Profesyonellik mi, duygusallık mı?

PROFESYONELLİK Mİ DUYGUSALLIK MI? Profesyonellik nedir? Acaba mesleğimizi profesyonel olarak mı yapıyoruz? Yoksa millet olarak duygusalız, profesyonelliğe ne mi gerek var? Profesyoneli, Emeritüs Prof. Tuncer Ören (Ottawa Üniversitesi, Kanada)...
Profesyonellik mi, duygusallık mı

PROFESYONELLİK Mİ DUYGUSALLIK MI?

Profesyonellik nedir? Acaba mesleğimizi profesyonel olarak mı yapıyoruz? Yoksa millet olarak duygusalız, profesyonelliğe ne mi gerek var?

Profesyoneli, Emeritüs Prof. Tuncer Ören (Ottawa Üniversitesi, Kanada) şöyle tarif ediyor: “İşini iyi bilen ve bunu çevresine kanıtlamış olan, bilgi düzeyini sürekli güncel tutan, niteliğe özen gösteren (bireysel nitelik, yaptığı işin niteliği, çevresi ile ilişkilerin niteliği), yaptığı işten coşku ve heyecan duyan, mesleğini destekleyen, mesleğinin ahlak kurallarına uyan, mesleğinin gerektirdiği fazladan işleri de yapandır. “

15 yıldır sağlık camiasının içerisinde çeşitli görevlerde bulunmuş ve 8 yıldır da hasta ve yakınlarının başvurularını değerlendiren biri olarak sağlık çalışanlarının mesleki anlamda profesyonel olarak görevlerini yerine getirdiklerini ancak hasta ve yakınlarıyla iletişimde profesyonel bir yaklaşım sergilemedikleri, tam tersine duygusal davrandıklarını gözlemledim.

Örneğin hasta yoğunluğundan şikayet edip hasta ve yakınlarına olması gerektiği gibi profesyonel davranmıyoruz. Hatta bir adım daha ileri gidip ‘kardeşim bu yoğunlukta insanlara nasıl iyi davranayım’ diyebiliyoruz bir çırpıda. Hasta ve yakını bu durumda hakkını aramaya çalıştığında ise ‘git kardeşim nereye istersen oraya şikayet et, bir de selam söyle’ deyiveriyoruz. Hani tespihin ipi koptuğunda taneleri etrafa saçılır ya işte onun gibi ağzımızdan ipini koparmış daha nice kelimeleri etrafa saçı veriyoruz hiç vakit kaybetmeden.

Bir başka seferinde hasta yakını elinde bir reçeteyle bizi koridorda yakalayıp “Hocam şu teşhisin ne olduğunu anlayamadım bana söyleyebilir misiniz?” dediğinde hemen ani bir refleksle “Kardeşim bu teşhisi anlayabilmek için 6 yıl tıp fakültesinde okuman, ardından da 4 yıl uzmanlık eğitimi alman gerekir” deyip yolumuza devam edebiliyoruz.

Acaba bu ve buna benzer davranışlarımızı profesyonellik terazisinin adalet kefesine koysak nasıl bir tabloyla karşılaşırız?

Bu davranışların yerine yukarıda sayılan profesyonelliğin gerektirdiği davranışları sergilesek daha iyi olmaz mı?

Tam bu noktada Hz. Mevlana’nın 7 öğüdüne kulak vermek gerekir diye düşünüyorum.

“Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.”

Hasılı kelam mesleğimizi icra ederken profesyonelliğin gereklerini yerine getirmek ve 7 öğüdü de kulağımıza küpe yapmak gerekir diye düşünüyorum.

mehmet_kaymakciMehmet Kaymakçı
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hasta Hakları Şube Müdürü
Kategoriler
Köşe YazılarıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular