Poker Dünyasının Yeni Milyoner Kralları

Bir grup genç oyuncu üstün zekalarıyla herkesi dize getirip poker dünyasının yeni milyoner kralları oldular… Nasıl mı? Bolca zekice bir tutam eğlencenin sabırla yoğrulmasıyla… Fotoğraf Peter Rad Akşam yemeği...

Bir grup genç oyuncu üstün zekalarıyla herkesi dize getirip poker dünyasının yeni milyoner kralları oldular…

Nasıl mı? Bolca zekice bir tutam eğlencenin sabırla yoğrulmasıyla… Fotoğraf Peter Rad

poker dünyasının yeni milyoner kralları

Akşam yemeği bitmişti… Isaac Haxton, Justin Bonomu ve onların altı milyoner arkadaşı poker galaksisinin en parlak gençyıldızları. Bellagio’daki tabağı 100$ olan Italyan restoranı Circo’da şişelerce kaliteli şarapları deviriyor ve bana ürkütücü şekilde bakıp telefonumda kayıtlı kaç numara olduğu üzerine bahse giriyorlar. Masada 1000$ var. Teklifler açık artırma usulüyle veriliyor; “100 kişi”, “200”, “250”. Ben bu sırada bana söylenen şekilde kimseye tüyo vermeden gözlerimi şarap bardağına dikmiş oturuyorum.

poker dünyasının yeni milyoner kralları 1

JUSTIN BONOMO

JUSTIN BONOMO

Yaş. 24
Turnuva geliri 2.42 milyon $

STEVE O’DWYER

STEVE O’DWYER

Yaş 28
Turnuva geliri: 508.750 $

Hep beraber yemeğe gidildiğinde tüm ekip bir yabancı, bir garson soru yağmuruna tutuluyor: “Mirage’da kaç güvenlik kamerası var?”, “Bardaki tüm likörlerin toplam fiyatı ne kadar?”. Doğru cevap önemli değil. Sadece hedef kişinin tahminleri önemli. Oyunun adı da devamlı kafası iyi gezen Norveçli poker oyuncusu Loden’e ithafen “Loden Düşünceleri”.

Bu gece Lodden ben oluyorum. Onların dikkatli bakışları altında tavana asılı dönen heykelin fiyatını, Bangkok’ta şu an sıcaklığın kaç derece olduğunu, Başkan Obama’nın şimdiye kadar kaç kadınla yattığını tahmin etmeye çalışarak zamanımı harcıyorum.

Telefon rehberimde kaç kayıtlı numara olduğu konusundaki teklifler Bonomo’nun “Aşağı!” diye haykırmasından önce 600’e kadar tırmanıyor. Arkadaşı Scott Seiver da öyle yapıyor. Geri kalanlarsa bahsi bitirmekle meşgul. Dostları Steve O’Dwyer “Kaç tane? Kaç tane?” diye sızlanmaya devam ediyor. “Çok eski bir telefon ve bana sadece 500 numara kayıt izni veriyor.” diyorum. Bonomo ve Seiver galibiyetlerini kutlarken şiddeti gittikçe artan sevinç naraları atıyorlar. Tabii kaybeden arkadaşlarıyla da dalga geçmeyi ihmal etmiyorlar.

Grubun en neşelisi Seiver bana “Seni şimdiden sevdim Davy” dedi ve sürekli yanılgıya düşen Seth Roger’a bakarak hakkını istedi: “Ödeyin paramı sürtükler!”

Garson hesabı getirdi: 2.070$ . Hesabı dokuza bölüp ödemek yerine grubun emektarı ve kapalı kutusu Dave Williams küstahça herkesin ben de dahil kredi kartını topladı. Tekrar bir oyun oynanacaktı. Masadakiler bana restoran ruleti dedikleri oyunun kurallarını anlattılar: “Her yemekten sonra kredi kartlan toplanır. Kartları toplayan kişi bunlan masanın altında karıştırır ve orada tutar. Masadakiler oturma sıralarına göre bir sayı söylerler (“soldan üçüncü” gibi). Eğer bu adımdan sonra senin kartın seçilmişse yırttın demektir. Çünkü hesap sona kalan kartla ödeniyor. Her biri meraklı gözlerle pis pis sırıtmayı ihmal etmeden oyunu nasıl oynadığımı takip ediyordu. Dağınık tel tel saçları ve üstlerine dar gelen buruşuk gömlekleriyle Vegas’ta 2.000$ hesap bırakan savurganlardan çok, gecenin geç saatlerinde etrafa fazladan alkolsüz bira ısmarlayan bir çeteye benziyorlardı.

Oyuna dahil olmuştum ve bu durumu hemen tekrar değerlendirmem gerekiyordu ama artık çok geçti. Williams kartları karıştırmaya başlamıştı bile. “Lütfen Tanrım, kahretsin, lanet olsun, lütfen benim kartımı seç!” diye iç geçiriyordum. Bir kart daha seçildi, Williams seçilen karta baktı: “Yırttın dostum” dedi ve kartımı bana verdi. Derin bir “Ooh!” çektim.

Sona kalan kart Haxton’un ‘Platinum Visa’sıydı. 24 yaşında ve Harry Potter’a acayip derecede benzeyen Haxton hiç çekinmeden kredi kartını deri kaplı hesap kabının içine koydu.

Restorandan ayrılmadan önce garson çekinerek yanımıza yaklaştı ve hesapların yüzde 20’sinin otomatik olarak bahşiş olarak alındığını söyledi ve Haxton’ın bıraktığı 800$’lık bahşişi almak istemedi. Fakat Haxton aldırış etmedi; “Hayır, bizim keyfimiz yerinde. Rahat ol.” dedi ve ekledi; ” Servis fevkaladeydi”. Birlikte otoparka doğru yol aldık. Eğer bu adamlar basketbol yıldızı olsaydılar eminim ünlü bir çete olabilirlerdi Muhtemelen hiçbir hayranları imzalı fotoğraf istemez, kızlar peşlerinden koşmaz, telefon numaralan bilinmesine rağmen arayanları olmazdı. Çünkü bu kadar zeki ve ünlü kumarbazlar olmalarına rağmen arka planda kalmayı başarabilmişler, daha doğrusu tercih etmişler.

HAXTON, BONOMO VE DİĞER EKİP ÜYELERİ Las Vegas sınırında milyon dolarlık ultra lüks Panorama Kuleleri’nde oturuyorlar. Burası adeta genç poker yıldızlan için Hogwarts Büyücülük Okulu gibi bir yer. Teras katında ellerinde artistik burbon kadehleriyle şehrin parıltılı neon ışıklarını izliyorlar. Bundan 10 sene kadar önce bu çocuklar altlarında Bentley’lerin olacağını, bir akşam yemeğine 2.000$ vereceklerini ya da Obama’nın kaç kadınla yattığına dair abuk sabuk bahislere binlerce dolar yatıracaklarını akıllarından bile geçirmiyorlardı. Zira hepsi karanlık sokaklarda, banliyölerde ikamet edip arkadaşlanyla MagicThe Gathering tipi oyunlar oynuyorlardı.

SCOTT SEIVER

SCOTT SEIVER

Yaş 24
Turnuva geliri 2.1 milyon $

ISAAC HAXTON

ISAAC HAXTON

Yaş 24
Turnuva geliri: 2.6 milyon S

Magic aslında Dungeons&Dragons tadında ağır matematik hesapları içeren poker benzeri bir oyun. 90’ların sonuna doğru oyun içindeki blöf stratejileri ve fantastik konuşmalar gençliği kendine çekti. Son yıllardaysa başarılı Magic oyuncuları poker üstüne yüksek lisans yapmaya başladılar. Haxton ve Bonomo bu dünyanın rock yıldızlan, asosyallikten gangsterliğe terfi etme yolundaki ikonları.

Haxton, koyu saçları ve kalın çerçeveli gözlükleriyle Clark Kent’i andınyor. Poker böceği tarafından ısınlana kadar memleketi Syracuse’daki Brown Universitesi’nde birinci sınıfa giden bir öğrenciymiş. Çocukluğundan beri günde 7 saatini Online Casino’larda geçirmiş. Geçtiğimiz yaz son sınıfa geçmeden önce ailesine her şeyi anlatmış ve internetten poker turnuvalarına katılmış. Bu arada kendisine de hedef koymuş; 12 ayda 1 milyon dolar kazanmak (Haxton bu hedefini 3. ayda gerçekleştirmiş bile).

Peki 24 yaşındaki poker yıldızı bir gününü nasıl geçiriyor? Circo’da yediğimiz akşam yemeğinden sonraki gün Haxton sabah 11’e kadar uyudu. Kalkınca Brown’da yeni tanıştığı kız arkadaşıyla çayını yudumladı ve hemen alt kattaki solonda vücut geliştirme eğitmeniyle antrenmanını yaptı. Son olarak masasına geçti, hayli heybetli gözüken iki bilgisayarını açtı ve mesleğini icra etmeye koyuldu.

Bu çocukları televizyonlarda büyük bahisli masalarda yığınla para kazanırken görebilirsiniz. Ancak onlar genelde küçük çapta oyunlara takılıyorlar. O gün Haxton 25-50$ potluk limitsiz poker masasındaydı. Bilgisayarın masaüstünde bir kaç pencere daha açık. Amaç; Bonomo ve Seiver ile anlık iletiler yoluyla mesajlaşarak onların oyunlarını da takip etmek. Online oyunlarda tozu dumana katıyor olsanız veya birkaç turnuva tecrübeniz olsa bile Haxton’m hamleleri size hala baş döndürücü gelebilir. Zira bu çocuk kartları sanal masaya son derece hızlı bir şekilde sürüyor, bir yığın fişi bir anda toplayıp tüketiyor ve 20-30 bin dolarlık potlan tek bir tıklamayla hayatından çıkarıyor. Haxton sandalyesinde öne eğilmiş vaziyette oyun konsolu tarzındaki faresini başparmağıyla sertçe kontrol ediyor. Kendi kendine gülüyor, kaşlarını çatıyor, pis pis sıntıyor… Bir taraftan da kulaklığından HotChip, Dead Kennedys ve Eminem’in gaz şarkıları çalıyor.

Bonomo’dan mesaj alındıktan sonra, 100-200$ potluk masada bir balinayı (masadaki kodaman ovuncu) gözüne kestirdi. Haxton da onu takip ederek masaya 500-1.000$ değerinde pot koydu. Bu muhtemelen toplam potların en fazla 60.000$ civarında seyrettiği limitsiz Texas Hold’em’de online olarak görebileceğiniz en yüksek bahis. Bazı balinalar oyunu iyi biliyorlar. Fakat Haxton’a karşı sürekli galip gelebilecek dünya çapında bir yeteneğe sahip değiller. Haxton oyunlarda LuvTheWNBA takma adıyla boy gösteriyor. Bunun sebebini de “Balinalar bu ismi görünce beni aptal, hırbo ve oyundan anlamayan bir amatör sanıyorlar.” diye açıklıyor. Tüm bunlara rağmen poker hala bir şans oyunu ve bazen müthiş bir oyuncu sıradan bir oyuncuya karşı bile kaybedebiliyor. Bugün de öyle olacak galiba. Haxton 40.000$ içeride ve karşısındaki oyuncu durumu lehine çevirmeyi başardı.

BU ARADA, BONOMO PANORAMA NIN KUZEY KULESİNDE masadaki etkinliğini artırarak düşmanlarım savuşturuyor. Birçok arkadaşı Laurel ile Hardy gibi ortalıkta dolaşırken, Bonomo oldukça atletik bir vücuda sahip. Aynca arkaya doğru jölelenmiş kum rengi saçlan da ona snowboardçu havası katmış. Bonomo hakkında bazı bilinmesi gerekenler: Ölümsüz olmak istiyor. İsminin ölümsüzleşmesi değil, vampir gibi ölümsüz olmak. Virginia’nın Fairfax şehrinde doğup büyümüş ve Maryland Üniversitesi’de matematik eğitimine poker uğruna ara vermiş. Üç yılda turnuvalardan toplam 2.4 milyon $ kazanmış. Eğitimini tamamlamadığı için kendini büyük bir aptal olarak görüyor. Ama şunu da unutmamak gerekir ki Bonomo poker dünyasının en seksi kızlarıyla birlikte. Şu anki kız arkadaşı genç, sempatik ve elektronik müzik aşığı olan sarışın model Heather.

Bonomo şimdiye kadar World Series of Poker (WSOP)’de şampiyonluk bileziğini koluna hiç takamamış (Seiver bunu bir kez başarmış) ve bunun çok da önemli olmadığını söylüyor. Ancak arkadaşları Bonomo’nun bunu deli gibi istediğini biliyorlar. Geçtiğimiz yıl Bonomo bu turnuvada daha önce iki kez şampiyonluk elde etmiş arkadaşına 7-1 oranında tam 100.000 $ yatırdı. Arkadaşı şampiyonluk bileziğini koluna takarken Bonomo da voleyi vurdu.

Bonomo, şu anda oturduğu masada yarım düzinelik bahsi 25-50$’a kadar arttırdı. Bir öğretmen sabrına sahip. Bu sırada bana oyunun küçük ama değerli bir stratejisini söylüyor: “Poker’de insan psikolojisini anlamaktan çok matematiksel düşünce önemlidir.” Bana verdiği bu tüyodan sonra oyuna yarım saatlik bir mola verildi. Bonomo da bu molayı en beğendiği poker forum sitesine salça olmakla geçirdi. Genç oyuncu pokerin en parlak beyinleri arasında kendine sağlam bir yer edinmiş. Panorama’nın birinci sınıf oyuncuları da onun tavsiyelerini düzenli olarak dinliyorlar.

Bonomo masaüstünde bir pencere açtı ve dostu Haxton’ın yüksek bahisli oyununu canlı olarak izledi. Haxton, Bonomo ve Seiver birbirlerinin hamlelerini takip ediyorlar ve kazandıkları ve kaybettikleri oyunları birlik olup denetliyorlar. Bonomo, bir günde 50.000$ kaybedebilir ancak Seiver 70.000 $ kazandığında her türlü kardalar. Bu strateji tıkır tıkır işliyor. Zira bu üçlü şu ana kadar 7.1 milyon dolardan fazla kazanmış durumda.

TÜYOLAR: Eski bir FBI özel ajanı olan JOE NAVARRO, artık yöneticilere ve poker oyuncularına vücut dili eğitimi veriyor. MAXIM için de bu işin püf noktalarını sıraladı. Rakibinizi okumak artık hayal değil.

 

 

 

 

KIZARIK ENSE

KIZARIK ENSE

Hareket: Boyun ovma

Anlam: Stres. Muhtemelen elinde bir şey yok.

BİTİK

BİTİK

Hareket: Kartlan baş ve orta parmak arasında kontrol etmek.

Anlamı: Kartlar berbat.

SEKİZ PARMAK

SEKİZ PARMAK

Hareket: Başparmakları gizlemek.

Anlamı: Güvensiz. Saklayacak şeyi olanın eli zayıftır

 FATİH

FATİH

Hareket: Kollar veya dirsekler masada.

Anlamı: Kendinden emin, masada iddiası var. Dikkat etmek gerekir.

AKŞAM SAAT SEKİZ OLUYOR VE BONOMO SEİVER VE HAXTON İLE poker stratejileri ve oyunun teorisi hakkında anlık ileti alış verişi yapıyordu. Oysa Haxton ve Seiver’ın, Bonomo’nun kapısından içeri dalıp oyun hakkında konuşmalarının üzerinden çok da zaman geçmemişti. Bonomo, önüne rakipleriyle kendi tarzıyla alay ediyordu. Elinde üç kritik kart vardı. Ancak canlı turnuvalarda kendisine üstün bir el geldiğinde yapacağı en iyi hamlenin hangisi olması gerektiğine karar vermesi için uzun süre düşünüp taşınıyordu. “Satranç asırlardan beri varolan bir oyun ve stratejileri oldukça karışık olmasına rağmen büyük kısmı çözülmüş durumda. Poker ise yeni bir oyun ve satranca göre zilyon kez daha karışık. Biz bu işi çözmeye yeni başladık.” diye açıklıyor durumu.

Çok geçmeden akşam yemeği vakti gelmişti. Ekip doğruca Kore tarzı yeni ızgaralarının önünde buluşuyor. Yemekte Seiver bugün 80.000$ kaybettiğini açıklıyor. Bonomo ise 30.000$ kazanmış. Biraz içki içildikten sonra, birkaç tur Lodden Düşünceleri oynuyorlar ve son olarak bu gece nasıl yorgunluk atacakları hakkında derin bir tartışmaya dalıyorlar, zira bugün cuma. Birkaç arkadaşları Vegas’ın en fiyakalı striptiz kulübü Spearmint Rhino’da rezerve ettikleri VIP odalarına gidiyor. Ayrıca Amerika’da özellikle gençlerin rağbet ettiği bir program olan Jersey Shore’dan biri de bu gençlerle poker oynamak için Bellagio’da bir oda tutmuş. Görünen o ki onunla da birkaç el poker atacaklar.

TV yıldızının alçakgönüllü oluşu gençlerin aklını başından almıştı. Ancak parti ve içki ortamlarından uzakta çaylaklarla poker oynamak son derece sıkıcıydı. Ta ki akıllarına daha iyi bir fikir gelene kadar; Bonomo’nun dairesinde hep beraber takılacaklardı. Haxton’ın biralarını ve viskilerini, marijuanalaı içerken saat sabahın 5’i olmuştu. Yurtta kalan üniversite öğrencileri gibiydik. Fakat bizim kaldığımız yurt Saddam Hüseyin’in saraylarından farksızdı.

Seiver ve ben, takımımız oyunu kazandığında birbirimizi tebrik ettik. Şunu merak etmiştim o an; bir insan tek başına 80.000$ kaybettikten sonra nasıl bu kadar neşeli olabiliyordu? Haxton da durumu şöyle açıkladı: “Olay para kazanmak değil, oyundan galip ayılmak. Biz bunu her zaman yaparız çünkü rakiplerimiz karşısında elbet üstün olacağız.” Bu çocuklarla vakit geçirdikçe onların da felsefelerini daha iyi çözmeye başladım. Bu çocuklar oyuncuydu, kumarbaz değil. Onlar kumarhanelere gidip slot makinelerinde takılarak veya 21 oynayarak vakit geçirmiyorlardı.

Yetenek yarışmalarını kazanma ve akıl yolculukları ortaokulda başlamış. Haxton uzun saçlı bir serseriymiş, Bonomo ise ağır bir ergenlik dönemi geçiren sivilceli bir ergen. Bu tipleri belki bilirsiniz; Douglas Adams’ın Otostopçunun Galaksi Rehberi ve türevi bilim kurgulan okurlar ve bu serilerin dev koleksiyonlarını biriktirirler. Aslında her şey okuldaki jimnastik sınıfından manita yapma girişimleriyle başlamış. İkilinin okul balosunda sap sap takılmaları, ustası oldukları Magic’i keşfetmelerine vesile olmuş. “Magic oynarken kontrol bende” diyor Bonomo ve ekliyor: “Bu oyunu çok seviyorum ve oldukça da iyiyim”.

Ertesi gece ekip, Palms Casino’da bulunan Moon adlı gece kulübünde takılıyordu. Balkonda tekilaları shot yaparlarken bir yandan da çok sevdikleri poker dahisi arkadaştan Vivek Rajkumar’a çeşitli hikayeler anlatıyorlardı. Rajkumar şimdiye kadar pokerden milyonlar kazanmasına rağmen etrafa ipucu vermemesiyle tanınıyor. Tabi bu da onu ne yapacağı tahmin edilemeyen bir Lodden yapıyor. “Donmuş pizzayı kaç derece sıcaklıkta pişiriyorsun?” diye soruyor Haxton. “100 derece?” diye yanıtlıyor Rajkumar. Gerçekten güçlü bir zekaya sahip. Bu cevaptan sonra ekip elemanları Lodden Düşünceleri’ne dalmışken, Rajkumar kahkahalar atarak etraftaki mini etekli ve sarhoş kızlarla kesişiyordu…

VEGAS’TAKİ SON GÜNÜMDE HAXTON VE BEN şehir dışında bulunan Red Rock State Park’taki Turtlehead Doruğu’na tırmanmak için yola koyulduk. Haxton sekizinci sınıftan beri ilk kez bir doğa gezisine çıktığını belirtti. Patika başlangıcında Haxton Zoe’nin çantasına koyduğu on iki şişe (evet, 12!) güneş kremini gözden geçirdi. Önümüzde tırmanmak üzere zorlu bir rampa var ancak Haxton spor salonundaki çalışmalarının meyvelerini topluyor ve bana öncülük ediyor.

Yokuşu tırmandığımız sırada, Haxton bana pokerin ne kadar hızlı gelişen bir oyun olduğundan bahsediyordu. Bugünkü oyun Limitsiz Texas Hold-Em. Ancak geçmişte Rush Poker adlı bir online sitesi çok kapsamlı hale gelmiş. Oyun şu şekilde oynanıyor: Aynı sanal masada saatlerce aynı rakiplere karşı oynamak yerine, yüzlerce oyuncuyla birlikte takılıyorsunuz. Ve bir eli pas geçer geçmez, size kartlar dağıtılmadan, yeni bir masada oynamaya devam edebiliyorsunuz. Haxton ve Bonomo buna “poker patlaması” diyorlar. “Bu oyun değişimi koruyacak,” diyor Haxton ve ekliyor; “Ama ben, Justin (Bonomo), Scott (Seiver) ve diğer arkadaşlarımızla hem online oyunlarda hem de turnuvalarda her zaman mücadeleye hazır olacağız. Bizim en iyi yanımız işin eğlence kısmını çözmüş olmamız.”

Sonunda, gün batımına yakın, Turtlehead’in zirvesine ulaştık. Bir tarafta kademeli bir şekilde sıralanmış karla kaplı tepeler, diğer tarafta yeşil-kahverengi bir halıyı andıran Las Vegas Vadisi ve çocukların yaz akşamı arka bahçede unuttukları hayal ürünü oyuncaklar gibi parıldayan Vegas sınırındaki neonlar.

Gökyüzü mordan turuncuya dönerken biz de sessizlikte oturuyoruz. Haxton’ı sakin bir kararlılık gölgelemiş. Syracuse’un arka sokaklarında sabah akşam Magic oynayan bu çocuklann bir gün bu oyuna öncülük edeceğini kim bilebilirdi ki…

Aşağıda bir yerlerde, lisede Haxton’la dalga geçmiş olanlar, slot makinelerinden veya rulet masasından birkaç yirmilik kazanmak için uğraşıyor ya da dışarıya beş parasız çıktıklarında biraz para için ATM’leri tekmeliyorlar. Aynı anda çocukluğunu Magic oynayarak geçirmiş milyoner de penceresinden karşı tepelere bakıp geleceğe dair hesaplar yapıyor.

Pokerin bir gün Vegas’ın en gözde oyunu olacağından nasıl eminsek, Haxton’ın da bu oyunun en tepesinde olacağından emin olabiliriz.

Eğlence daha yeni başlıyor!

Kategoriler
Erkek MuhabbetiOyun

Benzer Konular