Moda Çatı’ya Çıktı

Kendi alanlarında isim yapmış 4 kişi “sanatsal” moda çekimleri için bir araya geldi. Cengiz Arkangil fotoğrafladı, Deniz Pulaş poz verdi, Semih Özkan sanat danışmanlığını yürüttü. Modacı Bahar Korçan´ın katkısıyla...
Deniz Pulaş

Kendi alanlarında isim yapmış 4 kişi “sanatsal” moda çekimleri için bir araya geldi.

Cengiz Arkangil fotoğrafladı, Deniz Pulaş poz verdi, Semih Özkan sanat danışmanlığını yürüttü. Modacı Bahar Korçan´ın katkısıyla da Rönesans resimlerini andıran kareler çıktı.

Birbirini tamamlayan 4 ayrı insan… Bir fotoğraf çekmeye karar verdiler. Ama bu fotoğraf diğerlerinden, yapılagelenlerden çok farklı olmalıydı. En önemli ayrımsa yaratıcılığa ve sanatın özgürlüğüne kapıları açmaktı. Fotoğrafçı, manken ve modacı kısmı işin bilinen tarafıydı. Ancak ekibe bir sanat danışmanının katılmasıyla, çalışma sanatsal bir moda çekimine dönüştü. İşin adı da Çatı kondu.

Deniz Pulaş _0_0_0Dört ayrı insan bir araya gelip, trend, piyasa, iş kaygısı olmadan bir moda fotoğrafının nasıl sanatsal çekilebileceğini göstermek istediler. Yalnızca kendileri için yaptılar bu çalışmayı. Her biri kendi alanında isim yapmış ve özgün çalışmalarıyla dikkat çeken isimlerdi bunlar. Modacı Bahar Korçan, fotoğrafçı Cengiz Arkangil, sanat danışmanı Semih Özkan ve manken Deniz Pulaş. İşin en önemli ayağı ise moda fotoğrafının ilk defa bir sanat yönetmeniyle birlikte çekiliyor olmasıydı.

Bir günlerini verip, 5 saatte de çalışmayı bitirdiler. Sanat Danışmanı Semih Özkan, Deniz Pulaş´la yapılan çalışmanın Rönesans temalı olduğunu söylüyor. Akademi İstanbul´un Genel Sanat Danışmanı olan Semih Özkan, yaratıcılığın önündeki tüm sınırları kaldırarak böyle bir çalışma yaptıklarını düşünüyor. Özkan, “Birbirimiz için bir şeyler yapmak istedik. Moda fotoğrafında son dönemde baktığımız zaman, trend kaygısının yaratıcılığı biraz sınırladığı ve de buna bağlı olarak da çok birbirine yakın şeyler çıktığını gördük” diyor.

Aslında ekip, Akademi İstanbul çevresinde zaten buluşup, ortak kaygılar içinde ciddi bir arayışa geçmişler de. Özellikle reklam ve tanıtım fotoğrafları çekmekten deyim yerindeyse bunalan Cengiz Arkangil, yaratıcılığını ortaya koyarak ruhsal tatmin de elde etmek için bu projenin altına severek imza atmış. Tabii eleştirilerinin çoğunluğu moda fotoğrafçılığına ve mertliğin bozulduğu bir süreç yaratan photoshop olayına. Arkangil aslında basit bir çalışma yaptıklarını da söylemeden edemiyor:

“Fotoğrafçılıkta bir düzey var. Photoshop denen olay çıktığından beri kimin ne düzeyde ne kadar iyi fotoğrafçı olup olmadığını anlayamıyorsunuz, doğallık kalmadı. Tanrıçalar yaratılıyor, bunlar bir şekilde halka empoze ediliyor ve herkes bu şekilde görüyor. Çok basit bir şey yaptık aslında. Akademik bir kadroyla ve kısıtlı imkânlarla çok keyif alarak bir işe imza attık.”

Çalışmanın adı Çatı. Cengiz Arkangil çatının bir ferahlık ve gökyüzüne daha yakın olma fikrinden çıktığını söylüyor. Zaten Deniz Pulaş´ın çekimleri de çatı ve kubbede yapılmış. Mekânlar da önemli ama fotoğrafta bu, hiç ön plana çıkarılmamış. Çünkü fotoğrafların, resim karakteristiğinde zamansız ve mekânsız bir temaya oturması istenmiş. Sanat Danışmanı Semih Özkan çalışmada herkesin tüm yaratıcılığını ortaya koyduğunu söylüyor:

“Bu ekipteki insanların bir araya gelmesi çok tesadüfi değildir. Ben bu işi özellikle Bahar Korçan´a teklif ettim. Onun da çalışma stili kendi felsefesiyle, kendi konseptini yaratıp, kendi şiirini yazıp, kendi dünyasının içinde üretimini yapmak üzere oluşturulmuş. Trendin içinde kendi özgün kimliğini koruyan bir tasarımcı kendisi. Bu çalışmada herhangi bir manken bunu sunsun yaklaşımının dışında bir tercihtir Deniz Pulaş. Bu çalışmada herkes katabileceklerini kattı.”

Deniz Pulaş _0_1_0Deniz Pulaş´la yapılan sıra dışı moda çekimlerinde önemli bir nokta da kimsenin tam olarak öne çıkmaması. Deniz Pulaş´ın makyajları bile doğru dürüst yapılmamış. Semih Özkan, Deniz Pulaş gibi bir mankenin kullanılmasını ise şöyle yorumluyor:

“Deniz Pulaş böyle bir çalışmayı taşıyabilecek bir manken olduğu için onunla çalışmak istedik. Bu sene Bahar Korçan´ın 10. yılı. Onun arşivinden çeşitli seçmeler yaptım. Hiç trendy bir çalışma değil bu zaten. Neticede şu anda var olan şeyin bir tarafında olunabilir ama özgün kimlikleri mutlaka ortaya koymak lazım.”

Çatı adındaki özel çekimlerde cinselliğin çok fazla öne çıkmadığı da dikkat çekiyor. Bunun çok özel bir nedene dayanmadığını söyleyen Semih Özkan, kendisinin bir sanat yönetmeni olarak bu çekimlerdeki rolünü ise şu şekilde anlatıyor:

“Bir çalışmada sanat yönetmenliği yaptığınız zaman önce o çalışmanın bütününün konseptinin ortaya çıkması lazım. Size ait olan kısmını değil, en temel çatının ne olduğu önemli. Neticede sanatsal endişelerle biz böyle bir çalışma yaptığımız için temel olarak ben resim yapma tadında bir iş olmasını istedim. Sahneleri oluştururken, giysilerin, rengin kullanımından mankenin duruşuna kadar karenin içine katılan her şeye biraz resimsi bir tat istedim. Bir resim yapıp, onun fotoğrafının çekilmek üzere fotoğrafçıya verilmesi gibi bir şey gerçekleştirdik.”

Çekimler için kimse ne beş kuruş par vermiş, ne de almış. Çalışmaların devamı geliyor. Semih Özkan, bununla ilgili olarak, “Biz sevdik bu çalışmayı. Ortaya koyduğunuz bir şeyi tam ifade edebilmek için birkaç ürün koymak lazım. Aynı yaklaşımla farklı konseptlerle birkaç çalışma daha yapacağız. Onların totali ne demek istediğimizi daha iyi anlatacak.” diyor. Çekimler Beyoğlu Rumeli Han´ın çatısında ve Akademi İstanbul´un altındaki Mimar Sinan tarafından yapılan hamamın kubbesinde yapılmış. Moda tasarımındaki özgün kimliğiyle Bahar Korçan ve manken olarak aslında sıra dışı tarzıyla Deniz Pulaş ekibin önemli üyeleri. Semih Özkan ise sanat yönetmeni olarak birçok film projesinde, kurumların sanat kurullarında yer alıyor. İşi tam anlamıyla sanat. Cengiz Arkangil de gazete ve dergi fotoğrafçılığıyla başlayıp şimdi moda alanında özgün çalışmalar yapan profesyonel bir isim.

Gelelim Deniz Pulaş´a. Bu aralar yoğun biçimde bir tiyatro oyunu için hazırlanıyor. Onun da Çatı çekimleri için düşünceleri şöyle:
“Bir kere Semih Bey´le böyle bir çalışmanın içinde olmak şahane bir şey. Çok keyifli, onun pozitif enerjisiyle güzel bir iş çıktı ortaya. Cengiz Bey de çok şeker, motive eden bir insan. Böyle pozitif insanlarla her işte varım ben. Çekim sırasında model olarak işin iyi çıkacağını bilme duygusu her şeyi daha keyifli kılıyordu. Bahar Hanım zaten yıllardır tanıdığım ve çalıştığım bir insan. Onun koleksiyonu rüya gibi zaten. Bu çekimlerin farkı daha sıkıntılı olmasıydı. Beyoğlu´nda bir binanın tepesindeydik. Merdivenle yukarı çıkarken birkaç basamak yoktu falan. Gayet sefil bir yerdi, fakat çekimlerde her zaman orijinal mekânlar daha etkili olacağı için büyü yaratmıştır diye düşünüyorum. Bu, kesinlikle kendimiz içindi. Bir lira bile dönmedi işin içinde. O kadar az güzel iş oluyor ki zaten. Böyle bir çalışma olursa tekrar varım.”

Kategoriler
Moda
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları Türkiye’nin en romantik, rüya gibi şehri İstanbul. Birçok romanda adı geçen, adına birçok şiir yazılan şehir, İstanbul. Bu büyülü atmosferi şarapla taçlandırmak istediğinizde,...
  • c1ab7571

    Yüksek modanın adı: Paris Haute Couture Haftası

    Uçsuz bucaksız hayal dünyaları ile, ileri derecede ustalık ve yüksek kalite yine bir araya geldi. Yerinde izlediğimiz Paris Haute Couture Moda Haftası’nda koleksiyonların defile konseptleri yaratıcı ve fantastik öğeler...
  • Gisele Bündchen

    Son Süper Model

    Bugüne kadar podyumda yürümüş en etkileyici model, onu zirveye taşıyan kulvarı bırakacağını açıkladı. Sao Paulo Moda Haftası’nda son kez podyumda yürüyen Gisele Bündchen, bir kez daha zamanın ruhunu iyi...
  • b810b1e1

    Coachella’ya ilan-ı aşk

    Yazı: Özlem Numanoğlu H&M, altı yıldır sponsor olduğu Coachella Valley Müzik ve Sanat Festivali için bu yıl ayrıca özel koleksiyon hazırladı. Kadın koleksiyonuna bohem ve feminen bir görünüm hâkim;...