Şarabı Hamal Gibi İçiyoruz

Meclis’in şarapçısı CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren şarapçılığın püf noktalarını anlattı Orhan Ziya Diren’e göre Şarap yudum yudum, damla damla içilir. Biz amiyane tabirle hamal gibi içiyoruz. Bunun...

Meclis’in şarapçısı CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren şarapçılığın püf noktalarını anlattı

Orhan Ziya Diren’e göre Şarap yudum yudum, damla damla içilir. Biz amiyane tabirle hamal gibi içiyoruz. Bunun yanında şarabın pek çok faydası var: Besleyici, kolesterol düşürücü. Gribe, sıtmaya, koleraya iyi geliyor. Üstelik Diren, şarap tüketen bölgelerin insanlarında bir asalet tespit edildiğini de söylüyor.

diren1

Orhan Ziya Diren

– Şarapla ne zaman tanıştınız?
Şarapla 1958 yılında evimizin bodrumunda yaptığımız çok küçük bir atölyede tanıştık. Biz o zaman çok küçüktük. Rahmetli babamız Türkiye’nin kalkınmasının tarım ve tarımsal sanayi sektörüyle olması gerektiğini telkin ederdi. Babam Vasfi Diren, Bursa Ziraat Okulu, 1946 mezunu. Türkiye’de özellikle bu tür konularda kendini iyi yetiştirmiş, tarım âşığı bir insandı. Devletin çeşitli kademelerinde hizmet verdikten sonra kendi işini Tokat’ta kurmak üzere anayurduna döndü. Evin bodrumuna bir-iki şarap deposu yapmak suretiyle orada çok az miktarda şarap üretmekle başladı. O zaman tabii bizde elektronik makineler yoktu, bilek kuvvetiyle çalıştırarak şarap yapıyorduk. Üzümü ezer, sıkardık. Babam ilk önce 16 bin litre şarap yaptı ve oradan elde ettiği birikimle de evin bahçesinde fabrika temeli attı. O zaman 60 bin litrelik bir gelişmeyi sağladı. Kalitemizi sürekli geliştirerek, kapasitemizi de büyüttük. Sonra girdiğimiz yurtiçi ve yurtdışı yarışmalarında sürekli ödüller aldık. Ben Fransa’da şarap mühendisliği, kardeşim Almanya’da meyve suyu mühendisliği tahsili yaptık. Gıda mühendisi kardeşimle makine mühendisi kardeşim de bize güç kattı. Anadolu’da hiç yoktan başarılı bir dünya markası ortaya çıktı. İlk 500 sanayi devi içine 6 yıldır giriyoruz.

– Kaç çeşit şarabınız var?
Başlıca Narince, sek ve dömisek olmak üzere üç çeşit şarap yapıyoruz. Seklerimizi Dörtnal markası adı altında, dömiseklerimizi Vadi markası adı altında sunuyoruz. Vadi, yemekten sonra çerezle alınabilecek ya da hanımların alabilecekleri hafif tatlı, çok güzel bir beyaz şarap ve dünyada eşine az rastlanır. Narince üzümünün karakterinden gelen son derece özel bir şarap. Yine Elazığ bölgesinden Öküzgözü üzümlerini almak suretiyle Karmen markalı kırmızı şarabımızı üretiyoruz. Bizim bölgemizdeki kırmızı üzümlerimizden de Lökal isimli şarabımızı var. Bunun dışında alkollü içki olarak Mahlep bizim icadımız.

– Mahlep’ten bahsedebilir miyiz?
Vişne ve kirazın yabanisi bir meyve. Bu yıllara kadar çekirdeğinin içi kullanılırdı. Hatta bu çekirdeğinin içinden çıkanı Araplar çerez gibi yerlermiş. Güneş geçmesine karşı çok etkili. Bunun dışında mahlep meyvesinin seks gücünü de artırdığı iddia ediliyor. Hatta Arap şeyhlerinin haremlerindeki kadınların da suyuna bu çekirdeği koyarlarmış. Onların tenindeki kötü kokuları izole eden, cilde gerginlik sağlayan, güzellik sağlayan bir etki yapıyormuş.

– Siz Mahlep’i ne zaman keşfettiniz?
1962-1963 yıllarında. Çok kaliteli içki elde ettik. Patenti de bize ait. Mahlep kendine özgü bir şişe ve kendine özgü bir tat ile tüm dünyaya pazarlanacak.

– Şarap üretimi Türkiye’de ne kadar gelişmiş?
Türkiye’nin asıl problemi şarap üretiminin yeteri kadar gelişememiş olması. Kapasitenin düşük kalması. Türkiye’nin toplam şarap kapasitesi yaklaşık 60 milyon litrelere çıktı. 60 milyon litre Fransa, Almanya ya da İtalya’daki bir bağ bölgesindeki herhangi bir köyün kooperatifinin kapasitesi kadardır. Yani bu kadar az üretim yapıyoruz.

– Neden?
Bunun nedeni özellikle dini alandaki baskılar, şarabın haram olduğu söylentileri. Bir bilim adamı olarak bunu araştırdım, Kuran’a baktım, haram diye bir şey yoktur. “Ben size en değerli olan canı verdim, ona zarar veren her şeyi haram kılıyorum” diyor ama Peygamber efendimiz camiye giderken birkaç sarhoşu içerken görmüş, “afiyet olsun” demiş. Dönüşte onların hepsinin sızdığını ve şuurlarını kaybettiğini görünce de “size haram olsun” demiş. Bu hikâyeden böyle bir şey türetilmiş ama dinimiz o kadar yüce ki, öyle çok önemli bir gıda maddesi ve tarım ürünü ile uğraşacak kadar da bunu küçültmek bence hakaret.

– Şarabın faydası nedir?
Şarabın pek çok faydaları var. Öncelikle içinde bulanan alkol dolayısıyla belli dozlarda alındığı zaman son derece besleyici bir özelliği var. Bildiğimiz gıda maddelerinden maksimum alma anlamında bunu sindirtici, gıdanın daha verimli kullanılmasını sağlayıcı olarak kullanılabilir. Bunun dışında özellikle kırmızı şarapların vücuttaki kolesterolü düşürdüğü kesin olarak hesaplanmış. Araştırmalar yapılmış. Şaraba siyah rengi veren enkeson dediğimiz maddelerin kolesterolü yok eteği tespit edilmiş. Bunun dışında şarap tüketen insanların karakterleri incelenmiş. Şarap tüketen bölgelerin insanlarında bir asalet tespit edilmiş. Zayıf insanların kilo alması bakımından uygulanan reçetelere şarap eklendiğinde çok daha etkili ve iyi sonuç alındığı görülüyor.

– Evinizin bahçesinde şarap yapmaya başladığınız yıllar çevreden tepki geldi mi?
Bu konuyla ilgili düşüncelerini bizimle paylaşan akrabalarımız, komşularımız, arkadaşlarımız oldu, bunu Tokat’ta niye başlatıyorsun diye. Orada zaten birkaç Ermeni kökenli, Türk kökenli hemşerimiz şarap üretiyordu, onlara yakıştırıyorlardı, onların kültüründe bu var diye. Zaman zaman kınandığımız oldu ama biz bunlarla mücadele ettik. Bunun Türk tarımına faydalı olduğunu anlattık; bu, kolay olmadı tabii. Hele hele tutucu insanların çok olduğu toplumda bu cesareti göstermek kolay iş değil. Bugün Türkiye’nin ürettiği şarap, gelişen, patlayan turizmimize paralel olarak gelişiyor. Yavaş yavaş da görüyorsunuz ihracatlar başladı. Yabancı markalar gelmeye başladı. Onlarla bu ihtiyaç karşılanıyor, şu anda şarapçıların elinde şarap kalmıyor, tamamı tüketilebiliyor. Bize gelen turistlerin tüketimine paralel olarak, uluslararası ilişkilerde ya da turistik ilişkilerde onlardan bu kültürü yavaş yavaş kapıyoruz ve Türkiye’de yeterli ölçüde şarap tüketimi başlıyor.

– Türk halkı şarap kültürünü biliyor mu?
Yavaş yavaş öğreniyor. Özellikle son birkaç yıldır biliyorsunuz medyadan ciddi derecede destek alıyoruz. Tuğrul Şavkay gibi, Nihat Karaköse gibi, Mehmet Yalçın gibi gurmelerimizin çok büyük katkısı oldu. Şarap Dostları Derneği, Mutfak Dostları Derneği, bunların düzenledikleri etkinliklerde şarabı ön plana çıkarmaları, buna merak salan, bundan keyif alan, bu kültüre aşina yeni bir kesim yarattı. İnsanlar ne aldığını bilerek almaya başladılar. Neyin neyle içileceğini öğreniyorlar. Hangi sıcaklıkta içilecek? Hangi kadehte içilecek? Hangi yemekle içilecek? Bu sohbetleri yaptıkça bir sempati meydana geliyor. Türk halkının alkol tüketimi konusunda son derece büyük bir hastalığı da vardı. Bütün dünyada rakı bir aperitiftir, yemekten önce bir kadeh alınır, bizde maalesef yemek boyunca 5-6 kadeh alınır. İnsan sağlığı da bundan kötü yönde etkilenir. Çünkü içinde çok fazla katkı maddesi bulunmayan bir içki bu ve bünyeyi tahrip ediyor. Şarap kültürünü Türkiye’de geliştirdiğimiz zaman insan sağlığına büyük katkıları da olacak.

– Şarap nasıl içilir?
Şarap yudum yudum, damla damla içilir. Azar azar içilir. Ondan maksimum zevki alarak içilir. Siz şarabı boşaltıp dikiyorsunuz. Ne ağzınızda gerekli tadı alabiliyorsunuz, ne yutarken bir şey hissediyorsunuz. Özellikle Batı’da şarabı kültür haline getirmiş toplumlarda kahvehaneye gelir, oturur adam, bir kadeh şarap söyler, bir saatte onu damla damla içer. Biz maalesef amiyane tabirle hamal gibi içiyoruz.

– Şarap nasıl bir içkidir?
Şarap diğer içkiler gibi değil, canlı bir içki. Yani kalitesini artırarak büyüyen, doğanın kendisine verdiği güçle, o kalitesini muhafaza eden ve yaşayan bir içki. Dolayısıyla siz o rekolteyi tattınız, onu tadarken de iyi saklanmış mı saklanmamış mı? Koşullarına uygun olarak depolanmış mı? Mantarında sorun var mı? Ya da şişeleme sırasında bir hata yapılmış mı? Kalitesini etkilemiş mi, etkilememiş mi? Bunu bilimsel anlamda tartışırsınız. Şarap yeni bir sohbet konusu getirir. Bunlar tabii bu sektörün ayrıca güzellikleridir.

– Şarabın bir içiliş sırası var mıdır?
Şaraplar beyazlardan kırmızılara doğru içilir. Yani beyaz, pembe ve kırmızı sıralaması izlenir. Genç şaraplardan yaşlılara doğru içilir. Üçüncü çok önemli kural da sek şaraplardan dömisek şaraplara doğru içilir. Bu kuralları çok iyi biliyorsanız, elinizde çok iyi, çeşitli yıllardan ve kategorilerden şaraplar varsa, bu şarapların hangi yemeklerle yeneceğini biliyorsanız konuklarınıza ya da ailenize sofraya koyacağınız yemeğe paralel bir şarap sıralaması yapabilirsiniz.

– Aynı anda bir kişi hem beyaz hem kırmızı şarap içebilir mi?
Aslında bir yemeğe hangi şarapla başlanırsa onunla devam edilir. Genel kural budur. Ama bilimsel ve kültürel anlamda şarabın sanatına, kültürüne ait bilginiz varsa beyazla başlıyorsunuz önce, belki bir söğüş et geliyorsa ordövlerden sonra, pembe alabilirsiniz, sonra kırmızı et geliyorsa kırmızı alabilirsiniz. Izgara ve kırmızı et geliyorsa siyah şarap alabilirsiniz. Balık ya da tavuk gibi etler geliyorsa onlarla beyaz şarap içeceksiniz. Bunun yediğiniz gıdadaki kimyasal besin maddeleriyle doğrudan ilişkisi var. Balığın sindirilmesine şarabın içindeki asidite katkıda bulunuyor. Beyaz şarapta o daha belirgin. Kokusunu, aromasını veren o kimyasallar sindirimi hızlandırıcı rol oynuyorlar. Izgara etlerde de en iyi ondan yararlanmayı sağlayan maddeler olduğu için siyah şarap içilir.

– Diren Şarapları Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde verilen resepsiyonlarda yoktu.
Ülkemizde çok büyük dertler yaşıyoruz. Cumhurbaşkanlarımızın sofraya ne gelecek, ne gidecek diye onları seçme ve talimat verme gibi bir tavırları yok aslında. Kim iyi satıyor ve pazarlıyorsa, yerleşmiş, bağlantılarını kurmuş. Bana kasıtlı bir şey yok yani, kim mahirse o satmış ama bunu bir konuğu fark etti ve Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e iletilmiş olmalı ki o da talimat vermiş, Diren şarapları da gelsin diye. Köşkte şaraplarımız büyük beğeni kazandı. Sık sık da teşekkür geliyor.

– AKP’li milletvekillerinden size hiç tepki geldi mi?
Hayır. AKP’li milletvekili arkadaşlardan da şarap içenler var. Yılbaşında bazılarına şarap gönderdim. Herhangi bir tepki gelmedi. Ama Türkiye’de genelde alkole karşı bir tepkileri olduğu da ayan beyan ortada. İşte son çıkan trafik yasası, trafik kazalarının önlenmesi bakımından karayollarındaki alkol satış noktaları kaldırıldı, yasaklandı. Ama orada biz sayın İçişleri ve Adalet Bakanlarına diyoruz ki, bakın istatistik şube müdürlüğünden aldığımız verilere göre ölümle sonuçlanan trafik kazaları içinde alkol nedenli olan kazalar yüzde 1.4’lük yer tutuyor. Ama sayın bakanımız kalkıyor büyük çoğunluğu diyor. İşte orada belli ki duygusal bir tepki var. Alkol içecekse bu adam, karayollarında yasaklayarak mı engelleyeceksiniz? İçecekse zaten hareket ettiği şehirden herhangi bir satıcıdan alkol alabilir.

Kategoriler
İçki&KokteyllerRöportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Sen kendine bir içki koy

    Sen Kendine Bir İçki Koy

    Votka: Bazen, derin dondurucuda üzeri buzlanmış bir şişe votkadan daha seksi bir şey yoktur. Ancak konuğunuzun, içini görme ihtimaline karşılık, dondurucuda şişe ve birkaç buz kalıbından başka bir şey...
  • Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları Türkiye’nin en romantik, rüya gibi şehri İstanbul. Birçok romanda adı geçen, adına birçok şiir yazılan şehir, İstanbul. Bu büyülü atmosferi şarapla taçlandırmak istediğinizde,...
  • Şarap, Zeytin ve Huzurun Adresi Şirince

    Şarap, Zeytin ve Huzurun Adresi Şirince

    İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyü, gerçekten şirin olmasına rağmen adını bu özelliğinden almıyor. Efsaneye göre köyün adı, kendini dağlara vuran 40 kişiden dolayı “Kırkınca”yken zaman içinde Kirkice, Kirkince,...
  • Şarabı nasıl içmeliyiz

    Şarabı nasıl içmeliyiz?

    Önce düşünmek lazım, içkiyi neden içiyoruz. Ben içki içmekle, meyve suyu tüketmek arasında fikir olarak bir fark görmüyorum. Alkollü veya alkolsüz içecekler yemek bütünleyicisidir. Ayran ile birlikte tüketilen pide...