Meme kanseri ve tedavisinde iyi sonuçlar elde edilebilir mi?

Meme kanserinin bu kadar konuşulup yazılması, bu kanser türünün sık rastlanır oluşundan kaynaklanıyor. Meme kanseri tüm dünyada sıklık açısından 3. sırada yer alıyor. Amerikada ise her 10 kadından biri...
Meme kanseri ve tedavisinde iyi sonuçlar elde edilebilir mi

Meme kanserinin bu kadar konuşulup yazılması, bu kanser türünün sık rastlanır oluşundan kaynaklanıyor.

Meme kanseri tüm dünyada sıklık açısından 3. sırada yer alıyor. Amerikada ise her 10 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor.

Sanayileşmiş ülkelerde görülme sıklığında sabit bir artış gözleniyor(Coleman ve arkadaşları 1993). Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, popüslasyonda gözlenen yaşlanma ve erken teşhiste kaydedilen ilerlemeler sayılıyor. Durum böyle olunca da özellikle sağlık sisteminin gelişmiş olduğu ülkelerde bu sayının azaltılması konusunda sürekli çalışmalar yapılmaktadır. İyi sonuçlar elde edebilmek için, teşhisten tedadiye kadar olan kademelerin her birinde yapılacak küçük bile olsa düzeltmeler sonuca kümülatif olarak yansıyacaktır. Risk faktörleri olarak sayılan etkenleri (hiç çocuk doğurmamış olmak, erken menarş, geç menopoz, kalıtım gibi) değiştirmek ise pek olası görünmüyor. Bu da doğru teşhis ve tedavinin önemini daha da artırıyor.

Bu zincirin ilk halkası kanserin saptanması ve bunun da olabildiğince erken yapılmasıdır. Bu amaçla etkin tarama sisteminin organizasyonu, hastaların bilgilendirilmesi ve doktora erken başvurmalarını sağlamak gerekir. Tüm toplumun taranması için gereken maliyet oldukça yüksektir. Ayrıca İngiltere’deki araştırmalara göre, tarama sistemine fazla para harcanılmasına rağmen, kanserli hastalarda en büyük grubu, kendileri kitleyi tespit edip doktora başvuranlar oluşturuyor. Bu nedenle tarama sistemi organize edilecekse özellikle doktora geç başvuran kitleyi amaçlamalıdır (örneğin sosyo-ekonomik düzeyi düşük olanlar). Bu da sağlık eğitiminin önemini bir kez daha ortaya çıkarıyor.

Doktora başvurma zamanı ve sevk sistemi

Meme kanserine yaklaşım aslında bir çok uzmanı ilgilendiriyor. İngiltere’deki (ve bir çok Avrupa ülkesindeki) sisteme göre, hasta önce bağlı olduğu aile hekimine başvuruyor. Bu hekim gerektiğinde hastayı gerekli incelemelerin yapılması ve teşhis için hastane uzmanına, buradan uygun tedavi için cerrahi, onkoloji veya diğer uzmanlara gönderiyor. Esas tedavi bittikten sonra da hastanın bakım ve ek tedaviye ihtiyacı olabilir (ağrıyı hafifletmek ve evde bakım gibi). Bu konuda da aile hekimleri önemli rol oynamaktadırlar. Bu nedenle bir çok kadın için hastalık aile hekiminde başlayıp orada sona ermektedir. Buradan anlaşılan hasta sevk ve yönlendirme sisteminin çok iyi çalışması gerektiğidir. İki araştırıcı (Caplan ve Heizisouer 1992) araştırmalarında, hastanın ilk defa hastalanışını fark etmesi ile etkin tedavi başlaması arasındaki geçen sürenin 6 aydan fazla olması sağkalımı ciddi oranda azalttığnı göstermişlerdir. Ne yazik ki Türkiye’de henüz böyle bir sistem mevcut değildir. Bu nedenle hasta hangi hekime başvurucağını bilmiyor. Gereksiz veya yetersiz teşhis yöntemlerine sıklıkla başvuruluyor. Bu da teşhiste gecikmeyi, genç
hastalarda gereksiz radyasyon alınımı ve maliyeti beraberinde getiriyor.

Hızlı ve Doğru tanı

Aile hekimlerinin gönderdiği hastalara hızlı ve doğru tanı konulması zorunludur. Tekrarlama sıklığı, tedavinin uzun mu yoksa kısa mı süreceği ve kısa-uzun süreli yan etkilerin ortaya çıkması konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Örneğin radikal mastektomi (memenin tamamen çıkartılması) yerine genç bir hastada daha hafif cerrahinin radyoterapi ile birleştirilmesi daha iyi sonuç verebilir. Bazı çalışmalar ise meme konusunda uzmanlaşmış ekip tarafından yapılan tedavinin daha iyi sonuçlar verdiğini göstermektedir. Başka bir deyişle hastaların eğitimi kadar, sağlık personelinin eğitimi ve uzmanlaşmasına önem verilmelidir.

Yaşam kalitesi ve psikolojik sonuçlar

Etkin tedavinin yapılmasının sağkalım oranını artırdığı bilinmektedir. Ancak tedavi sonucu bu kadarla sınırlı değildir. Sağkalım süresinin kısa olduğu durumlarda bile bu sürenin rahat ve ağrısız olması gerekiyor.

Özellikle hastalığın kötü ilerlediği durumlarda amaç tedavi olmadığına göre kalan sürenin iyi geçirilmesini sağlamak gerekiyor. Bu durumda multidisipliner ekibe ihtiyaç duyulmaktadır. İyi psikolojik tedavi ve destek, kalan sürenin sadece iyi geçirilmesi değil aynı zamanda uzatılmasını sağlayacaktır. Sağkalım oranını ayrıca sosyo-ekonomik durum ve sosyal çevre de etkilemektedir.

Yaşlı olan hastalar için ayrıca özel bakım gerekmektedir. Depresyon ve anksiyeteye yönelik tedavi de sonucu etkileyebilmektedir.

Bu kısa yazıda meme kanseri örneği ile sağlık konusunda ülke çapında ciddi bir sisteme ihtiyaç duyulduğunu vurgulamak istedim. Tabii ki konu bu kadarla sınırlı değildir. İyi sonuç almayı sağlayacak başka faktörler de söz konusudur. Örneğin genel epitim düzeyi ve kalitesinin yükseltilmesi, sosyal refah ve gelir dağılımının düzeltilmesi gibi. Görünen o ki diğer sağlık konularında olduğu gibi, bu konuda da yüz güldürücü sonuç almak için, çok geniş araştırmaların yapılması, devlet politikası olarak sağlık yatırımlarının artırılması ve sağlık sisteminde ciddi reformlar gerekmektedir. Aksi taktirde etkin tedavi konusunda beklentilerimizi sınırlamalı, istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına hazırlıklı olmalıyız. Bu arada oldukça belirleyici faktör olan hasta eğitimi açısından medya önemli görevler üstlenmeli, bu eğitimi titizlikle ve uzman ekip aracılığı ile yapmalıdır.

Radyolog Dr. Javad Edrisi

Kategoriler
Kadın SağlığıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Meme kanserinde erken teşhis

    Meme kanserinde erken teşhis

    Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ortalama her on kadından birisinde meme kanseri oluşmaktadır. Meme kanserinin nedeni tam...
  • Her yönüyle meme kanseri

    Her yönüyle meme kanseri

    Genel Cerrah Op. Dr. Bülent Koç Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ortalama her on kadından birisinde meme...
  • Menopozdan sonra kalbe dikkat

    Menopozdan sonra kalbe dikkat

    Bilim adamları, menopoz sonrası alkol kullanan kadınlarda B vitamininin bir formu olan folate eksikliğinin, meme kanseri riskini tırmandırdığını açıkladı Menopoz sonrası içkiyi bırakmak istemeyen kadınların, günde 400 miligram folik...
  • Kemoterapi

    Kemoterapi

    Kemoterapi kelime olarak “kimyasal maddelerle tedavi” anlamına gelmektedir. Kanser tedavisi dendiğinde birçok insanın aklına hemen saç döken ve mide bulantısı yapan, yıpratıcı ilaç tedavisi olarak tanınan kemoterapi gelmektedir. Son...