Medeniyetler çatışması ABD ve AB arasında çıktı!…

Huntington, Doğu ve Batı kültürlerinin çatışacağını iddia ediyordu. Ama Irak operasyonu ile birlikte asıl büyük çatışma Amerika ve Avrupa arasında patlak verdi. Türkiye, Batı’nın bu yeni çatlağında yolunu arıyor....
Zeynep Göğüş
Zeynep Göğüş

Huntington, Doğu ve Batı kültürlerinin çatışacağını iddia ediyordu. Ama Irak operasyonu ile birlikte asıl büyük çatışma Amerika ve Avrupa arasında patlak verdi. Türkiye, Batı’nın bu yeni çatlağında yolunu arıyor.

Kime niyet, kime kısmet! Gelecek tezi oluşturma konusunda Fukuyama Hoca ile birlikte 1990’lı yılların en ünlü iki akademisyeninden biri olan Huntington Hoca bu kez gerçekten şapa oturdu. Global çağın çatışmasının farklı dinlere ait medeniyetler arasında çıkacağını bekliyordu Huntington. Kim derdi ki çatışmanın büyüğü Batı medeniyetinin kendi içinde olacak? Ve işte çekirdek Avrupa ile Amerika huzurlarımızda karşı karşıya. Bu kavganın içinden Türkiye olarak nasıl sıyrılacağımız ya da nasıl etkileneceğimizi söylemek içinse henüz erken.

Küresel terörist, global terörizm

1990’larda önce Fukuyama çıkıp “Tarihin sonu geldi” tezini ortaya attı. Tarihinin sonundan kastettiği şuydu: Ekonomik ve siyasal liberalleşme o kadar başarılı olacak ki ideolojilerin sonu gelecek… Bu arada 90’lar bitti, başka bir yüzyıla geçtik, bir arpa boyu yol gittik. Milliyetçiliğin kökünün kuruduğunu kim söyleyebilir?

Fukuyama’dan birkaç yıl sonra da Huntington arz-ı endam etti piyasaya. Ona göre de devletler arası çatışma dönemi kapanıyor, medeniyetler arası çatışma dönemi açılıyordu…
Bir de iyimserler vardı başımızda, bütün 90’lı yıllar boyunca. Sınırlar kalkıyor, hepimiz küresel vatandaş oluyoruz, teknolojik devrim sayesinde dünyaya demokratik değerler hâkim oluyor, insan hakları galip geliyor, vs. vs…
20’inci yüzyılı devirdik, yenisine geçtik, bir de baktık ki Baba Bush’un “Yeni Dünya Düzeni” aslında Amerika’nın borusunu hoyratça öttürdüğü bir düzene dönüşmüş, buna fırsat da verilmiş; çünkü gerçekte ekonomiden bile hızla globalleşen asıl terör olmuş! Şimdi bütün dünya uluslar üstü küresel teröristlerle başa çıkmaya çalışıyor. Barışı beklerken savaşı getirdi küreselleşme.

Uluslar Avrupası

Yıllar geçti ama vatandaşlık bir türlü küreselleşemedi. Dünya vatandaşlığı sadece hoş bir hayal. Ekonomik hayat küreselleşirken insanların kimliği ulusal kaldı. Bugün henüz hiçbir oluşum bu durumu değiştirecek güce sahip değil. Avrupa Birliği de değil. Avrupa henüz “post-nasyonal” vatandaş kimliğine ulaşamadı.

Avrupa’nın kolektif dayanışma ve bilinçten uzak olduğunu Irak savaşıyla ilgili gelişmelerde bir kez daha gördük.

Avrupa’nın bazı üyeleri Irak politikasında ABD’ye destek verdiler. Fransa, Almanya savaşa karşı çıktılar. AB bölündü. Bu arada Alman Dışişleri Bakanı çıkıp “NATO’nun üyeleri ABD’nin uydusu değildir” diye demeç verdi.

Aslında AB ile ABD’nin Irak politikasında çatışması sürpriz olmamalıydı. Ortadoğu politikasında mesela, AB ve ABD öteden beri anlaşamazlar. AB, ABD’nin İsrail’i desteklemesine karşıdır. İran ve Irak’ta da AB ve ABD ayrı düşünür. ABD çevre konusundaki Kyoto Protokolünü imzalamaktan kaçarak Avrupalıları sinir etti. Çelik ve tarım ürünlerinde ise ABD ile Avrupa arasındaki savaşın mazisi derindir.

Eski ve yeni Avrupa

Amerikan basını ve kamuoyu oluşturucuları Irak politikasına kimin karşı çıktığına bakıp hemen ayrımı yaptılar. “Bizi destekleyenler yeni Avrupa, desteklemeyenler ise eski Avrupa” dediler. Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nin yeni Avrupa oldukları kesin de Danimarka, İtalya, Portekiz ve İspanya’ya ne demeli? Hele İtalya, AB’nin en eskisi, çünkü ilk kurucu altı üyeden biri.
Irak savaşından sonra dünyada ve Avrupa’da bütün kartların yeniden dağıtılacağı kesin. Ancak unutmayalım ki bugüne kadar Avrupalıların ortak hareket etmiş oldukları bir tek dış politika meselesi bile zaten yoktu. Avrupa hiçbir zaman dış politikada Büyük Avrupa vizyonu ile adım atamadı.

Irak krizi tüm AB üyelerini tek tek ABD politikalarını yeniden gözden geçirmeye zorladı. NATO’ya yeni adım atan Orta Avrupa ülkelerinin yıllanmış bilinç altında Amerika hâlâ komünizmin alternatifi. Henüz ortada olmayan bir Avrupa Ordusu yerine, bu ülkelerin NATO’yu tercih etmeleri anlaşılır bir ruh hali yansıması.

Ve diğerleri: Akdenizli Portekiz, İspanya ve İtalya Avrupa’nın güney kanadı olarak ABD’den yana tavır aldılar. İtalya Başbakanı Berlusconi Avrupalı meslektaşlarını değil, Başkan Bush’u seviyor. Portekiz ve İspanya kültürel olarak Latin Amerika bağlantılı ülkeler.

Türkiye çok kızmalı

Almanya, Fransa ve Belçika’nın bayram hediyesi olarak gönderdikleri “Türkiye Irak’tan saldırıya uğrarsa NATO olarak yardıma koşmayız” mesajı soğuk duş etkisi yaptı. Bütün dayanışmalar, bekçilikler, ortak kimlik oluşturma çabaları bir anda silindi. Son olarak zar zor alınan Türkiye’ye destek kararı da durumu kurtarmıyor,
Avrupa bu krizde çok büyük bir zaafı olduğunu ortaya koydu. Savunma açısından cüce olduğunu kanıtladı.
Ya Türkler ne olacak? Türkiye-AB ilişkisi bu son tablodan nasıl etkilenecek?
Son dört bin yıllık tarih Türklerin Doğu ile Batı arasında sürekli olarak köprü rolü oynadıklarını gösterir. Türklerin açtığı İpek Yolu, M.Ö. 3 bin yılından itibaren Batı medeniyetine katkıda bulundu. Türklerin Doğu ve Batı arasında oynadıkları rol Avrupa Birliği olsa da olmasa da sürecek.

OĞLUMA DİZELER

Bilen kişiyle dost ol, seni aydınlatır
Bilgisiz kişiyle dost ol, sen onu aydınlatırsın,
Bilmediğini bilmeyenden hemen uzaklaş,
Çünkü o aptaldır, seni de aptallaştırır.
Konfiçyus

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular