Pornografi Erotizme Karşı

Birçok kişi, pornografinin kaba, erotizmin ise zarif olduğunu düşünür. Gerçekten böyle mi? ‘Pornografi’ derken neyi kastediyoruz; erotizm ile pornografi arasındaki fark ne? Her iki kavramı da inceleyelim. Pornografi kelimesi,...
Pornografi Erotizme Karşı

Birçok kişi, pornografinin kaba, erotizmin ise zarif olduğunu düşünür. Gerçekten böyle mi? ‘Pornografi’ derken neyi kastediyoruz; erotizm ile pornografi arasındaki fark ne? Her iki kavramı da inceleyelim.

Valérie Tasso

Valérie Tasso

Pornografi kelimesi, İngiltere’de Viktorya döneminde icat edildi. 19’uncu yüzyıldan önce kimse bu kelimeyi kullanmıyordu; bunun nedeni, sadece kelimenin henüz var olmaması değildi; izleyicilerin ahlakı hakkında ahkâm kesmek için ortada bir neden yoktu. O dönemde pornografi, ‘pornografik’ sahneleri izlemekten keyif alan zengin insanlar ile aynı ‘pornografik’ sahneleri izlerse, zihinleri yozlaşacak ve kirlenecek fakirler arasında ayrım yapmak için kullanılıyordu. 19’uncu yüzyılın başlarında arkeologlar, ‘Pompei’ ve ‘Herculaneum’ kazılarında ‘erotik’ freskler, tablolar ve objeler buldular; bu objelerin çoğu kişisel özel erotik koleksiyonlara ve bazı müzelere dağıldı. Müzeleri sadece zenginler gezebiliyordu. Yani bu, bir güç meselesiydi. Zengin insanlar için bu nesneler ‘erotik’ti; fakat mütevazı ve cahil kişiler için son derece ‘tehlikeli’, dolayısıyla da ‘pornografik’tiler; bu tabii ki zengin insanların görüşüydü.

Antik Yunan’da M.Ö. 5’inci ve 4’üncü yüzyıllarda yaşamış Parrhasius, fahişeleri resmeden herhalde ilk ressamdı. ‘Pornografi’ kelimesi, Yunanca ‘porne’ yani ‘fahişe’ ve ‘graphia’ yani ‘çizim, resim’ kelimelerinden gelir. Parrhasius, ‘porne’leri çizmek ve temsil etmek konusunda çok azimliydi. Bu açıdan bakıldığında Parrhasius’un farkında olmadan ilk pornografik ressam olduğunu söyleyebiliriz. Fakat o dönemde kimse pornografiden bahsetmiyordu.

Kabul edilen tanımlara göre, erotik bir kurgu durumu açıkça göstermez. Belli bir anda, o durumun daha açık hale gelebileceği hissiyatını verir. Yakın zamanda bir şeylerin olacağına dair verilen sözdür erotizm. Bunun aksine pornografik kurgular, önceden tasarlanmış ve dış etkilere kapalı bir sahnede, durumu açıkça gözler önüne serer. Ortaya çıkabilecek her şey zaten ortadadır; ortada olmayan şeyler de ikinci planda, değersiz ve önemsizdir. Erotizmde ‘tahrik’ esastır. Pornografideyse tahrik elenmeli, tamamen ortadan kaldırılmalıdır ki, temsil edilen şey veya performans, gerçek ve doğru sayılabilsin. Erotik filmde aktörler rol yapar ve tahrik eder; buna karşın porno filmde katılımcılar müdahale eder, dâhil olur ve elde eder. Sahne gerçek olduğu için tahrik etmeye çalışıp rol yapılmaz. Ve erotizm bizi uyarırken, pornografi tatmin etmiş gibi yapar.

Cinsel arzumuza hangisi daha iyi gelir?

Erotizm de, pornografi de, libidomuzu harekete geçirmek konusunda yardımcıdır. Arzu mekanizmalarımız hem erotik hem de pornografik sahnelerde tatmin olup, kendini ifade edebilir. Fakat ben şahsen erotik durumların, pornografik sahnelerden daha heyecan verici olduğunu düşünmüyorum. Bu tamamıyla ‘izleyen’e, olaya şahit olan kişiye bağlıdır; çünkü kişinin arzu mekanizması, sadece ve sadece kişiye özgüdür.

Önemli bir nokta da şudur: Cinsel aktivitelerimizi ifade ediş tarzımız, hakkımızda ahlaki veya estetik bir hüküm vermek için sağlam bir zemin oluşturmaz. Düzgün işlense de, işlenmese de, cinayet her zaman cinayettir. Pornografi ya da erotizm iki farklı sahneleme metodudur; bir şeyi görünür kılmak için önerilen iki farklı tekliftir. Pornografi, bunu açıkça yapar; erotizm ise hayal gücümüz aracılığıyla. Bunlar, teklifi veren ya da teklifi alan kişilerin, ahlak seviyelerini ölçmek için kullanılabilecek değer yargıları değildir.

Erotizmin veya pornografinin arkasında ne erdemli, ne de sapkın insanlar vardır; sadece yetenekli veya yeteneksiz kişilerdir onlar. Ve erotik veya pornografik bir durumun karşısında -bu bir film, tablo, heykel ya da fotoğraf olabilir- ne estetik zevke sahip, ne de ahlakı bozuk bir kişi vardır; sadece izleyen birisidir o. Çoğu zaman bu gerçeği unutuyoruz ve erotizm ile pornografi söz konusu olduğunda ahlaki değer yargılarından bahsediyoruz.

André Breton şöyle söylemişti: “Pornografi, başkalarının erotizmidir.” Bu cümleyi tersine de çevirmek mümkün: “Erotizm, başka insanların pornografisidir.”

Libidoya ne kadar yararlı?

Daha önce de belirttiğim gibi, bu kavram ile ilgili ahlaki bir yargıda bulunmamamız lazım. Bir seks terapisti olarak pornografinin, kişinin libidosu yok denecek kadar azaldığı zamanlarda, onu uyandırmak için son derece yararlı olduğunu söyleyebilirim.

Günümüzde herkes pornografiye ulaşabilir. Fakat lüks mağazalara da her an ulaşabilecek durumdayız. Her önünden geçtiğimizde durup bu mağazalardan lüks çantalar, kıyafetler ya da mücevherler satın almıyoruz. Birçok insan pornografiye bağımlı olduğunu söylüyor. Bu son derece yanlış bir ifadedir. Pornografi, bağımlılık yaratmaz. Sorunumuz, cinsel aktivitelerimizi bir değer olarak değil, bir problem olarak tanımlamış olmamızdır. Gerçek problem, kişinin psikolojisidir. Bağımlı kişilikler vardır, bağımlı olmayan kişilikler vardır. Bir kimse bağımlı psikolojideyse aşka, alışverişe, sekse ve daha birçok şeye bağımlı olmaktan muzdariptir. Pornografinin her yerde olması, bizim ‘tehlikede’ olduğumuz anlamına gelmez. Fakat bir şeyi suçlamak, sorunun gerçek kaynağını anlamaya çalışmaktan çok daha kolay ne yazık ki.

Kategoriler
Cinsellik
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular