Panik Ataklılara Dost Çatısı

Panik Atak Dostları Derneği PANDOST, hastalara korkmaktan korkmamayı öğretiyor. Panik atak hastalarının sayısı Türkiye’de de, dünyada da her geçen gün artıyor. Uzmanlar, panik atağa karşı ilacın yeterli olmayacağını, terapi...
Panik atak

Panik Atak Dostları Derneği PANDOST, hastalara korkmaktan korkmamayı öğretiyor.

Panik atak hastalarının sayısı Türkiye’de de, dünyada da her geçen gün artıyor. Uzmanlar, panik atağa karşı ilacın yeterli olmayacağını, terapi de gerektiğini söylüyorlar. Nedeni belirsiz olan hastalık için 12 hekim ve eski hastalardan oluşan gönüllüler yardıma hazır. PANDOST’ta hastalar hem terapi görüyor hem de yaşama dönmek için çeşitli etkinliklere katılıyorlar.
Panik atak Pandost derneği

Panik atak, günümüzde depresyondan sonra en sık görülen psikiyatrik sendrom. Uzmanlara göre de bu sendrom giderek yaygınlaşıyor ve her gün daha fazla insan “korku dolu” bir dünyaya “merhaba” diyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırma sonucuna göre ABD’de her beş kişiden birinin panik atak geçirdiği belirlenmiş. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir panik atak artışı söz konusu. Türkiye’de ise toplum içinde görülme sıklığının yaklaşık yüzde 4 olduğunu belirten uzmanlar, panik atak tanılı hastaların yüzde 75-80’inin kadın olduğunu da vurguluyorlar. Araştırmalara göre her yüz kişiden 10′ u da panik atak geçirmek için sırada bekliyor.

Fiziksel belirtilerle seyreden, insanın içini korkularla kaplayan, insana kalp krizi, felç, beyin kanaması, hatta ölümü hissettiren bir hastalık panik atak. Oysa ortada böyle bir tehdit yok, yani hasta aslında “sanal” bir şey yaşıyor. İşte hastaları bu “sanal âlemden” uzaklaştırmak, onlara destek olmak, sorunlarını paylaşmak, dünyalarını çeşitli sosyal aktivitelerle renklendirmek, uygun terapilere yönlendirmek için 1999 yılında Panik Atak Dostları Derneği (PANDOST) kuruldu. PANDOST’un Türkiye genelinde 400’ü aşkın üyesi ve 24 saat açık olan bir telefon destek hattı var. 12 hekimin çalıştığı dernekte, sayısız gönüllü de görev yapıyor, Gönüllülerin çoğu, panik atak hastalığını yenmiş, “korkmaktan korkmayan” kişiler.

Tedavide başarı oranı yüksek

PANDOST, özellikle hastalık konusunda bilgilendirme amacıyla kuruldu. Çünkü hasta bilgilendikçe, tedaviye ulaşması ve tedavinin başarılı olması kolaylaşıyor. Sorularımızı yanıtlayan PANDOST Genel Koordinatörü Hülya Kırımoğlu, sadece ilaç kullanmanın yeterli olmadığını belirtiyor. Kırımoğlu, “İlacın yanında bir terapi de şart. Çünkü hastalığın pek çok psikolojik nedenleri de var. Onların ortaya çıkmaları lâzım. Bilgilenmek de çok önemli. Hasta bilgilendikçe tedavinin başarıya ulaşması kolaylaşıyor. Çünkü insan bilmediği şeyden korkar. Bilinçli hastalar korkmuyorlar. Bunun bir panik bozukluk olduğunu ve tedavisi olduğunu da biliyorlar. İyi bir tedaviyle bu hastalık yüzde 95 oranında iyileşebiliyor” diyor. Dernekte özellikle hastaları bilgilendirmeye yönelik çalıştıklarını belirten Kırımoğlu, resim, müzik, ahşap boyama, satranç gibi pek çok etkinlikle tedavi sürecini hızlandırdıklarını da vurguluyor. Rehabilitasyon amaçlı bu kurslar oldukça ilgi görüyor, kişilerin kendilerini daha rahat hissetmelerini, tekrar güç kazanmalarını sağlıyor. Grup terapileri ise özellikle hastalıkla başa çıkma konusunda yardımcı. Kırımoğlu, iki farklı gruptan söz ediyor: “Birinci grup, tüm üyelerimizin katılabileceği, psikoloğumuzun başkanlık ettiği bir ‘açık grup’. Bu grupta farklı sorunlar konuşulup, tartışılabiliyor. İkinci grup ise psikiyatrların kendi oluşturdukları bir grup. Tamamen hastalığa yönelik, panik atak hastalarını tedavi etme amaçlı oluşturulan gruplar bunlar. Belli bir süre içinde hep aynı insanlarla yapılan kapalı bir grup terapisi bu.” Şiirler okunuyor, söyleşiler yapılıyor, resimler çiziliyor, gitarlar çalınıyor, hastalık hakkında her gün daha fazla bilgileniliyor PANDOST’ta. Olası bir afet durumunda ne yapılması gerektiği bile öğreniliyor dernekte. Zaman zaman doktorların eşliğinde toplantılar yaptıklarını belirten Kırımoğlu, “Olası bir afette ne yapacakları, nasıl davranacakları, insanlara nasıl yardım edebilecekleri konusunda üyelerimizi bilgilendiriyoruz. Derneğimizdeki panik atak hastaları yardım eder duruma geldiler. İlk başlarda kişiler panik atak hastası olduklarını, psikolojik bir tedavi gördüklerini saklıyorlardı. Ancak bilgilendikten sonra kolaylıkla sorunlarından söz ediyorlar” diyor.

Hastalar desteklenmeli

Panik atak, ani korku nöbetleriyle gelen, kişiye şiddetli bir ölüm korkusu yaşatan sinsi bir hastalık. Fiziksel bir zararı olmamakla birlikte ruhsal açıdan çok kişiyi ürküten, korkutan, çaresiz bırakan bir hastalık. Pek çok hasta ise yakınlarından gerekli desteği göremiyor. En sık duydukları laflar ise “Evhamlısın, korkaksın”, “Her şeyi abartıyorsun” ya da “Çık biraz dolaş” gibi inciler. Özellikle bu tür hastalara destek vermeye çalıştıklarını, 24 saat boyunca bir telefon destek hattına da sahip olduklarını belirten PANDOST’tun projelerden sorumlu Proje Grubu Koordinatörü Ümit Küçükaydınoğlu, “Birçok hasta, yeterli tedavi görse bile destek bulamıyor. Panik atak hastalığı nedeniyle kişi sosyal çevresinden, iş hayatından, arkadaşlarından, hatta ailesinden uzaklaşabiliyor. Hastalığa çeşitli fobiler eşlik edebiliyor, kişi sokağa çıkamayabiliyor veya evde yalnız kalamayabiliyor, kapalı yerlerde bulunamayabiliyor, çok çeşitli korkular yaşanabiliyor. Derneğimizin amacı bu kişilerin hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yardımcı olmak, ayrıca da rehabilitasyonda destek olmak. Bizi 24 saat arayabilir, gerek kriz anında, gerekse de sadece bilgi almak için eğitim almış gönüllü arkadaşlarımızla görüşebilirler” diyor. İstanbul Bakırköy Belediyesi’nin desteğiyle kurulmuş olan PANDOST, her gün daha fazla hastaya ev sahipliği yaparak onların yaşamını renklendirmeye çalışıyor. Bir dergi bile çıkarmak için kolları sıvamış durumda PANDOST “dostları”. Dergi ise hastaların yazmış oldukları öyküleri, kendi hayat hikayelerini, sıkıntılarını içerecek. Peki panik atağa yol açan belli bir faktör yok mu? Yok. Çünkü üzüntüyle de, sevinçle de, genetik bir yatkınlıkla da ortaya çıkabiliyor bu hastalık. Ancak uzmanlar, özellikle hassas, titiz ve mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olan insanlarda bu hastalığa daha sık rastlandığını söylüyorlar. Küçükaydınoğlu, “Bu hastalık her yaşta insanı yakalayabilir. Genellikle çok korkulduğu zaman, örneğin deprem, trafik kazası gibi bir travmayla karşılaşıldığı zaman oraya çıkıyor” diyor. Her ne kadar zor bir hastalık olsa da, panik atak hastalığıyla başa çıkabilmek ve onu yenmek mümkün. Dernek uzmanlarının hastalara bu konuda önerileri ise, sorunları biriktirmemeleri, sorunları paylaşmaları, mutlaka bir psikolojik yardım almaları, yakınlarının ‘evham yapıyorsun’ gibi sözlerini duymamaları, özellikle de ‘korkmaktan korkmamaları’…

Bade GÜRLEYEN

Kategoriler
Ruh SağlığıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Panik atak

    Panik atak…

    Kimimiz için pek bir şey ifade etmesede bu iki sözcük,kimimiz için herşeyi ona ayarlamak zorunda olduğumuz bişey olabiliyor. Peki nedir ‘panik atak’ ? Başta ‘panik bozukluk’ olmak üzere, birçok...
  • Anoreksia hastasıyım (Sorularınızın yanıtları)

    Anoreksia hastasıyım (Sorularınızın yanıtları)

    Psikolog Uğur Dalan Sağlık alanında kullanıcılarının psikoloji ile ilgili tüm sorularına cevap veriyor. Selam Uğur Bey Ben anoreksia hastasıyım bundan dolayı annem panik atak hastası oldu ve nöbetler geçiriyor....
  • Kendimi sevmiyorum

    Kendimi sevmiyorum

    Psikolog Uğur Dalan Sağlık alanında kullanıcılarının psikoloji ile ilgili tüm sorularına cevap veriyor. Merhaba, 1-2 sene önce antidepresyon ilaçları kullandım. Bir bunalım yaşadığımda bu gibi ilaçları kullanmamın bir sakıncası...
  • Eşim bana karşı ilgisiz

    Eşim bana karşı ilgisiz

    Psikolog Uğur Dalan Sağlık alanında kullanıcılarının psikoloji ile ilgili tüm sorularına cevap veriyor. Uğur Bey, ben panik atak hastasıyım. 7 aydır sabah akşam olmak üzere Faverin kullanıyorum. Çok kilo...