Otizm: Bir insanlık durumu

Gazete köşelerinden Çarkıfelek’e her yerde bir otistik lafıdır gidiyor. Bu yazıyı yazarken yanımda duran oniki yaşlarındaki bir çocuk, yazının başlığına bakıp “otistik içine dönük demek, değil mi?” diye sordu....
Otistik çocuklar
Yankı Yazgan

Prof. Dr. Yankı Yazgan

Gazete köşelerinden Çarkıfelek’e her yerde bir otistik lafıdır gidiyor. Bu yazıyı yazarken yanımda duran oniki yaşlarındaki bir çocuk, yazının başlığına bakıp “otistik içine dönük demek, değil mi?” diye sordu. Otizm denince çoğumuzun aklına gelen, genellikle Rain Man (Yağmur Adam, Dustin Hoffman’ın canlandırdığı otistik bir kişiyle Tom Cruise’un canlandırdığı kardeşinin ilişkisinin öyküsüydü) ya da Mercury Rising (bir tür otistik çocuk suspense’i, Bruce Willis)… Çocukların ilişki ve iletişim kurma yetilerinde genetik temelli bir kısıtlılık otizm ve ilişkili gelişim bozukluklarının teknik bir tanımı olabilir. Otizmle bağdaştırılan her türlü klişe (doğru ve yanlış) bu eksende oluşuyor. Karşılıklı ilişki ve iletişim kurmanın ihtiyaçların ötesine geçmemesi otizm midir, evet dersem, çevrenizde bir çok kişide bu özelliği saptayabilirsiniz. Belki, otistik bir çocuğun “o bir çok kişi”den farkı, bu duruma bir tercih sonucu gelmemesidir.

Otistik çocukların, otistik olmayanlara öğrettikleri pek çok şey var. Niye iletişim kuruyoruz? Niye konuşuyoruz? Niye hal-hatır soruyor, karşımızdakinin durumu ile ilgileniyoruz? Şehirlerarası yolculuktasınız. Uçakla, diyelim. İstanbul’dan Ankara’ya gitmektesiniz. Yanınızda oturan kişi, “yolculuk nereye?” dediğinde, ne cevap verirsiniz? Çoğumuzun otomatik olarak düşündüğü, yanımızdakinin bir ilişki kurma istediğidir. Eğer biz de aynı isteği paylaşıyorsak, bir cevap veririz. Eğer, ilgimizi bir sebeple çeken birisiyse, soruya cevap verip konuşmayı derinleştirici başka sorularla ilişkiye ilgi duyduğumuzu da belli ederiz. Konuşma uzayıp gider, muhabbete dönüşür. Ama çok rasyonel düşündüğünüzde, anlamsız bir soruyla başlayan, herhangi bir pratik yararı (ihtiyaç giderici) olmayan, bir konuşma… Otistik düşünce mekanizması bu anlamda oldukça rasyonel olabilir. “Lâf olsun,…” türünden bir konuşmanın karşıladığı ihtiyacı otistik çocukların pek hissetmedikleri, bu sebeple de, yazıyı yazarken yanımda dikilen çocuğun algıladığı gibi “içe dönük” olarak tanımlandıkları oluyor. Hiç olmazsa, bir acayiplik türü olarak değerlendirilip dillere dolanmaktan, daha gerçeğe yakın.

Otizm hakkında düzgün bilimsel bilgi için Türkçe’de kaynak kitap olarak Dr. Barış Korkmaz’ın Yağmur Çocuklar kitabını öneririm.

Kategoriler
Köşe YazılarıPsikiyatristSağlık
Prof. Dr. Yankı Yazgan (Psikiyatrist)

Prof. Dr. Yankı Yazgan, içinde kendinizi de bulacağınız yazılarıyla sizlerle...
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular