O bizim meleğimiz! (Anneler anlatıyor)

GÜL YAMAN KIZI LİDYA’YI ANLATIYOR… “Bebeğimi ilk gördüğüm anda o kadar duygulandım ki ağlamaya başladım” Eşimle 2008 yılında evlendik. 2,5 yıllık evliyiz. “Bebek sahibi olmak için daha 2 yılımız...
GÜL YAMAN KIZI LİDYA’YI ANLATIYOR
GÜL YAMAN EV HANIMI - 28 YAŞ

GÜL YAMAN KIZI LİDYA’YI ANLATIYOR…

“Bebeğimi ilk gördüğüm anda o kadar duygulandım ki ağlamaya başladım”

Eşimle 2008 yılında evlendik. 2,5 yıllık evliyiz. “Bebek sahibi olmak için daha 2 yılımız var” diye düşünürken bir anda yani planlamadan hamile kaldığımı öğrendim. Hamilelik dönemimde arada bir tansiyonum yükseliyordu, şeker değerlerim de biraz yüksekti ama genel olarak güzel bir hamilelik geçirdiğimi söyleyebilirim. Eşimin desteği de bana gerçekten çok mutlu bir hamilelik yaşattı. Hamilelik dönemimde ilk 6 ay pek kilo almadım. Her gün iş yerime giderken yaklaşık 40 dakika yürüyüş yapıyordum. Fakat bebek büyüdükçe ben de doğal olarak kilo almaya başladım. Toplam 15 kilo aldım ama kızım doğduktan sonra emzirmenin de etkisiyle yavaş yavaş aldığım kiloları beslenmeme de dikkat ederek vermeye çalışıyorum. Suyu bol içtim ki bunu bütün anne adaylarına öneriyorum. Sırt ağrılarım oldu. Bacaklarımda da hafif şişme. Hamilelik yakınmaları işte…

Normal doğuma cesaret edemediğim için kızımı sezaryenle dünyaya getirdim. Randevu alıp ameliyata gittik. Bu bana büyük bir huzur verdi. Anne adayı hangisine hazırsa sezaryen ya da normal doğum kendisi karar vermeli ve çevresinden gelen yorumlara pek kulak asmamalı. Bu çok özel bir durum ve bir tek anne bu karara varabilir. Evet, bazı durumlarda sadece sezaryen gerekebilir ama annenin de psikolojik durumu normal doğuma el vermeyebiliyor. Bu yüzden annenin durumu da önemli. Anne olduktan sonra hayatım çok değişti. Bebeğimi ilk gördüğüm anda o kadar duygulandım ki ağlamaya başladım. Ne muhteşem bir varlıktı. Benimdi, canımdı. Onu içimde ben beslemiş, ben büyütmüştüm. Her şeyi minicikti. Küçücük kalbi öyle hızlı atıyordu ki sanki yüreğinde, kuş kanatlarını çırpıyordu. Gerçekten bambaşka bir duygu. Daha önce o kadar kuvvetli bir bağ olacağını düşünememiştim. Bebeğim ağladığında içgüdülerime güveniyorum. Bebeğim ağladığında hemen endişelenip paniklemiyorum. Ağlamasının sebebini anlamaya çalışıyorum, tek tek kontrol ediyordum. “Karnı tok mu, bezi temiz mi, kolik var mı, ateşi var mı yoksa sadece sıkıldı ve kucak mı istiyor?” Böyle yapınca paniğe vakit kalmıyor. Bebeğimi çok seviyorum. Onun için her şeyi yaparım, tüm zorlukları ve sıkıntıları aşarım yeter ki kızım sağlıklı ve mutlu olsun. O bizim meleğimizdir.

Kızımla birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz.

İşten ayrıldım ve tüm vaktimi kızımla geçiriyorum. Kızımla oynamayı çok seviyorum. Ona şarkı söyler, şiir okurum. Banyodan sonra kızıma masaj yaparım, en sevdiği oyun halısında oyuncaklarıyla oynarız.

Kızım çok neşeli ve uyumlu bir çocuk. Daha çok küçük olmasına rağmen çok sosyal olduğunu görebiliyoruz. Yeni insanlarla konuşmaya çalışıyor onlara gülümsüyor. Yeme ve uyku saatlerine büyük önem veriyorum. Ona özgür bir yaşam sunmaya çalışan bir anneyim ama bazı konularda kurallarımızı şimdiden koymaya başladık. Onunla büyük bir insan gibi konuşuyorum, her şeyi anlatıyorum. Bu yüzden çok söz dinleyen bir bebek. Oyuncaklarıyla oynamayı ve kendine aynadan bakmayı çok sever. Detaylara çok düşkün. Mesela bahçede otururken saksının altından damlayan suyu görüp kahkahalarla gülebiliyor. 20 günlükken gezmeye başladık. O nedenle bizimle her yere geliyor, sokağa çıkmayı çok seviyor ve gittiğimiz ortamları hiç yadırgamıyor. Bir tek sıcakla arası hiç iyi değil. Babası da, ben de yüzmeyi çok seviyoruz. İlk kez 9 aylıkken Çeşme’ de denize girdi ve suyla arası çok iyi. Onun bir su kurbağası olduğunu söyleyebilirim. Lidya’nın dişleri çıkmaya başladı. Çoğu bebek diş çıkarırken sorunlar yaşar. Uyumaz, yemek yemek istemez ama Lidya’da böyle sorunlar yok. Hatta şu sıralar da arka azı dişlerinden biri çıkıyor. Kızımın ismini ben koydum. Yabancı olduğum için kızımın ismi hem Türkiye’ de hem de Rusya’da kullanılan isimlerden olsun istedim. Bu yüzden Lidya ismini uygun gördüm. Lidya: Anadolu’da parayı icat etmiş olan uygarlığın ismidir. Bir oğlumuz olursa da adını babası koyacak. 2’inci çocuğumuz için daha bekliyoruz. Kızımız biraz daha büyüsün öyle. Gerçi babamıza kalsa hemen istiyor. Lidya babasının kopyası gibi ona çok benziyor. Belki diğer bebeğimde bana benzer kim bilir. İnsan anne olunca annesini daha iyi anlamaya başlıyormuş. Bende öle oldum. Onun kılana zarar gelse ölürüm herhalde…

Evimizin neşesi, mutluluk abidesi bebeğim benim. Büyüdüğü zamanda onunla arkadaş gibi olacağım. Zaten çok diktatör bir yapım yoktur. Onun benimle her derdini paylaşabilmesini isterim. Onun hem arkadaşı hem annesi olmalıyım. Babamız biraz daha kuralcıdır ama bizden desteğini, sevgisini ve ilgisini asla esirgemez. Lidya ile zaman geçirmek onunda en sevdiği şey. Parkta bile iki çocuklar. Çok gülüyorum onların bu hallerine. Lidya hayvanları seviyor. Belki de büyüdüğü zaman onlara yakın olabileceği bir meslek tercih eder. Annemle Lidya çok iyi geçiniyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor. Güzel yüzlü bebeğim hayatıma kendiyle beraber güzellikler getirdi. Dilerim çocuk sahibi olamayan her aile aynı mutluluğu tadar.

Kategoriler
Anne-Bebek

Benzer Konular