O Dudaklar Bülbülleşecek

DMC’nin yeni bombası Umut Akyürek, çıtır pıtır bir Türk sanat musikisi sanatçısı. ‘O Dudaklar Bülbülleşiyor’ adlı ilk albümünü çıkaran Akyürek’in amacı Türk sanat müziğini elinden geldiğince gençleştirmek. Türk sanat...

DMC’nin yeni bombası Umut Akyürek, çıtır pıtır bir Türk sanat musikisi sanatçısı.

‘O Dudaklar Bülbülleşiyor’ adlı ilk albümünü çıkaran Akyürek’in amacı Türk sanat müziğini elinden geldiğince gençleştirmek.

Umut Akyürek

Umut Akyürek_0_0_0Türk sanat müziği genelde asık yüzlü ve hayli ciddi sunumlarla çıkar karşımıza. Sizin durumunuz ise daha farklı.
Ne yazık ki toplumun gözünde Türk sanat müziği biraz öyle. Ben de daha farklı bir sunumla çıktığım zaman, beklenmeyen bir tepki alacağımı düşünüyordum. İmaj belki bugüne kadar çok farklıydı ama ben, kendi adıma bir misyon edindim. Yeni nesille Türk müziği arasında uçurumlar olduğunu düşünüyorum. O yüzden, günümüzün görselliğinin gerektirdiği ihtiyaçlara sanatçı cevap verebilmeli. En başta sanatçılık yönüme güveniyorum ama kuşkusuz görüntü de birtakım artılar getirecektir.

– Özellikle oturup bir imaj çalışması yaptınız mı?
Hayır, herhangi bir imaj çalışmasına girmedik. Zaten normal zamanda da böyle görünüyorum, çok farklı değilim. Olduğu gibi beni yansıtan bir çalışma bu. Albüm olarak da, fotoğraf olarak da öyle.

– Bir de ilk albümünüz bu.
Evet ama 6 yıldan beri TRT’deyim. Daha öncesinde de İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı vardı. Hepsi, daha önceden gözüme kestirdiğim basamaklardı diyebilirim. Önce okul, sonra daha gerçek bir okul olan TRT… Ayaklarımın yere sağlam basması gerekiyordu. Bu kadar seçici davranmasaydım, beşinci albümümü çıkarmış olabilirdim. Ama doğru olanın bu olduğuna inanıyorum.

– Şu anda ‘tamam ben oldum’ durumuna geldiniz mi peki?
Ben sadece kendimi değil, Türk müziğini de temsil ediyorum ve musiki kolay kolay “tamam ben oldum” diyebileceğiniz bir saha değil. Çok büyük bir yük ve sorumluluk. Bunun altına girebilmek için de birazcık güven gerekiyordu. Çok büyük ahkâmlar kesip toplumun gözünde küçük düşmemek gerekiyordu. O yüzden yavaş yavaş gitmek en iyisi.

– Küçük yaşta insan neden Türk sanat müziğiyle ilgilenmek ister ki. Aileden gelen bir teşvik mi?
Ailemin öyle bir talebi olmadı. Okullarda başladı aslında. Korolar, müsamereler… Sonra da azim, yetenek, donanım gerektiren belli bir süreçten geçtim. Çocukken klasik yüksek topuklular giyip, süslenip, ayna karşısında söylerdim. Kardeşlerimle yarışmalar düzenlerdik. En sevgili dinleyicilerim onlardı. Aslında yaş olarak genç bir insanım. Dolayısıyla popla da ilgili olabilirdim. Onu da seviyorum. Bence müziği ayırmamak gerekir.

– Siz bir assolistsiniz. Petek Dinçöz de öyle. Bir karşılaştırma yaparsak eğer…
Artık assolistlik kavramı çok çok başka algılanır oldu. Bornozla çıkıp, bir gazeteci ordusunun önünde son yapılan sansasyondan bahsetmenin gerektiği bir hale getirildi. Abartılı makyajlar, takma kirpikler vs. Benim anladığım anlamda assolistlik için şöyle eskilere bir bakmak lazım. Muazzez Abacı, Zeki Müren, Seçil Heper… Bu insanların repertuarlarına ve toplum önündeki duruşlarına bakın yeter. Ben bu yolu seçtim ama kimseyi de suçlamıyorum. Doğru örnekler olursa Türk müziği sevenler ve bilenler de güzel işler yapacaktır.

– Japon İmparatoru Akihito’ya konser vereceksiniz. Bu nasıl oldu?Umut Akyürek_0_7_0
Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen bir davet. Ben de tabii Türk müziğini onur ve gururla temsil etmeye gideceğim. Aslında daha önce de çok çok önemli konser ve resepsiyonlarda bulundum. Sayın Demirel zamanında Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde, Gürcistan, Romanya gibi pek çok devlet başkanı onuruna konserler verdim. Genelkurmay, Yargıtay gibi bakanlıkların özel gecelerinde sahneye çıktım.

– Nasıl bir duygu peki böyle askerlerin falan önünde şarkı söylemek?
Sanatçı ruhunu daha iyi hissettiren özel anlar onlar. Türk müziğini bilerek dinleyen şahsiyetlerin önünde söylemek güzel tabii.

– Bir de böyle bir yanı var Türk sanat müziğinin. Müşerref Akay, Emel Sayın gibi örnekler de hep böyle konserler verdiler.
Türk sanat müziği tabii ki genelde aristokrat insanların tercihidir ama bu, toplumdan uzak olduğu anlamına gelmemeli. Zaten Türk sanat müziği bizim binlerce yıllık kültürümüz. Bir Zeki Müren şarkısına eşlik etmeyen, ‘Şimdi Uzaklardasın’ı bilmeyen biri var mıdır sizce? Sonuçta sadece devlet büyüklerine hitap etmiyor. Şu anda yurdumuzun yüzlerce yerinde Türk sanat müziği eğitimi veren cemiyetler ve çok istekli, başarılı gençler var.

– Türk sanat müziği ağır, okkalı, romantik bir müzik. Siz de öyle misinizdir?
Çok fazla romantik olduğumu söyleyebilirim. İşime âşığım. Müziği çok seviyorum. Dünya farkında olmasa bile Türk müziği bambaşka bir derya. Dünyayı bırakın, kendi ulusumuz hâlâ farkında değil. Üzücü olan da bu. Ama ben artık hak ettiği değeri göreceğine inanıyorum.

Kategoriler
MüzikRöportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    “Özal, yaptığı anlaşmalarla yabancı film şirketlerine kapıları koşulsuz açarak ulusal sinemayı bitirdi. Şimdilerde de Türk filmi diye Fransız filmi, Amerikan filmi çekiyorlar. Yaptıkları işleri de anlamıyorum” Hayatta tesadüflerin elbette...
  • Serra Yılmaz

    Yemek paylaştıkça güzel…

    Serra Yılmaz, çok küçük yaşlarda, dedesiyle evlenmeden önce sarayda cariye olan anneannesiyle birlikte mutfağa giriyor. İşin tadını ilk olarak orada alıyor. Yıllar içinde de yemeklerinin lezzeti, büyük ve geniş...
  • Jennifer Lopez 06

    Jennifer Lopez: Özel Röportaj ve Fotoğraflarla

    Jennifer New York’un lüks tatil beldesi Hamptons’daki evinin bahçesinde efsanevi fotoğrafçı Patrick Demarchelier’ye poz veriyor. Bisikletler ve şapkalar onun kendisine ait gelecek planının birer parçası. “Her zaman, bir gün...
  • Zombilerin Kralı George A Romero

    Zombilerin Kralı George A Romero

    Yaşayan Ölülerin Destanını Filme Alan Efsane Yönetmen… “Öldükten sonra tekrar hayata dönüp son bir film daha çekmek isterdim” ‘ Neden zombileri bu kadar seviyorsunuz? Ne zaman ciddi bir film...