Romanya Türkleri

Romanya´yı keşfettiler, yatırım yaptılar, şimdiyse yerlerini Yunan ve İtalyanlara bırakıyorlar. Komünizm sonrası yeni Romanya´nın temellerini ilk onlar attı. Ülkede 7 bin Türk şirketi ve 15 bin yatırımcı var. Ancak...

Romanya´yı keşfettiler, yatırım yaptılar, şimdiyse yerlerini Yunan ve İtalyanlara bırakıyorlar.

Komünizm sonrası yeni Romanya´nın temellerini ilk onlar attı. Ülkede 7 bin Türk şirketi ve 15 bin yatırımcı var. Ancak AB kapısındaki yeni Romanya, Türklere sırt çevirmek üzere. Türkler hızla gelişen Romanya´da biraz köylü kalıyorlar. Romanya´da Türkler out, Yunanlar ve İtalyanlar in.

Romanya´daki Türk varlığı

10 gün, `da’ (evet), `appa plate’den (su) öte gidemeyen bir Romence birikimi ve Romanya. Türkiye´den bakıldığında önyargılar ve küçümsemeyle yaklaşılan ama içinde yaşadıkça şaşırtan, büyüleyen, helal olsun dedirten bir ülke. 1990 sonrası demokrasiye geçiş ve bugün AB üyesi olmasına ramak kalmış bir ülke… 22 milyon nüfus. 2007´de AB üyeliği… Yüzde 10´lar seviyesinde enflasyon… Tüm bunların yanında Romanya´nın demokrasi tarihiyle birlikte var olan, yoklukta Romanya´nın önünü açan, olmayanı bu ülkeye sokan Türkler. 7 bin şirket. 15 bin yatırımcı ve Romanya´da yaşayan azınlıklarla birlikte 120 bin Türk. Romen Parlamentosu´nda üç Türk milletvekili, en büyük yatırımlarda, gece hayatında, sokakta ve her yerde Türkler. Ama şimdiye kadar Romanya´da hep `in’ olan Türklerin şansı, giderek zorlaşıyor. AB süreciyle birlikte işin rengi çok değişti. AB kuralları, AB standartları geçiyor Romanya´da artık. Türkler üçüncü sınıf muamele görüyor. Oturma izinlerini almak kolay olmuyor; vize uygulamasa da Romanya, canının istediğine kırmızı kart gösterip ülkeden çıkarıyor.

Türklerin yerini şimdi Yunanlar ve İtalyanlar dolduruyor. Türkler, küçük ve orta ölçekli esnaf olarak, Araplar ve Çinlilerle birlikte ayrılan, dışlanan bir sınıfın üyeleri haline gelmiş durumda. Cebine koyduğu 2 bin 500 dolarla bugün 15 milyon dolarlık cirolara imza atan, 10 yılını Romanya´ya veren Türkler, hatta onların deyimiyle `gizli kahramanlar’ şimdi yalnızlığın ve Türkiye Cumhuriyeti´ne olan küskünlüğün ve kızgınlığın içinde bocalayıp duruyorlar. Romanya Türkleri artık yol ayrımında: Ya Romen vatandaşı olup bu ülkenin geleceğine oynayacaklar ya da Türkiye´nin güçlü ve büyük bir ülke olup onların arkasında olmasını bekleyecekler. Ama görünen o ki, tıpkı diğer yurtdışındaki Türkler gibi Romanya´daki Türkler de geleceklerini yaşadıkları ülkede arıyorlar.

Romanya´daki Türk varlığı dendiğinde önce ekonomik yaşamın içinde bir hareket görülüyor. Ancak Türklerin genel olarak çizdiği profil küçük ve orta ölçekli yatırımcılar şeklinde. Stratejik alanda Türkler yok. İşler esnaf mantalitesinde dönüyor. Hamburger satan bir dükkânı olan Türk, yılda birkaç milyon dolar ciro yapabiliyor. Avrupa´nın içinde, Batılı bir yaşamın ortasında, ne tam Batılılar ne de tam Türk. Ama Türklüklerinden, geleneklerinden de vazgeçmiyorlar. Tarz, imaj aslında Türk esnafı şeklinde. Ama ne tam Türk, ne de Romen.

Türkler için yaşamın en renkli tarafı kadınlar. Romanya´daki şartlar kadının kolayca elde edilebildiği, paranın bu işte konuştuğu bir ortam arz ediyor. Türkler de bu kadın ve para bolluğunda âlemden âleme koşmayı ihmal etmiyorlar. Romenlerle evlenip vatandaşlık alan çok Türk var. Ama işlerini oturtanların hiçbiri orta vadede Türkiye´ye dönmeyi düşünmüyor. Romanya´nın geleceğinde onlar da kendilerine bir gelecek edinmişler. Sosyal yaşam aslında belli mekânlarla ve ortamlarla sınırlı. Kışın Türklerin en favori mekânları kayak merkezi olan Braşov. Oradaki oteller, barlar eğlencenin ve kadınların tadına varıldığı bir nokta. Yazınsa Köstence sahilleri. Deniz, balık ve rakı Türklerin en önemli eğlence malzemesi. Dernekler, lokallerse sosyal yaşamın renkli merkezleri.

Romanya´da Türkler arasındaki rekabetse işin tuhaf tarafı. Kimse kimseyi beğenmiyor, kimse kimseyi çekemiyor. Romanya´daki ekonomik ve sosyal yaşamın içinde etkin bir azınlık olarak birbirlerini yemekle meşguller. Bu durum aslında, para kazanarak elde edilen gücü sosyal alanda ve siyasette de etkinleştirme kaygısına dayanıyor. Resepsiyonlarda temsil edilme, öncelik kazanma savaşı yoğun biçimde kendini hissettiriyor.

Romanya´daki Türkleri sınıf sınıf ele almak lazım aslında. Gerçek yatırımcılar sayılmazsa eğer, bir de geriye kalanlar var. Bazı tahminlere göre 3 bin naylon Türk firması var. Ya askerlikten kaçmak için bu ülkeyi mesken tutmuş olanlar bunlar ya da metres tutanlar… Karısını aldatarak Romen güzellerle hayat yaşamak için sözde iş kuran belli bir sınıf Türk de söz konusu. Gerçek yatırımlarsa tekstil, gıda, transport, ihracat ve ithalat işlerinde odaklaşıyor.

Kategoriler
Ekonomi
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular