Safranbolu’nun kalbi: Şehir

Anadolu insanı, doğal ve ekonomik etkenlerin sonucunda daha doğrusu imkânların elverdiği ölçüde, yazın sıcak aylarını yüksek bölgelerdeki ‘yazlık’ evlerde, kışın soğuk aylarını ise kasaba ve şehirlerdeki ‘kışlık’ evlerde geçirir....
Safranbolu’nun kalbi Şehir

Anadolu insanı, doğal ve ekonomik etkenlerin sonucunda daha doğrusu imkânların elverdiği ölçüde, yazın sıcak aylarını yüksek bölgelerdeki ‘yazlık’ evlerde, kışın soğuk aylarını ise kasaba ve şehirlerdeki ‘kışlık’ evlerde geçirir. Safranbolu yerleşmesi de yazlık ve kışlık yerleşme bölgelerinden oluşmuştur. Vadi içinde  kalan ve rüzgârlara kapalı olan ”Şehir” bölgesi, kışın soğuk rüzgârlarından korunmasına karşın yazları çok sıcak geçer. Bu nedenle vadinin dışında, şehrin kuzeybatısında kalan ve ‘şehir’e doğru açılan yamaç üzerinde bulunan ”Bağlar” kesimi bir yayla görevi üstlenmiştir. Evlerin kuruluş düzenleri yaz evi etkisini büyük ölçüde hissettirir. Gerek yazlık evlerde gerekse kışlık evlerde iyi korunmuş küçük pencereli kış odaları ile çok pencereli açık, serin yaz odaları düzenlenmiştir.

Safranbolu’nun kalbi: Şehir

Safranbolu evleri 1”Şehir” Safranbolu yaşamının 1940’lara kadar kalbidir. Tüm ticaret ve üretim faaliyetleri burada toplanmıştır. Müslüman halkın büyük çoğunluğu soğuk mevsimleri buradaki kış evlerinde geçirir. ”Şehir”de yerleşme dokusunu oluşturan tüm unsurlar topografya ile öylesine mükemmel bir uyum gösterir ki gerek vadi içinden gerekse vadi dışından hangi noktadan bakarsanız bakın, her an yeni bir sürpriz ile karşılaşabilirsiniz. Bulunduğunuz her noktada farklı optik bağlantılar kurabilirsiniz. Bir insanla beraber yüklü bir hayvanın geçebileceği ölçekteki sokaklar doğal çizgileri izleyerek topografya ile adeta bütünleşir. Sokak üzerine taşan saçaklar kapalı, samimi ve değişken perspektifli mekân etkileri oluşturur. Bu organik sokakları, ahşap payandalı çıkmaları ile yapı kütleleri, bazen de yüksek bahçe ya da avlu duvarları sınırlar. Yerleşme dokusu günün farklı saatlerinde bile pek çok değişkenlikler göstererek adeta bir görsel ziyafet sunar.

Yerleşme dokusundaki bu mükemmeliyetin, bölgenin zengin tarihsel geçmişi ile çok sıkı bir ilişkisi vardır. Yerleşme dokusu incelendiğinde, doğaya ve insana saygının temel araç olarak ele alındığını kolaylıkla gözlemleyebilirsiniz. Evlerin tek bir kuruluş ilkesine göre yapılmış olmaları zengin evi, fakir evi ayrımını dışarıdan hissettirmez. Kapalı bir ekonomiye dayalı yaşama biçimi gelenek ve göreneklerin etkisi ile gösterişten uzak, sadeliğe dayalı bir yaşam felsefesini amaçlar. Sadelik etkisi gerek mimaride gerekse yaşama biçiminde kendini büyük ölçüde hissettirir.

Safranbolu evinde ”hayat”

Evlerde yaşam içedönüktür. Evin sokak yanındaki giriş duvarı sokağın doğal çizgilerini izler. Doğayla yapının ilişkilerini sağlar. Gerek sokaktan gerekse bahçeden eve girilen yer ”hayat”tır. Zemin toprak veya taş kaplıdır. Bazı evlerde toplu yiyecek hazırlamak için kazan ocağı yer alır. Hayattan geçilen bu mekân ikinci bir mutfak işlevini üstlenir. Hayattan bir kapı ile ahıra (dam) geçilir. Bir kapı ile de bahçeye çıkılır. Aynı yerden merdivenle orta kat bağlantısı sağlanır. Merdivenin başladığı yer ‘pabuçluk’ olarak adlandırılır. Ayakkabılar burada çıkartıldıktan sonra üst kata çıkılır. Hayatın dışa gelen bir iki duvarı, temel duvarının yerden 60-80 cm. yükseltilmesinden sonra, taşıyıcı dikmeler belirli aralıklarla bu duvar üzerinde yer alır. Bu aralıklara ‘kur’, duvar üzerine de ‘bahna’ denir. Bahna üzerinden hayat tavanına kadar ahşap çubuklarla düşey olarak bir boş bir dolu ‘giliste’ adı verilen bir yüzey oluşturulur. Veya ahşap çubuklar ‘muşabak’ adı verilen kafes biçiminde çapraz çatılarak oluşturulur. Amaç bahna üzerine kınan yakacak odunların kuruması için gerekli hava sirkülasyonunun sağlanmasıdır.

Odalar: Evin en önemli öğesi…

Hayattan çıkılan orta kat, zemin katın bir devamı ve üst katı hazırlayan bir geçiş katı özelliğini taşır. Hayattan çıkan merdiven orta katta ‘sofa’ya (çardak) çıkar. Sofadan odalara, helaya, abdestliğe,Safranbolu evleri 2 kilere, aşevine ulaşılır. Bunun yanısıra sofa gerektiğinde evdeki tüm eylemleri karşılayabilecek bir görevi de yerine getirir. Orta kattan üst kara çıkış yine sofadan bağlantılıdır.

Üst kat ise bitişiktir, bir sonuçtur. Geleneksel Anadolu evi plan şeması üst katta biçimlenir. Odalar evin en önemli öğesi olma özelliğini hâlâ korumaktadır. Oturma, yemek yeme, çalışma, yatma gibi eylemlerin tümünün gerçekleşebildiği çok amaçlı bir mekândır. Sofadan girilir fakat doğrudan bir bağlantı yoktur. Giriş dolaylıdır. Sofadan görsel bir bağlantı kurulamaz. Gizlilik ilkesi hakimdir. Oda, tek başına yaşama birimidir. Her odanın çevresinde bir hizmet alanı vardır. Bu da ortak yaşama alanı olan sofa veya diğer hizmet mekânlarından biridir.

Evlerin tüm öğelerini birleştiren ve bir arada tutan ahşaptır. Anadolu insanı ahşabı bol bulduğu yerde coşku ile kullanır. Ahşap Safranbolu’da da boldur… Sonuçta, ahşabın geleneksel Anadolu evinin yapısal kuruluşundaki yeri, Safranbolu örneğinde, Safranbolu’nun elinde çok özgün boyutlara ulaşmıştır.

 

Zafer AKDEMİR/Metin KESKİN

Kategoriler
Tarih
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular