Olağan Masallar Tiyatrosu; Mavi isimli oyunuyla sahnede

Mavi isimli oyunuyla sahneye renk katan Aykut Göker ve oyuncu ekibi… Mavi sembolik bir isim, genellikle hüznü çağrıştırıyor. Hatta koskoca blues bile direkt maviden türemiş. Sizin ve oyundaki mavinin...

Mavi isimli oyunuyla sahneye renk katan Aykut Göker ve oyuncu ekibi…

Olağan Masallar Tiyatrosu Mavi isimli oyunuyla sahnede

Mavi sembolik bir isim, genellikle hüznü çağrıştırıyor. Hatta koskoca blues bile direkt maviden türemiş. Sizin ve oyundaki mavinin yorumu nasıl?

Aykut Göker: Aslında yanıtlaması zor bir soru bu. Oyunun resminin bütününe bakıldığında Mavi, içerisinde hüznü barındırıyor. Çek daha farklı duygulan da… Ancak ovunda kullanıldığı noktayı açıklayamam çünkü yapbozun önemli bir parçası bu. Mavinin yorumundan bahsetsem bi e cevap asla yeterli gelmeyecektir zira Mavi, seyircinin yorumuyla anlam kazanıyor. Seyirciler koltuğa oturuyor ve 70 dakikanın sonunda, “Bu oyun şu yüzden mavi” diyor kendi kendine… Yani yanıt tamamen izleyende saklı.

Tiyatro oyunu olarak Mavi’ye hazırlığın farklı bir durumu var mıydı? Daha mı kişiseldi, daha mı doğaçlama gerekiyordu, ne gibi farklılıklar hissettiniz?

Can Yaman; Mavi, farklı bir gizem ve gerilimi içinde barındıran, anlaşılması için dikkat gerektiren bir oyun. Bu yüzden rol arkadaşım Şahin ve bana büyük bir görev düşüyordu. Seyirci için anlaşılabilirliği sağlayıp onları da kendi dünyamıza çekebilmemiz için metin çözümlemesini iyi yapmamız gerekiyordu. Daha önce rol aldığım, çalıştığım oyunlardakinden daha fazla beyin fırtnası yapıp çalışman gerekti. Role hazırlanırken bazı zorluklar çektim, karakteri daha içselleştirerek kendi içinde özümseyerek form oluşturmaya çalıştım. Böylelikle oynadığım karaktere alışarak daha gerçekçi bir seyir oluşturmadı hedefledim. Baştan sona merak uyandırıcı ve gerilim dolu bir metne sahibiz, bu yüzden oyundan düşmeden baştan sona üst seviyelerde bir enerjiyle oynamamız gerekiyor. Bu sebeple yoğun bir efor sarf ederek oyuna hazırlandım.

Şahin Sancak: Mavi’ye hazırlığın farklı birçok yolu oldu. Aslında birbirimize destek olan bir ekip olmamız bizi buralara taşıdı. Fakat en başından beri inandığım bir projeydi Mavi. Tiyatroyu destek almadan idame ettirmek güç bir durum fakat eğer ekip birbirine ve oyuna inanıyorsa gerisi teferruat kalıyor. Bu oyunda en büyük şanslarımızdan biri yazarın ve yönetenin aynı kişi olmasıydı. Dolayısıyla yazarla yönetmen arasında bütünlük ortaya çıkıyor. Bu da oyunun ortaya çıkmasında büyük öneme sahip bir durum. Bu yola çıktığımızda birçok olumsuz durum ile baş etmemize rağmen gayet iyi yol aldık. Zaten ne de olsa yol, yolda gidene yakışır

Sizin rolünüzden bahsedebilir miyiz?

Can Yaman: Oyun boyunca iniş çıkışları olan gizemli bir yapıya sahip kapalı kutu bir karakteri canlandırıyorum. Hasta karakteri, insan davranışlarıyla yakından ilgileniyor. Davranışları izleyen,Olağan Masallar Tiyatrosu Mavi isimli oyunuyla sahnede sıradan olaylarda bile kişilerin verecekleri tepkileri merak ediyor. Müziğin bir tür uyuşturucu olduğunu düşünüyor ama buna rağmen ihtiyacı olduğu zamanlarda dinlemeyi ihmal etmiyor. Metinle çok güzel işlenmiş bir yapıyla seyircinin kafasında farklı varyasyonlarla bir kimlik oluşumu gerçekleşiyor.

Oynadığım karakter başta doktorun ofisine gelmiş sıradan bir hasta gibi görünse de ilerleyen bölümde doktorun hayatına olan ilgisi, zekası, mantığı ve olaylara yaklaşımlarıyla büyük bir merak uyandırıyor. Herkesi oyunun sonunda büyük sürprizler bekliyor. Şahin Sancak: Doktor karakterine çalışmaya başladığımda şunu anladım: Sıradan hayatların içinde olmayan bir karakter. Sancılı bir arayış oldu benim için. Karakterin derinleşen bir yapısı mevcut. Bu durum içerisinde hem karakterin psikolojik derinliğini araştırmak hem de ilerleyen provalar sürecinde karakteri giymek beni gerçekten çok etkiledi. Kimi zaman uykudan uyanıp doktoru aradığım oldu. Uzun uğraşlar ve Aykut’un da yardımıyla sonunda doktorun psikolojik durumunu üzerime giymeye başladım. Fakat oyunun ilerleyişinde doktorun daha da derinleşen karakteri, kimi zaman farkında olmadan gündelik arayışlarımda ortaya çıktı. Aslında hepimizin birer doktor, yani doktor karakterine büründüğümüz zamanları oluyor. Genelde bir karakteri ortaya çıkarırken insanlardan uzaklaşıp içime dönüyorum. Arayış anı her ne kadar sancılı olsa da her oyunda doktoru hissetmek beni yüksek derecede tatmin ediyor. Daha önceki oyunlarımda izlediğim tüm yollar ve gözlemlediğim yaşamların yardımcı olmadığı bir karakterdi doktor. İkinci sezonunu oynadığımız Mavi’nin doktoru olmak beni gündelik yaşantımda da çok etkiliyor.

Mavi’ye kendi yapacağın bir eleştiri var mı?

Aykut Göker: Belki daha benzersiz bir isim koysaydım, ilgilenenlerin İnternetten daha kolay ulaşmalarını sağlayabilirdim. (Gülüyor) Oyun hakkında bilgi almak isteyenler için “Mavi” yazarak aratmak, Olağan Masallar Tiyatrosu’nun Mavi’sine ulaşmak için yeterli olmuyor. Mutlaka aramayı sınırlandıracak “Olağan Masallar”, “Tiyatro” vb. kelimeler gerekiyor. Yine de pişman değilim.

Mavi 2’yi yakında sahnelerde görecek miyiz? Şaka bir yana konseptin devamı olabilir mi?

Aykut Göker: Başından beri Mavi’yi üçleme yapmayı planlıyorum. İkinci oyun için de hangi durumun üzerine gideceğimi belirledim. Mavi zor bir metindi, başından sonuna kadar sayısız bağlam ile kompleks bir yapısı var. Üçüncü kez izlediğinizde bile çok sayıda detay fark ediyorsunuz. Ayrıca metin, içerisindeki sürprizleri pürüzsüz bir doğallıkla zamanı gelinceye kadar saklıyor. Aklımdaki ikinci oyun bundan daha zor bir metin olacak benim için zira orada işleyiş, sürprizler ve karakter devinimleri, ipin üzerinde yürümek gibi. Minik bir kusuru affetmeyecek bir kurgusu var yeni oyunun. Bu yüzden acele etmiyorum. Şu ara yazdığım başka bir oyun var. Mavi ile başlayan üçlemenin ikinci oyununu kendimi hazır hissettiğimde yazmaya başlayacağım.

Günümüzdeki kadın erkek ilişkileri Mavi’ye ilham verdi mi?

Aykut Göker: Evet, çokça… Mavi, iki erkeğin oynadığı iki kişilik bir oyun ancak hikayede çok önemli bir kadın var. Bahsi çeçen kadının inandığı şeye inanıp inanmamanız sizi farklı sonuçlara doğru götürüyor.

Onu yazarken aslında kadın erkek ilişkisinde ilk insanlardan bu yana defterin kapanmamış bir sayfasına değindim. Mavi’nin hikayesinde kadın ve erkek ilişkisi, çok kritik bir noktada işleniyor. Hikayeyi çözmek için gereken anahtarlardan bir tam da bu noktada, kadın ve erkeğin bakış açılarında gizli. Ancak seyirci anahtarını seçip kullandığında kapı, kendi zihninin derinliklerinde bulunan bir zindana açılacak. İçinde ne olduğu ise 71. dakikada ortaya çıkacak…

Kategoriler
Kültür&SanatTiyatro

Benzer Konular

  • Haldun Dormen

    İki kalas bir heves yetecek mi?

    Birçoğu, alternatif tiyatro hareketinin Türk tiyatrosunun umudu olacağını düşünüyor. Kimisi ümitleniyor olsa dahi, o kadar kesin konuşmaktan yana değil. Farklı kuşaklardan tiyatro sanatçılarına tiyatronun geleceğine dair öngörülerini sorduk. Bakın...
  • Nâzım Hikmet’in ‘Memleketimden İnsan Manzaraları

    Muhalefetin sahnedeki sesi

    Ankara Sanat Tiyatrosu 40. yılını Nâzım Hikmet’in ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ ile kutluyor. 1963 yılında Asaf Çiyiltepe, Savaş Süzer tarafından kuruldu. Amaç içerik olarak muhalefetin sesi ve takım oyunu olmaktı....
  • 1TP63NX

    Kınalı Ada Sefası

    Berberyan Kumpanyası’nın amatör oyuncuları profesyonel tiyatroculara taş çıkartıyor. Emekli öğretmen Bercuhi Berberyan, tiyatro sahnelerinde ömür tüketmiş eşi Arto Berberyan’ın vefatından sonra kolları sıvayarak görevi devralmış ve bir kumpanya yaratmış....
  • ayçe-abana-röportaj

    Akıllı Yönetmen Odunu Bile Oynatır

    Ayçe Abana’ya göre İstanbul’da herkes oyuncu… ‘Baba Evi’, ‘Hayat Bağları’, ‘İki Arada’ adlı dizilerdeki ufak rollerin yanı sıra çeşitli reklam filmlerinde boy gösterdi Bir zeytinyağı reklamı ve şarkı söylemesi...