Oscar Pistorius Dünyadaki En Ünlü Adam Oldu

Oscar Pistorius Dünyadaki En Ünlü Adam Oldu Ama Hiç de Hayırlı Nedenlerden Dolayı Değil Bu cinayet davası tüm dünyayı durdurdu. İngilizThe Guardian gazetesi’nin Güney Afrika muhabiri Andrew Davies medya...
Güney Afrika muhabiri Andrew Davies

Oscar Pistorius Dünyadaki En Ünlü Adam Oldu Ama Hiç de Hayırlı Nedenlerden Dolayı Değil

Bu cinayet davası tüm dünyayı durdurdu. İngilizThe Guardian gazetesi’nin Güney Afrika muhabiri Andrew Davies medya kaosunun ortasında tüm dünyanın beklediği davayı takip etmenin nasıl bir şey olduğunu anlatıyor.

GÜNEY Afrika Pretoria’da bir mahkeme salonda uzun bir ahşap banka oturmuş Pistorius’un bir karpuza ateş ettiğini gösteren bir videoyu izliyorum. ‘Karpuza ne olduğunu gördünüz mü?’ diyerek atılıyor savcı Gerrie Nel, kulakları törpüleyen bir sesle. ‘Patladı. İşte Reeva’nın kafasına da bunun aynısı oldu. Sorumluluk al Bay Pistorius.’”

“Git gide bir tiyatroya dönüşen ahşap bir kutudan oluşan mahkeme salondan, yükselen tansiyon nedeniyle çıtırtılı sesler gelmeye başlıyor. Pitbul lakaplı Nel hayal kırıklığına uğratmıyor. ‘Şu fotoğrafa bak… bak şuna. İşte, bak artık. Bunu sen yaptın.’”

“Hepimiz – kırmızı cüppeli yargıç ve yardımcıları, davacı ve davalı ekipleri, savcı, mahkeme ressamları, Pistorius ve Steenkamp aileleri -29 yaşındaki hukuk fakültesi mezunu model Reeva Steenkamp’in geçen yıl Sevgililer Gününde havaya uçurulmuş kanlar içindeki kafasının gösterildiği videoyu midemiz ağzımızda izliyoruz.

“Ama içimizden bir kişi ekrana bakamıyor. Pistorius, sanki görüntüler gözlerini kör edecekmiş gibi irkiliyor. ‘Bakmayacağım. Görüntülerin bana işkence etmesine izin vermeyeceğim,’ diyor iki bacağı dizden kesilmiş olan Blade Runner lakaplı atlet. Sesi titriyor. ‘Oradaydım. Resimlere, videolara bakmama gerek yok. Oradaydım.’”

“Tanık sandalyesindeki Pistorius kontrolsüzce hıçkırdığı için mahkemeye 10 dakika ara veriliyor. Ölmekte olan bir hayvanı anımsatan derinden gelen iniltileri ağzına kadar dolu mahkeme salonunda yankılanıyor. Amerika’daki Fox News’ten bir gazeteci sanki Günün Maçı programını sunuyormuşçasına heyecanla mahkeme binasının önünden bildiriyor. Pistorius sevenleri ona pis bakışlar atıyorlar. Benimde dahil olduğum medyanın geri kalanı ne yapacağımızı bilmiyoruz. O nedenle hepimiz tweet atmaya başlıyoruz.

“40 gün süren ‘asrın davası’nda bu tür çıplak duygusal patlamalara alışıyoruz. Silahından çıkan kurşunların nasıl da Steenkamp’ın etini parçaladığını gösteren resimlere bakmaya zorlandıkça 27 yaşındaki Pistorius hıçkırıklara boğuluyor ve zaman zaman önüne konan yeşil plastik kovaya kusuyor. Birisi daha sonra bu kovayı eline alıp, eBay’da satmak gibi zevksiz br saka bile yapıyor. Çiftin birbirine attığı WhatsApp mesajların dinliyoruz. Aralarındaki en özel mesajlar böyle alenen okununca bizim de mesajlarımızın bir gün böyle bir mahkeme salonunda açığa çıkmaması için içimizden dualar ediyoruz. Sanığın nasıl da 11 aylıkken bacaklarının kesilmek zorunda kaldığını ve ardından nasıl da süper insani bir azimle kendini aşıp 2012 Londra Ergelli Olimpiyatlarının yıldızı haline gediğini dinliyoruz. Dava boyunca sanık yerinin yanındaki Pistorius’un kurşunlarla delik deşik olmuş tuvalet kapısına bakıyoruz. Yerel bir gazeteci burun yaycığı hipnotik güçleri 2001: Uzay Macerası filmindeki siyah sütuna benzetiyor.”

“Arada bir, vahşi bakışlı ve vahşi saçlı fanatikler mahkeme binasının önünde toplanıp istorius’un elini sıkmak için birbirlerinin üzerinden tırmanıyorlar. Güney Afrikalılar, şimdiye kadar gelmiş geçmiş en büyük sportif kahramanlarının düşüşünü şok işinde izliyorlar. Dava radyo ve televizyonları, sosyal medyayı tamamen kontrolü altına almış durumda. Genel seçimler birinci haber olarak veriyor. Bütün bunlar Viktorya dönemi İngiltere’sinceki sansasyonel cinayet davalarına gösterilen ilgiyi hatırlatıyor.”

“Bu adalet arzusu, tweet atılan her gözyaşı ve kusmuk, 14 saat boyunca televizyonlarda irdelenen sarf edilen her söz zaten kendi başına bir ceza. Takım elbisesi ve kravatı içindeki Piştorius daha çıplak olamazdı. Psikologu, ‘O, her şeyini kaybetmiş, yıkılmış bir adam’ diyor onun için.”

“Sonunda yargıç Thokozile Masipa, Pistorius’ur Steenkamp’ı hırsız sararak öldürdüğü savunmasını kabul ediyor ve onu sadece kazara adam öldürmekten suçlu buluyor. Bu yasal gerçek. Peki ya o tetiği çektiği andaki duygusal gerçek? O anda aklından geçenleri anlatmaya çalıştıkça kendiyle çelişkiye düşüyor. Yani hâlâ aynı soruyu sormaktayız. Oscar, bunu neden yaptın?”

Kategoriler
Dünya

Benzer Konular