Ne İçki Ne Cigara(lık); Yaşasın İnternet

Bir zamanlar ‘Sadabad’ vardı! WWW, üçüncü “W” ile World War logosu olmadığını gösteriyor. Adı üzerinde, bir örümcek ağı gibi bütün dünyayı sarmış durumda. İnternet ile birlikte bir çok yaşam...

Yaşasın İnternet

Bir zamanlar ‘Sadabad’ vardı!

WWW, üçüncü “W” ile World War logosu olmadığını gösteriyor. Adı üzerinde, bir örümcek ağı gibi bütün dünyayı sarmış durumda.

İnternet ile birlikte bir çok yaşam biçimi de değişti. Eğlence dünyası listesinde artık ‘internet’ var. Bu Türkiye ve Türkler için de geçerli!

İş çıkışlarında, es/dost sohbetleri için biryerlerde bulusulurdu. Sinemaya, konsere, barlara, vs. gidilirdi. Şimdi artık evlere gidiliyor! Göz kapaklarimizda bilgisayarımız resimleniyor, aklımızda elektronik arkadasliklarimiz şekilleniyor. Bizi bekliyorlar, buluşma vakti!

Ne trafik derdi, ne derslerden zaman bulamama gibi kaygılar yok artık. Bligisayarinizi açıp, internete baglandiginiz anda başka bir dünyaya ulasiveriyorsunuz. Ister araştırma için, ister ‘geyik’ için girmiş olun, önemli olan artık orada olmanız.

Internet’te Türk nüfusu gün geçtikçe büyük bir hızla artmakta. Hergün, yeni siteler ve kişisel sayfalar oluşturuluyor, hergün yeni bağlantılar kuruluyor. Kimi ‘chit-chat’, kimi elektronik haberleşme, kimi araştırma için ‘turluyor’! Ve insanlar birbirlerini buluyorlar. Kimi forumlarda, kimi sohbet odalarında, kimi mektup zincirlerinde… Yeni dostluklar başlıyor. Kavgalar ediliyor! İletişim, doruk noktasının rüzgârını bütün gücüyle üflüyor. Artık “ne içki, ne cigara(lik); yaşasın internet” sloganları ile kafa bulunuyor.

WWW’e girmiş bir çok Türk sitesi ve kişisel sayfaları var. Bunlardan bazıları ‘geyik’, bazıları ciddi, bazıları da “altı kaval, üstü şişhane” şeklinde. ‘Geyik’ diye isim alan sayfalar ayrı bir akım. Ziyaretçileri de az değil! Bir tek sorun var, o da sayfaya uğrayanların tekrar tekrar gitmelerini sağlamak, yani sürekli olarak gundemi yenilemek. Bir çok eğlence sitesi bunu başarıyla yapıyor. Referans ağırlıklı sitelerin şansları daha fazla. İçeriklerinin belirgenligi, ziyaretçi sayısını belirli bir oranda tutabiliyor. Ta ki, daha iyi bir site -piyasaya- çıkıncaya kadar. Gazeteler, radyolar gibi sürekli değişkenlik içinde olan sayfaların gerekliliği ise hiç azalmıyor.

Önemli olan, sitelerin/kişisel sayfaların aldıkları ziyaretçi sayıları değil, insanlar arasında iletişim kurulmasını sağlayacak konu oluşturmaları. Yazışmalarla başlayan yeni dostluklara temel teşkil etmeleri. Sevgi/saygı yaygınlaşmasında rol almaları. Bilgi aktariminin kolaylaşması, paylaşmanın gerçek değerini bulması…

Milyonlarca insan, bir ağa yakalanmış durumda. Bunun bir tarantula ağı mi, yoksa sirklerdeki gibi bir güvenlik ağı mi olduğunu zaman gösterecek.

İsmail ONAT

Kategoriler
İnternet
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • İnternet kullanma kılavuzu

    İnternet Kullanma Kılavuzu

    İnterneti yok saymak, reddetmek mümkün mü? İnterneti yok saymak, reddetmek mümkün mü? Kimsenin, diktaların bile gücü buna yetmez. Bütün mesele, internetten eleştirel yararlanmayı başarmakta; ne internet düşmanı, ne de...
  • kocam porno sitelere girdi

    Hamileyim, kocam porno sitelere girdi ve şoktayım!

    İlişkileriniz arapsaçına mı döndü? İşin içinden çıkamıyor musunuz? Derdinizi kimseye anlatamıyor musunuz? Gönül Derman tüm sorularınızı cevaplıyor, sorunlarınıza çözüm buluyor. Hamileyim, kocam porno sitelere girdi ve şoktayım! Soru: Merhaba...
  • Çocuğunuz internet bağımlısı mı

    Çocuğunuz internet bağımlısı mı? (çocuk 7-8 yaş)

    7-8 yaşlarındaki çocukların internette online oyun oynamalarının ciddi bağımlılık riski taşıdığına dikkat çeken Psikiyatrist Uz.Dr. Selin Günenç, bu bağımlılığın en az uyuşturucu bağımlılığı kadar tehlikeli olduğunu söylüyor. Günümüzde internet...
  • Kitapçıya Dalan Amazon

    Kitapçıya Dalan Amazon

    İnternet üzerinden kitap satışları, e-kitaplar, hatta e-kütüphaneler… İnternet üzerinden kitap satışları, e-kitaplar, hatta e-kütüphaneler… Karşımızda yine aynı soru: Basılı kitapların, yayınevlerinin, kitapçıların sonu mu geliyor? Yanıtı kestirmek zor ama...