Meme Kanseri ve Tanı Yöntemleri

Meme kanseri, memenin süt taşıyan kanalları veya süt yapan lobüllerinden kaynaklanan tümördür. Ülkemizde ve batı toplumunda kadınlarda en sık görülen kanserdir. Bu sıklığına rağmen, en iyi tedavi edilebilen kanserdir....
Meme Kanseri ve Tanı Yöntemleri

Meme kanseri, memenin süt taşıyan kanalları veya süt yapan lobüllerinden kaynaklanan tümördür.

Ülkemizde ve batı toplumunda kadınlarda en sık görülen kanserdir. Bu sıklığına rağmen, en iyi tedavi edilebilen kanserdir. Düzenli çektirilen mamografi sayesinde henüz elle fark edilemeyecek kadar küçük kanserlerin tanısının konulması ve tedavi edilmesi mümkündür. Bu sayede hastaların normal sağlıklarına kavuşma şansları oldukça fazladır.

Kendi kendine muayene

Kadınların 20 yaşından sonra ayda bir kez ve adet bitiminden 5-7 gün sonra kendilerini muayene etmeleri gerekir. Bu işlem, menopozdaki kadınlarda da ayda bir kez tekrarlanmalıdır. Muayene sırasında memesinde kitle farkeden kadınların hemen bir doktora kontrolü gerekir. Muayene sırasında, bir memenin diğerinden büyük olduğu farkedilebilir, bu bir hastalık değildir, kadınların bir memesi diğerinden biraz büyük olabilir. Süt çizgileri üzerinde birden fazla meme başı olabilir.

Uzman doktor muayenesi

Ülkemizde sadece genel cerrahi uzmanları meme hastalıklarının tanı ve tedavisi ile ilgili eğitim almaktadırlar. Kadınlarımıza 30 yaşından itibaren yılda bir defa meme muayenesini önermekteyiz. Muayenesinde şüpheli bir kitle hissedilenlerden diğer tetkikleri istenir. Menopozda olup, hormon tedavisi alanların 6 ayda bir muayenesi gerekir. Meme kanseri olan hastalarda ise, ilk iki yıl 3 ayda bir, 2. ve 5.yıllar arası 6 ayda bir, 5.yıldan sonra yılda bir defa muayene önerilir.

Radyolojik tetkikler

Doktor tarafından yapılan muayeneden sonra, tanı için gerekli olan tetkikler istenir. Bunlar: mamografi(meme filmi), meme ultrasonografisi, ve meme emarı(MR) olarak sıralanabilir.

Mamografi (meme filmi)

Gelişmiş ülkelerde meme kanserinin erken tanısı için yaklaşık 40 yıldır tarama programları uygulanmaktadır.Bu sayede, meme kanserinde çok erken tanı konulmakta ve çoğunlukla meme alınmadan cerrahi tedavi yapılmaktadır. Bizim ülkemizde bu programların uygulanması oldukça pahalı olduğu için, ancak risk grubundaki kadınların mamografilerinin çekilmesi mümkün olmaktadır. Risk grubunu; birinci.derece akrabalarında(anne, kız kardeş) meme kanseri olanlar, meme kanseri tanısı ile tedavi olanlar, hiç doğurmayan veya 30 yaşından sonra doğuranlar, ilk adetini 12 yaşından önce görenler, 50 yaşından sonra menopoza girenler olarak sıralanabilir. Menopozda olup, hormon tedavisi alanlara da düzenli mamografi çektirilmelidir.

Mamografi, memenin direkt filminin çekilmesidir. Kaliteli, iyi bir film için, çekilen cihazın ve kullanılan filmin kaliteli olması ve filmi değerlendiren radyoloji uzmanının bu konuda deneyimli olması gerekir. Şayet kullanılan cihaz yeni ve modern ise, o zaman harcanan radyasyon dozu çok az olur ve bu filmin çekilmesi hastalar için çok fazla bir radyasyon riski oluşturmaz.

Mamografi isteğini meme uzmanı doktorunuz yapmalıdır. 35-40 yaş arasındaki kadınlarda bir kez, 40-50 yaş arasındakilerde iki yılda bir kez mamografi çektirilir. 50 yaşından büyük olan kadınlar ile menopozdakilerde ise yılda bir kez film çekilir. 35 yaşının altındaki kadınlarda, meme dokusu oldukçe yoğun olduğundan mamografide tümörü görmek oldukça zordur ve zorunlu olmadıkça bunlarda film çekilmemelidir. Ultrasonografi veya MRI bu genç kadınlarda daha yararlı olabilir.

Ultrasonografi

Meme filmi çektirilen kadınların bazılarında ultrasonografi de gerekebilir. Genç kadınlarda mamografi ile iyi bir görüntü elde etmek zor olduğundan sadece ultrason yeterli olabilir. Bu yöntemle, vücut için zararlı olmayan ses dalgalarının yansımaları ekranda izlenerek değerlendirilir.

Emar görüntüleme (MRI)

Mamografi ve ultrasonografi ile değerlendirmenin güç olduğu çok özel durumlarda başvurduğumuz bir tanı yöntemidir. Mıknatıslı bir ortamda, özel bir kontrast madde(ilaç) verilerek, meme içerisinde tümör olup olmadığı araştırılır.

Patolojik değerlendirme

Meme kanserinin kesin tanısını koymak için memeden çıkarılan şüpheli materyalin patologlarca mikroskop altında değerlendirilmesi şarttır. Memede kanser düşünülen şüpheli dokudan parça almaya biyopsi denir.

Biyopsiler:

1. İğne biyopsileri: Muayene sırasında veya mamografi/ultrasonografi ile farkedilen ve ele gelmeyen kitlelerden özel iğnelerle küçük dokular alınmasıdır.

2. Cerrahi biyopsiler: Ameliyathane ortamında tümörlü dokunun bir kısmının veya tamamının çıkarılmasıdır.

Sadece mamografi veya ultrasonografi ile farkedilen ve muayene ile ele gelmeyen çok küçük tümörler, radyoloji uzmanı tarafından ince bir telle işaretlenir ve cerrah tarafından ameliyathanede çıkarılır.

Kategoriler
Kadın SağlığıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Meme kanserinde erken teşhis

    Meme kanserinde erken teşhis

    Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ortalama her on kadından birisinde meme kanseri oluşmaktadır. Meme kanserinin nedeni tam...
  • Meme kanseri ve tedavisinde iyi sonuçlar elde edilebilir mi

    Meme kanseri ve tedavisinde iyi sonuçlar elde edilebilir mi?

    Meme kanserinin bu kadar konuşulup yazılması, bu kanser türünün sık rastlanır oluşundan kaynaklanıyor. Meme kanseri tüm dünyada sıklık açısından 3. sırada yer alıyor. Amerikada ise her 10 kadından biri...
  • Her yönüyle meme kanseri

    Her yönüyle meme kanseri

    Genel Cerrah Op. Dr. Bülent Koç Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ortalama her on kadından birisinde meme...
  • Menopozdan sonra kalbe dikkat

    Menopozdan sonra kalbe dikkat

    Bilim adamları, menopoz sonrası alkol kullanan kadınlarda B vitamininin bir formu olan folate eksikliğinin, meme kanseri riskini tırmandırdığını açıkladı Menopoz sonrası içkiyi bırakmak istemeyen kadınların, günde 400 miligram folik...