimbilir ne kadar ifade zorluğu çekiyorlardır.
Hele karısı ile gidenlerin, cinsel ilişki sırasında
yaşadıkları sorunları anlatırken,
kan ter içinde kaldıklarını sanıyorum.

Psikiyatra bütçesinden para ayıramayanlarsa,
“Cinsel Danışma Hatları”na müracaat ediyorlarmış.
Geçenlerde okumuştum; erkeklerin bu
“Danışma Hattı”na baş vurularında
belli bir artış olmaya başlamış.
Erkeklerin %82’si başvururken,
kadınların oranı ise %18’de kalmış…

Yani kadınlar sıkıntılarını, sorunlarını
dışa vurmakta hâlâ çok çekingenler.
Demek oluyor ki, ne şikayetlerine çare bulabiliyorlar,
ne de içlerini sarıp sarmalayan duvarları yıkıp,
kendilerini ifade edebiliyorlar.
Ne kötü!!!! Ne üzücü!!!

Erkeklerin en çok sordukları soruların ilk üçü şöyleymiş:
“Erken boşalma(%31)
“Sertleşme yani ereksiyon sorunu (%21)
veee bilin bakalım üçüncüsü neymiş???
????……?????…..????
“Penis uzunluğu”!!!!

Hey Allahım Yarabbim!
Yahu şekerler kaç kez, kaç yazımda yazdım,
“Bırakın kafaları şu “uzunluk” meselesine takmayı” diye.
Rahat olun. Görüntüye kafayı takacağınıza, işleve bakın.

Mesela görsel olarak muhteşemdir,
iyi skorlar elde eder ama
performansı düşük olabilir.
Onun için boş verin şu santimlerle uğraşmayı.
Ona kafayı takıp performansı düşüreceğinize,
sahip olduğunuzun keyfini çıkarmaya çalışın.

Hemcins şekerlerim, şu sözlerim de sizlere:
Karşılaştığınız “şey”e içinizden burun kıvırırken,
sesli olarak “Haaaaarika”,
“Muhteşemmm”, “geberdimmmm” gibi
sahte triplere girip, iki yüzlü davranmayın.
Yorum yapmak şart mı yani???

En berbatı da orgazm olmadan olmuş taklidi yapmak!!!!
Sakın! Sakın şekerler, bunu nooolur yapmayın.
Ayrıca, yapanlar bunu nasıl becerip
yutturuyorlar onu hiç anlamıyorum ya!
Adamlar da bu numarayı gerçekten yutuyorlar mı acaba?
Şayet bu sahtekarlığı yiyorlarsa e-bravo yani!

Yapılan istatistiklere göre Türk kadınları
maaaalesef dünyadaki hemcinslerine göre
cinsel ilişkiden daha az zevk alıyorlarmış.

Neden be şekerler?
Bu zevk olduğu kadar da fiziksel bir ihtiyaç.
Bundan kaçıp, sinir sisteminizi gerip,
kendinize neden ceza veriyorsunuz?

Sekste huzuru yakalayamayan,
zevk almayı bilmeyenler, sanıyorum sinirli oluyorlar.
İşleyen demir paslanmaz diye boşuna dememiş Atalarımız.
İşlemedikçe, pratik yapmadıkça kadın paslanıyor.
Sonra da iş başa düştüğünde yalancıktan ahhhh ohhhh!!!

“Gibi gibi” yapmadan,
birbirinize karşı açık davranın,
zevkin, keyfin “gerçek” olanını yaşayarak
mutlu olun… Siz, siz olun…

***FÜSUN ÖNAL***

Kategoriler
CinsellikKadınKızlar Klübü
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ateşli seks günlerinize geri dönmek elinizde

    Ateşli günlerinize geri dönmek elinizde

    Hayatınızda olmazsa olmazlarınız arasında yer alan seks yapmaktan artık eskisi gibi haz almıyor hatta yapmak istemiyorsanız bunun sebebini mutlaka irdelemeniz gerekecektir. Yakın bir zamana kadar kanınızın kaynadığı ve iple...
  • Seks ve yeni babalar

    Seks ve yeni babalar

    Eşinizin hamileliği sona erdi, şimdi çok mutlu ancak çok daha hareketli günler sizi bekliyor. Bebeğinizi bekleyerek geçen aylardan sonra eşinizle eskisi gibi birlikte olmayı çok özlemiş olmanız normal, ama...
  • Füsun Önal resim

    AKILLAR KARIŞIYOR!

    Bir gün sağcı, bir gün solcu! Bir gün arabeskçi, bir gün popçu! Bir gün muhalefette, bir gün hükümette! Kim kimdir, kim nedir aklımız karıştı be kardeşim!!! Etrafımızı kaypaklar sardı!...
  • Füsun Önal resim

    YAŞASIN YAZ GELDİ…

    İçim kıpır kıpır… Ne güzel… sıcak günler başladı… Güle güle “Kış”… Hadi “kış kış” sana! Kusura bakma ama seni sevvvmiyorummm!!! Yazın doğa uyanıyor, uyanırken duygularımı da daha çok uyandırıyor....